Denizlerin Yüreğinde Bir Hanımefendi

0
Paylaş

Gökyüzünden gözüken yıldızlar gibi
Meleklerin göklerden doğru
Yeryüzünde hayran hayran izlediği
Nazik omuzlarının heybetle bükülüşü
Naifçe yere değen ayaklarının
Kibirden müberra vakur yürüyüşü
Eğilmiş bakışlarının yere
Yağmur gibi düşüşü…

Sen yüzünü dönersen gün doğar o yöne
Ama gece olmadan gün doğamaz elbette
Gündüz, gecesi olmadan doğamaz
Işık için karanlık gerek ki parlasın
Bu yüzdendir dışarıda geceye sarınışın
Yuvana döndüğün zamandır senin doğuş zamanın…

Sen Hanımefendi!
Sen asilsin!
Asilsin, siyah gibi…
Denizlerin yüreğinde
Saklı inciler gibi…
Başındaki örtü
Cennet kadınlarının efendisi
Hazreti Fatımatü’z-Zehra’nın taşıdığıdır
Ve hatırlatsın sana
Babası sallallahu aleyhi ve sellem’in şefkatini…
Zehra olmak kolay değildir
Ama zorluk,
Yiğitlerin en büyük nasibidir.
Sıcak yakarken
Büründüğün gecenin altındaki nazik tenini
Ve iğnelerken zavallıların dikenli dilleri
Naif kalbini,
Sen bütün zarafetinle
Esersin güçlü rüzgarlar gibi
Süpürür gibi yeryüzündeki bütün rezilliği
Sen Hanımefendi!
Sen yiğitsin!
Bu yüzden sana nasip etti Rahmân
Kâinattaki en yüksek hakikat olan imanın yoldaşı
İslamın, yüce sancağını üstünde taşımayı…
İnsanlar bilmez, onlar boş konuşur, cahil bakar,
Sensin doğru olan, bilir bunu vicdanlar
Ama çok olmuştur vicdanlarını dinlemeyi bırakalı…

Bu yüzden sokar dilleri
Bu yüzdendir zehr-i zakkum sözleri
Sen yürüyeceksin iffetinle,
Çarpacaksın suratlarına asaletinle,
Bir kulağından girene,
Diğerinden yol vereceksin
Bileceksin
İliklerine dek bileceksin
“Eğer O razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti yok
Eğer O kabul etse bütün halk reddetse tesiri yok.” (1)

Bununla yaşayıp bunu taşıyacaksın,
Korkmayacaksın.
Kahramanlar korkmaz Allah’tan başkasından,
Sen yuvasız kalmış çocukların dualarından,
Kopup düşen gözyaşlarından,
Çağlardır beslediği umutlarından
Vücut bulmuş annesin.
Tüm cihana hakim padişah da olsa bir insan
Unutmadığı yüzdür anne yüzü.
Sen unutulmayan yüzünle
Belki bir parça hüzünle
Sarıp sarmalayan şefkatinle
Üstü açık kalmış minik kalplere
Sıcacık bir yuvasın.
Sessizdir çığlığın
Ama yırtar kulaklarını kâinatın
Çınlatır Arş-ı Ala’yı senin ahın.
Sen lemlerin Rabbi yüce Allah’ın
İyilik etmede en birinci sıraya yazdığısın
Yüzüne şefkatle bakan evladı
Hac yapmış gibi saydığısın.
Sen koca ümmeti yüreğinde evlat diye büyüten
Şefkat kahramanısın.

Olur da titrek yüreğini yakarlarsa
Düğümler dizerlerse kursağına
Ve damlalar düşerse el değmemiş yanaklarına
Yollarına Cennetin serildiğini hatırla
Burada değil rahatlık, anla…
Her vakit değişip dağılan bu diyar
Senin ayaklarının altına değemez…
Bu yüzden ayakucundan kaldırmadığın bakışlar;
Günahlara, bakmaya dahi tenezzül etmez…

Kaç nefsinden Rabbine,
Dualarında “iffet” iste
Kıs gözlerini,
Giy iffetini,
Yürü kibirden müberra vakarla
Aslanlar gibi sonsuza.
Yeryüzünde kabullenemeyen bakışlara inatla
Meleklerin alkış sadalarıyla
Yürü aslanlar gibi sonsuza.
Sen Hanımefendi!
Sen asilsin!
Asilsin siyah gibi…
Denizlerin yüreciğinde
Temiz olmayan eller sürülmemiş
İzin verilmeyen gözler değememiş
Çakıl taşları gibi kolayca ulaşılamamış
Saklı inciler gibi…

🌺كَاَمْثَالِ اللُّؤْلُؤِ۬ الْمَكْنُونِۚ🌺
“Saklı inciler misali.” ﴾Vakıa Suresi 23﴿


Bu yazıyı da beğenebilirsiniz! -> Siyahlı Kızın Hikayesi
(1) Risale-i Nur | Yirmi Birinci Lem’a

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?