Cehalet Kuran’a İhanettir!

Paylaş

Kur’an’a göre cehaletin tespitinde; köylülük, şehirlilik; zenginlik, fakirlik veya eğitim seviyesi kıstas değildir… Bizlerden bir, iki kuşak önce okur yazar oranının yüzde 3-5 seviyelerinde olduğu ve nüfuzun büyük çoğunluğunun köylerde, kasabalarda yaşadığı bilinmektedir. Nüfusun %95’i için; babamız, dedelerimiz için cahil diyebilir miyiz.? Tabi ki diyemeyiz.

Kur’an’da cehalet kavramı aklı etkin kullanmamak, akletmemek, akıl düşmanlığı, gerçeğe yönelmemek ve akılcı-rasyonel, olgun, uzlaşmacı olmayan; kaba, küstah, saldırgan davranışlar sergileyenler için kullanılmış ve cahiller kınanmıştır. Kur’an, cahiliye dönemindeki müşriklerin akıldan, hoşgörüden uzak kaba, saba, densiz, kibir yüklü tutum ve davranışlarını cehalet olarak nitelemiştir.

Cahiller: Kur’an mesajından, İslam anlayışından uzak; akla, bilgiye, ilme, fıtrata uyan- yönelen DEĞİL, heva ve heveslerine, zanna, sanıya, kuruntulara uyanlar,daima ihtilaf halinde çatışma halinde olanlar, geçmişe saplanıp kalan taklitçi, tembel insanlar olarak tanıtılmıştır…
Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’de bu konuyu şöyle yorumlar;
Bizim düşmanımız cehalet, zarûret,ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı san′at, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz…

Kur’an kendisinden önceki dönemi cahiliye dönemi olarak tanımlar. Cahiliye dönemi karanlık, azgınlık, adaletsizlik, karmaşa, yozlaşma, bozulma dönemidir. İslam, bizleri karanlıklardan aydınlığa çıkarmıştır. Cehaletin ilk düşmanı özgürlüktür, panzehiri aydınlıktır. Cehaletten, karanlıktan kurtulmanın yolu: Kur’an’a,Sünnete ve Kur’an’ın işaret ettiği akla, bilgiye, bilime, gerçeğe yönelmek; ve bilgisizlikten uzak durmaktır.

Sahip olunan iyi, güzel değerler; vatan, millet sevgisi, ulus bilinci, bağımsızlık aşkı, ahlaki ve manevi yapı toplumları ayakta tutar. Cehalet yoksulluğu, yoksulluk manevi ve ahlaksal bozulmayı doğurur. Manevi değerleri yıpranmış, ahlaki çöküntüye maruz kalmış toplumlarda adalet duygusu, vatan sevgisi, ulus bilinci kalmaz. Yolsuzluk, hırsızlık, adaletsizlik, ahlaksızlık yaygınlaşır, sıradanlaşır. Bu hale gelen toplumlar kısa sürede tarih sahnesinden silinirler, yok olup giderler.

“Milletler parasızlıktan değil, ahlaksızlıktan çöker” (Cicero)

“İnsanlar konusunda daha az, fikirler konusunda daha çok meraklı olun..” (Marie Curie)

Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler ise insanları konuşur ! 🙂

Cehalet kendini bayağılıkla gizler. Çevremizdeki insanları dikkatle gözlemlediğimizde; akletmeye, düşünceye, bilgiye önem vermeyen, Kur’an tabiriyle cahil insanlar; zanna, sanıya uyan, tembel, taklitçi, duygusal, anlık tepkiler veren, agresif, bencil insanlardır. Kolay kandırılırlar, yönlendirilirler. Yüzeysel, sığ kapasiteleri-cehaletleri ortaya çıkacak korkusuyla akıl, bilgi, mantık temelli tartışmalara girmek istemezler, eleştiriye kapalıdırlar. Karşı fikirlere temelsiz tepkiler gösterirler. Kısa vadeli küçük çıkarları, uzun vadeli büyük çıkarlara tercih ederler. Sohbet konuları çevresindeki insanları çekiştirmekle sınırlıdır. Dedikodu, gıybet yapalar. Televizyon kanallarında insana hiçbir faydası olmayan izdivaç gibi programları seyrederler. Toplumsal, sosyal, kültürel sorunlar bu kişilerin ilgi alanlarına girmez.

Cehalet ve yoksulluğun yaygınlaştığı toplumlarda manevi, ahlaki yozlaşma yaygınlaşır. sahip olunan değerlerin çürümesi toplumun çöküşünü hızlandırır.

“Eyleme geçmiş cehaletten daha korkunç bir şey yoktur.” (Goethe)

İslam’ın oluşturmak istediği çağdaş, medeni topluma engel olan şey cehalettir.
Cehaletle İslam bir arada olmaz. Müslüman; akletmeli, çalışmalı, üretmeli, paylaşmalıdır.
Aklı, düşünceyi, bilgiyi biraz daha önemseyen kişiler; eğitime önem verirler, çalışır, kazanırlar, popüler kültürle ilgilidirler, Günlük gelişen olaylarla ilgilenirler, düşüncelerini beyan ederler, yorumlarda bulunurlar. Kültürel, sosyal ihtiyaçlar duyarlar. Eğlenmeyi, seyahat etmeyi severler.

Kur’an’da bildirildiği gibi aklını işleten, bilgi, ilim sahibi olan ayni zamanda maneviyatı Kur’an nuruyla aydınlanmış kişiler ise, evrensel çağdaş maruf değerler üreterek yaşadığı topluma olumlu katkılar da bulunmak isterler. Fikir üretirler, bakış açıları vizyonları geniştir. Toplumda yaşanan gelişmeleri tahlil ederek olayları daha güzele, doğruya yönlendirmeye çalışırlar. Toplumsal, sosyal sorumluluk anlayışları üst seviyededir. Çevresini bilinçlendirmeye, bilgilendirmeye, aydınlatmaya çalışırlar…

“Tüm insanlar doğaları gereği bilmeyi (bilgi sahibi olmayı) arzular.” (Aristoteles)

“Bir ulusun büyüklüğü, nüfusun çokluğu ile değil, akıllı ve erdemli kişilerin sayısıyla ölçülür.” (Victor Hugo)

Kur’an’ın hedefi: Boş, gereksiz işlerle, sözlerle zaman harcamayan; ilk yaratılışta bilincine yüklenen varlıkların bilgisini, özelliklerini kendisine bahşedilen algılama, anlama, öğrenme, yorumlama ve bilgi üretme yetisiyle araştıran, geliştiren; bilgi, ilim sahibi olan, çalışan, üreten, insanlara faydalı olan, iyi güzel düşünüp, hayra barışa dönük, iyi güzel işler yapan insandır; medeniyetler kuran insandır. Bu hedefin önündeki engeller: Cehalet ve tembelliktir.

Yüce Allah bizlerin tembellik etmesini, faydasız işlerle, konuşmalarla zaman harcamamızı istemez.

Şimdi ise konuyla alakadar Ayet-i Kerimelerden çıkarmamız gereken derslere bakalım…

Boşa geçen zamanın telafisi mümkün değildir. Zamanı ziyan etmemeliyiz.   (Asr-1-3)

“Müminler boş sözlerden, lüzumsuz işlerden yüz çevirirler..”  (Muminun-3)

“İnananlar, boş sözleri sevmezler. ‘Biz cahilleri önemsemeyiz’ derler..”  (Kasas-55)

“Affetmeyi esas al. İyiyi ve güzeli emret, cahillerden yüz çevir..” (Araf-199)

Akıl, fıtrat ve vahiy bir bütündür. Akleden bir kalbin ürünü olan bilim, fıtrat-tabiat ve bir de vahiy.

İşte sırat-ı müstakimin, dosdoğru yolun kılavuzları bunlardır. Kur’an akıl sahiplerine, düşünen insana ve toplumlara hitap eder. Onlardan övgüyle bahseder. Aklını kullanmayanları ise kınanır.

“Allah, hikmeti dilediğine verir. Bunu ancak AKIL sahipleri anlar..” (Bakara-269)

“Allah katında yaratılanların en kötüsü, akıllarını işletmeyenlerdir..” (Enfal-22)

“Allah pisliği aklını kullanmayanların üzerine bırakır..” (Yunus-100)

Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle, Allah’a emanet olun. 🙂

Paylaş

3 yorum yapılmış. Sende yap :)

Yorum Yap