Bu Nasıl Elektrik?

Paylaş

Bu yazı farklı bir yazı olacak demiyorum ama sanki bir şeyler değiştirecek ve düşüncemize bir şeyler katacak gibi. Geçen yazılarımda bakış açısının önemini belirtmek istemiştim.

Çünkü bakıp da görmediğimiz o kadar çok şey vardı ki belkide bunları görebilsek gaflet perdesini yıkacağız diye düşündüğümdendir bu tavrım. Bugünkü yazıma da geçenlerde bir kardeşimin ” Abi ödevime yardım eder misin?” Demesiyle konununda benim ilgimi çekmesiyle başladım. Konu kainattaki düzendi. Fizik dersinin bir ödeviydi bu konu. Lisede çok dikkat etmez ve sevmezdim fizik derslerini. Nerden bilebilirdim ki dersin Allah’ı anlattığını. Sadece sınavı geçmek için çalışırdım. Onu da tam yapamaz çoğu zaman düşük alırdım 🙂 Bilseydim hakikati daha farklı dinlerdim dersleri. Hani Üstad diyor ya:

“Sizin okuduğunuz fenlerden her fen, kendi lisan-ı mahsusuyla mütemadiyen Allah’tan bahsedip Hâlıkı tanıttıryorlar.”(1) Bunu duyduktan ve anladıktan sonra tekrardan lise mi okusam diye içimden geçirmiyorum değil :)Şimdi bunları bir tarafa bırakarak konuya girelim.

Kainattaki düzen demiştik. Evet görüyoruz ki kainatta muhteşem bir düzen var. Hatta ” Ben çok ateyistim ya!” diyenler bile bu düzeni kabul eder ve hayretler içinde izlerler. Biz bu düzeni Dünya üzerindeki en yüksek varlık olan insan üstünden anlatacağız ama Yazıyı Okuyan Kardeşim! Senden bir isteğim var. Yazıyı okurken lütfen yazıya yoğunlaş.
Şunu biliyoruz ki çevremizde gördüğümüz ve dokunduğumuz her şeyin temelinde atomlar var. Atomun yapısında ise proton,nötron ve elektronlar var. Atomdaki elektron ve proton miktarı birbirine eşit. Bu atomun nötr durumda olmasına sebep oluyor. Atom fazladan bir elektron kazandığında bu onu negatif hale getiriyor ve denge bozuluyor. Veya bir elektron kaybettiğinde ise bu kez de pozitif yüklü oluyor. Bu dengesizlik bir elektron akımı başlamasına yol açıyor ve işte bu elektron akımı da “Elektrik”olarak tanımlanıyor.
Trilyonlarca atomdan oluşan insan vücudu bu elektronların ortaya çıkardığı enerji ile çalışıyor. Mesela nefes almak,konuşmak,hareket etmek. Hayatımızı devam ettirmemiz için bu enerjiye ihtiyaç duyuyoruz. Yani vücuttaki tüm kimyasal işler elektrik enerjisi ile oluyor. Burada sormamız gereken soru:Bu vücudumuz bu hayatın devam etmesi için gereken bu enerjiyi nereden üretiyor?

Cevap bir hayli dikkat çekici: Vücut gerekli olan enerjiyi kendisi üretiyor. Bunu da şu şekilde yapıyor. Vücudumuzda atomların oluşturduğu hücrelerin çevresinde sodyum, iç kısmında da potasyum var. Bu sodyumun ve potasyumun karşılaşması ile bu iki mineral birbiriyle tepkimeye giriyor. Tepkimede bir çeşit akım meydana geliyor ve yan ürün olarak da elektrik akımı ortaya çıkıyor. Bu elektrik akımı “Biyoelektrik”kavramıyla ifade ediliyor. Sahip olduğumuz bu enerji bir çok avantaj sağlıyor ve kainattaki muhteşem düzeni bir nebze anlamamıza sebep oluyor. Bu avantajlardan birkaçını sayacak olursak;
Bilindiği gibi, elektrikli aletlerde kullanılan elektriğin voltaj gücünün belli bir oranda olması gerekir. Bu oran, yine bir başka alet aracılığıyla sabitlenir. Ayarın bozulma ihtimali olabileceği göz önünde bulundurularak alınan bu yeni tedbir, akımı dengeleyen adaptörler ve regülatörler sayesinde hayata geçirilir. İnsan vücudunda ise tüm bu ayarlar hayat boyu sessiz bir düzen içinde işler. Öyle ki, insanın bu olaydan haberi dahi olmaz.
Bir diğer özellik ise; Vücudumuz bu elektrik enerjisi sayesinde kendi kendini tamir edebiliyor . Yaşamımız boyunca bu özelliğimizden sık sık yararlanıyoruz. Mesela elimiz kesildiği zaman yaranın kısa bir sürede kendini tamir etmesi bunun bir örneğidir. Eğer bu özelliğimiz olmasaydı insan vücudu tamamen harap olacak ve yaşam çok ciddi sıkıntılar içinde olacaktı.
Bu özellikleri öğrendiğim zaman insandaki düzeni daha iyi anlıyorum ve diyorum ki; Kestiğim elimi ispat olsun diye gözlerimin önünde tamir eden ALLAH’ım,
Kırık gönlümü başka cerrahlara götürdüğüm her gün için AFFET. .


(1) Risale-i Nur Külliyatı | Gençlik Rehberi

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?