Baba, Allah Nerede?

0
Paylaş

Baba Allah Nerede?

Takriben 4-5 yaşlarındayım, annem babam etrafımdaki herkes Allah’tan bahsediyor. Korkunca Allah! başları sıkışınca Allah! sevinince yine Allah diyorlar. Ben de daima ciddi hayal kuran hatta dış dünyadan ayrı bir hayal dünyası olan ve hatta ve hatta çok zaman kendi kendine konuşan bir çocuktum… Düşündüm de ben bayağı şizofrenmişim. :)) Neyse öyle bir çocuktum işte ve Allah’ı her duyduğumda acaba nasıl bir şey diye düşünür hayalimde canlandırmaya çalışırdım.

O çocukluk günlerinden bir gün; sıcak bir yaz akşamıydı sakin on numara bir hava, kendimde huzurlu bir hâl hatırlıyorum, evin bahçesine kurulmuş bir masada oturuyoruz, o gün dayanamayıp babama sordum, tabii babamın o sıra kafası güzel, öyle havayı bulmuşken affeder mi? İçiyor adam… 🙂 (Tabi güldüğüme bakmayın siz..)

Baba Allah nasıl bir şey? Hem nerede biliyor musun?
– “Allah bizi hep görüyor.” deyip elini yukarıya kaldırdı. Hatırladığım tek sahne bu. Sanırım her yerde demek istedi, ben de elini kaldırdığı yere doğru başımı çevirdim, dikkatlice baktım.
Yıldızlar vardı, onlar Allah olamazdı çoktular çünkü, bir de ay vardı hilal şeklinde ben onu seçtim. 😀

3-4 yıl sonra gittiğim bir Kur’an kursunda fark ettim ki takriben 3 sene aya tapmışım. :)) Kurstaki çocuklar kendi aralarında Allah nasıldır diye konuşuyorlardı,  kimi “Bulut gibi bir şeydir.” diyor, kimi “Gökyüzü gibidir.” diyor. (onlar da havaya bakmış belli… 🙂 ) Ben de atıldım lafa kendimden emin bir ses tonuyla dedim ki:
-Hayır ay gibi bir şey hatta tam şeklini de söyleyeyim hilal gibi.. :)) tabi o an başladılar hepsi bana gülmeye. 😀 Bayağı bi’ dalga konusu oldu ve rezil oldum biraz. O gün ay ile hiçbir alakası olmadığını anladım ve ben de Hz. İbrahim gibi “Batıp gidenleri sevmem.” deyip o sevdadan vazgeçtim. 🙂 Çok ciddiyim olay birebir yaşandı.

Trajik komik bir hadise hem dertli hem gülünç. Maalesef günümüzde birçok anne baba çocuğuna Allah’ı anlatamıyor.

Biraz da bu konuya değinelim bir çocuğa Allah’ı nasıl anlatabiliriz? Yaklaşık 8-9 aylık çocuk derslerindeki tecrübelerimden aktarayım:

Bir ressam düşünelim nasıl ki onu resimlerine bakarak tanırız aynen öyle de Allah’ı yarattığı sanat eserlerine bakarak tanıyabiliriz. Çocuklara daha çok elle tutulur gözle görülür şeylerden bahsetmek gerekir bu sebeple meyveler çok etkili oluyor.

Mesela: Bir akşam evinizde oturmuş elma yerken o elmanın rengiyle gözümüze göre, tadıyla tam dilimize göre, kokusuyla tam burnumuza göre, içindeki mineral ve vitaminlerle tam vücudumuza göre olduğunu anlatıp ona şu soruyu sorun: “Acaba elma bizi tanıyor olabilir mi? Tadını dilimize göre, kokusunu burnumuza göre, şeklini tam elimize göre yapsın? Aklı olmayan, bizi tanımayan, bizimle konuşamayan, bizi göremeyen, bizim neyi seveceğimizi bilmeyen bir ağaç yani odun ya da cansız toprak ya da cansız akılsız hava tam bize göre bu elmayı yapamaz değil mi? O hâlde bu elmayı benim gözümün hangi rengi seveceğini bilen (parlak bir yeşil ya da kırmızı elma), dilimizin hangi tadı seveceğini bilen (ekşi sevene ekşi, tatlı sevene tatlı), karnımızın ne ile doyacağını bilen yani bizi çok iyi tanıyan bir Zat yapmış olmak zorunda. Kim o Zat biliyor musun?”  dediğinizde Allah (cc) cevabını alacaksınız üstüne devam edip hem bizi seven bize bir sürü meyve, sebze, süt, bal hepsini veren de Allah (cc). Bu anlatım tarzı kullanılabilir ya da:

Toprak yersek karnımız doyar mı? Hayır. Şu havuca bak toprağın içinde oluşuyor yani topraktan oluşuyor ve tam midemize göre, toprak yenmiyor tadı tuzu yok hem renksiz ama ondan oluşan bir havuç turuncu renkli, güzel kokulu, güzel tatlı hem karnımızı da doyuruyor demek ki tadı olmayan karnımızı doyurmayan toprak bu havucu yapmış olamaz bunu yapan bizi tanıyor olmalı o hâlde kimdir? Allah (cc).

Biraz daha devam edelim mesela inek, saman ve ot yer bir de su içer, bu üçünü karıştırırsak bulanık bir şey olur ama bembeyaz zerre bulanıklığı olmayan tadı kokusu tam bize göre olan bir süt çıkıyor, demek ki bu harika süt makinesini çalıştıran bizi tanıyan bir Zat var işte O da Allah (cc).

Sonra ona arı peteklerini gösterip mükemmel düzgünlükte altıgenler çizdiğini anlatın ve ondan bir tane altıgen çizmesini isteyin eline cetvel de verin çizemeyecektir. (3-4 cetvel ve pergel türü olmadan uzman matematikçiler dahi çizemiyor.) Arıların elinde cetvelleri yada kalemleri var mı? Hayır. Peki arıların aklı var mı? Hayır. Senin elinde hem cetvel var, hem kalem, hem de çok akıllı bir çocuksun ama senin çizemediğin bir altıgeni bu arı çiziyor demek ki bize bal yapsın diye bu arılara cetvelsiz dümdüz kenarları olan altıgen petekleri çizdiren de Allah (cc).

En önemlisi de bunu her meyve ve sebze için ayrı ayrı yapmanız gerektiğidir. Bir defa anlattım tamam bitti değil de, hayatınızın her anında sizde düşünüp bunları tekrar etmelisiniz ve deneyince anlayacaksınız bir elmayı bile defalarca tekrar etmeme rağmen hiç bir çocuk sıkılmadı ve her defasında pür dikkat dinlediler, ben de aynı o çocuklar gibi etkilendim her tekrarda. Allah’a emanet olun.

He bir de hazır anne babaları yakalamışken sakın çocuklarınıza yalan söylüyorsun demeyin söylese bile ona güvendiğinizi söyleyin inanmış gibi yapıp vicdanıyla baş başa bırakın olay çözülecektir, yalanı bırakacaktır. Aksi takdirde bir noktadan sonra kendi yalanlarına kendini inandırmaya başlar bu da psikolojik bir rahatsızlıktır. Allah’a emanet olun.

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?