Alüminyum Folyolu Elma

Paylaş

Tesettür, örtünmek anlamında dini bir terimdir. Allah-u Teala erkeklere “Gözlerini haramdan sakındırsın.” diye buyururken; bayana “El, yüz müstesna her yerlerini örtsünler.” buyurmuştur. (1)
Lakin tesettür günümüzde bazı Müslüman görünümlü müşrikler tarafından “Medeniyetsizlik-Gericilik-Yobazlık” gibi tabirlerle protesto edilmekte.
Sahiden biz neden vücudumuzu kapatalım ki?
Yiğidin malı meydanda olmaz mı?
Öncelikle biz bayanlar fıtrat gereği nazik bir yapıya sahibizdir. Bu yüzden Allah bizi korumak adına örtünmeyi emretmiştir. Dışarıda erkeklerin nazarı bizi yıpratacağından onların bize bakmaması, bizim onlara kendimizi göstermememiz icab eder.

Üstelik Üstad’ın tesettür hakkındaki yorumu da şöyledir:
“Tesettür, kadınlar için fıtrîdir ve fıtratları iktiza ediyor. Çünki kadınlar hilkaten zaîf ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatından ziyade sevdiği yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduğundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale maruz kalmamak için, fıtrî bir meyli var.” (2)

Tamam örtünelim ama biz nasıl örtüneceğiz?

Nur suresi 31.Ayet buna apaçık cevap veriyor:
“İnanan kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar ve açığa çıkanlardan, görünenlerden başka ziynetlerini göstermesinler ve örtülerini, göğüslerini örtecek bir tarzda omuzlarından aşağıya doğru salsınlar.”

Yani sen; ipek eşarp, rengarenk şal, açık renkte örtü giyen kardeşim…
Tesettürlü değilsin.
Sen emre itaatsizlik ediyor lisan-ı hâlinle “Ey Rabbim ben senden daha iyi biliyorum. Tesettür böyle olmalı. Sen her şeyi yanlış anlamışsın.” diyorsun.
Sen farza uyduğunu sanırken tarza uyduğunu fark edememişsin!
O iğrenç topuzunla kime kafa tuttuğunun şuurunda değil misin?
Daracık pantolon üstüne tunik giyip islamın kadını böyle olmalı, senin gibi değil Ey Fatıma! diyen sen değil misin?
“Evimin önünden geçen bir erkek sesimi duyar da dikkatini çekersem.” diye hayâ edip ağzına çakıl taşlarını alarak bir yaşlı gibi konuşmaya çalışan, kapıyı çalan biriyle ancak öyle konuşan sahabe kadın, erkek ortamlarda sesini sakındırmadan konuşan senden ahirette davacı olursa ne diyeceksin!
O 4 elif miktarı çektiğin Eyeliner’ınla gençliğini, güzelliğini göstermeye çalışan sen…
Osmanlı zamanında genç olduğumuz belli olmasın, bir erkek bize dönüp bakmasın diye çarşaflarının altında sırtlarına yastık koyup yaşlı gibi görünmeye çalışan iffet abidelerinin tırnağı olamazsın!!!

Hz. Fatıma annemiz 2 kat çarşaf giyermiş. Namaz kılarken ise üstündekini çıkarır alttaki çarşafla namaz kılarmış. “Neden böyle yapıyorsun?” Diye sorulduğunda…
“Erkeklerin nazarı değen elbise ile O’nun karşısına çıkamam.” demiş.
Senin o daracık tuniklerin,kafanı şekilden şekile sokan şalların nerede… Hz.Fatıma annemiz nerede…

Biz acaba İslam’ın neresindeyiz?
-haşa- İslam mı yanlış yoksa senin tesettüründe mi sorun var bir oturup düşünmek gerek.

Hani düğünlerde haram bilmeden ulu orta yerde şıkır şıkır orasını burasını sallayarak oynayan başı örtülüler yok mu?
Hani bir erkeğin onun eline değmesini normal görenler yok mu?
Hani normal bir şeymiş gibi o iğrenç vücut hatlarını belli edenler yok mu?
Hani televizyonlardaki açık saçıklığı normal bir şeymiş gibi başındakinden utanmadan izleyenler yok mu?
Hani o kafasının arkasından bir kafa daha çıkmış topuzlular yok mu?
Hani o iğnesiz şalı, eşarbıyla gerdanlığını belli edenler yok mu?
Hani abdest alacakken paçasını sıvamış cami avlusundaki amcalar gibi pantolon giyenler yok mu?
Hani o mis gibi parfümüyle bir erkeğin yanından geçenler yok mu?
Hani o modern feracesiyle üstüne şal yapıp kafasına gözlüğünü takarak sokağa çıkanlar yok mu?
Hani o yüzünde bir badana boyası eksik olanlar yok mu?
ONLARIN VAY HALİNE!
Bunlar kendini ispatlamaya çalışan basit insanlar topluluğudur!

Bırakın bizlere yobaz desinler… Biz karalara bürünelim.
Biraz ağır gelecek ama senin bu yaptığın nankörlüğü, Efendimiz’in amcasını öldürtüp kalbini söktüren kadın bile yapmaz!

“Biraz abartmıyor musun?” deme!
Sen hafife almış olabilirsin belki ama bizler önemliyiz. Bizler İslam’ın sancağını başımız üstünde taşıyoruz. Bu şeref her kişiye değil er kişiye nasip olur.Bunun kıymeti bilinmezse başında ayeti değil bir bez parçasını taşımış olursun.”

Açıkçası sırf Rabbim benden razı olsun hörgüç kafalılar gibi olmayayım diye tesettüre uyan çarşaflı kardeşler… Onlara gıpta ile bakıyorum. Ve onlara gelen en çok tenkitlerden bir tanesine bir nur dershanesinde bir ablamın örneğini vererek çürütüyorum inşâallah.
Gelen itiraz şu:
“Çarşaflılar daha çok dikkat çekiyor?”
El cevaben deriz ki;
İki elma düşünün…
Bu iki elmanın birisi alüminyum folyo ile kaplı diğeri ise hiçbir şey ile.
Birinci elmaya bakıldığında; yuvarlak bir şey olduğu,sert bir şey olduğu vs bellidir. Lakin içinde ne olduğu belli olmaz. Ve fikir sahibi olamayız. İkinci elmaya bakıldığında ise elma olduğu aşikârdır. Her türlü yorumu yapabiliriz. İcindeki vitaminleri sayabiliriz, tadabiliriz. Şu bir hakikattir ki birinci elma ikinciden daha çok dikkat çeker. Ama zarara ikincisi uğrar.
Aynen öyle de… Bir çarşaflı bayan dikkat çekiyor ama ona zarar gelmiyorsa doğru yoldadır. Lakin bir başı örtülü bayan dikkat çekmiyor ve ona zarar geliyorsa elmanın lezzetini tadan çoktur!

Rabbim bizleri alüminyum folyolu tesettürlülerden eylesin!
Umarım bu yazıdan sonra hayatını sorgularsın kardeşim…
Haa bu arada,
Yaşasın alüminyum folyolu hatunlar… 🙂


(1) Kuran-ı Kerim |Nur Suresi 30-31 Ayet Meali
(2) Risale-i Nur Külliyatı | Lem’alar | Yirmidördüncü Lem’a (Tesettür Risalesi)

 

Paylaş

2 yorum yapılmış. Sende yap :)

  1. Esra 12 Temmuz, 2017 at 01:52 Reply

    ….. bir yazı bir insana beyninden vurulmuş etkisi nasıl yaratabilir… Ben napiyorum nasıl dedirtir.. Allah razı olsun…

Yorum Yap