Fetö ile Nurcular’ın 8 Farkı!

Paylaş

 

وَأَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَنَازَعُواْ فَتَفْشَلُواْ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَاصْبِرُواْ إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ 

 

“Allah’a ve Resûlü’ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Enfal Suresi, 46) 

 

Selamün Aleyküm kardeşlerim! 

Bugün yazı konseptimin dışına çıkıyorum ve canımı sıkan ama bir o kadar da önemli bir konuyu sizinle paylaşmak istiyorum.

 

Başlıktan da anlayacağınız üzere “Nur talebelerini, FETÖ örgütü ile karıştırma” meselesini şöyle bir ortaya yatırmak istedim.

İşin mahiyetini bilmeden eleştirenlerle, iftira atanlarla, “Müslümanım.” diyen Nurcu kardeşine sırf Nurcu diye “Kafirsin.” diyen insanlarla dolup taştı çevremiz.

“NURCU nedir, kime denir, FETÖ Nurcu mudur, Risale-i Nur nasıl bir eserdir, FETÖ bu eserleri nasıl kullanmıştır?” gibi suallere tam bir cevabı, yanıtı olmayan insanlar; Nurcular’ı eleştirmeye kalkınca böyle hadsiz, densiz, bağnaz davranışlar ortaya çıkabiliyor. Ne kadar da üzücü! 

Zîra bakınız hadis-i şerifte ne diyor Rasulullah (as):

“Herhangi bir kimse, din kardeşine “Ey kafir!” derse bu tekfir sebebiyle ikisinden biri muhakkak küfre döner. Eğer o kimse dediği gibi ise ne âlâ. Aksi takdirde sözü kendi aleyhine döner.” (Müslim, 1/319)

 

Dikkkat ediniz ki: “O kimse dediği gibi ise ne âlâ.” diyor Efendimiz (as). Sizin Nur talebelerine “Kâfirsin!” demenizin kanıtı nedir? “FETÖ’cü!” demenizin bürhanı nedir? FETÖ örgütü Risale-i Nur gibi kıymettar eserleri kullanarak işte tam da bunu yapmayı hedeflemişti… Kardeşi, kardeşe düşürmeyi! Ne yazık ki -15 Temmuz’da fiil olarak birliğimizi kanıtlamışsak da- kavlimizle birliğimizi bozuyoruz, onları sevindiriyoruz. Yapma kardeşim! Amaçları ümmeti parçalamak! Birliği bozmak! Oyuna düşme gözünü seveyim. Bu kadar saf olma. Aç gözünü, bak olaylara. Boş bakma ama dolu dolu bak. Müslüman gibi bak. Uyanık ol. Yeter artık uyuduğun, uyutulduğun… Farkında değil misin; seni bana, beni sana küstürmeye çalışıyorlar. Fırsat vermeyelim ellerine.

“Müslüman, Müslüman’ın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu düşmanına teslim etmez.” (Buharî, Muslim)

 

Teslim etmeyelim düşman eline birbirimizi. Efendimizin (as) sözüne sadık kalalım.

#OyunaGelme!

 

Şimdi gelelim asıl konumuza…

FETÖ’yü Nurcu, Nurcular’ı FETÖ sananlara… 

Öncelikle şunu belirtmekte faide var ki: FETULLAH GÜLEN denen mahlukat, Nur talebesi değildir!

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin vekilleri, has talebeleri, Gülen’in Nur talebesi olduğunu kesinlikle inkâr ediyorlar ve doğruluğunu kabul etmiyorlar.

İyi de neden?

Gelin beraber bu geniş konuyu, kısaca 8 adımda inceleyelim:

 

  • 1) Risale-i Nur Hareketi kitap merkezli, Gülen Hareketi ise şahıs merkezlidir.

 

  • 2) Bediüzzaman kendisine “Ulu kişi, kutsal kişi” dedirtecek söylemlere şiddetle karşı çıkmış, şahsi keramet olarak anlaşılabilecek davranışlardan kaçınmış, kitaplarındaki tevafukla yetinmiştir. Mezarının bile gizli olmasını vasiyet etmiştir. Fethullah Gülen ise kendisinin yüksek manevi makamlardan ilahi mesajlar aldığını söyleyen takipçilerine sessiz kalarak bunu desteklemiş ve onaylamıştır.

 

  • 3) Bediüzzaman eserlerini hayatında Türkçe harf karakteri ile bastırmış ancak açıklayıcı ve sadeleştirici metin (text) değişikliğini istememiştir. Gülen Hareketi sadeleştirmeyi, orjinalin yerine geçecek biçimde yaparak basımını gerçekleştirmiş, varislerinin muhalefetine ve fikri te’lif haklarının müsaade etmemesine rağmen Risale-i Nur eserlerinin temel yapısı ile oynamıştır.

 

  • 4)Bediüzzaman hayatının hiçbir döneminde güç odakları ile pazarlık iması dahi olabilecek davranışlara girmemiş, 28 yıl sürgün yaşadığı ve 18 defa zehirlendiği hâlde Türkiye’yi terk etmemiştir. Gülen ise 15 yıldır yurt dışında kalmaya devam etmekte İsrail lobisinin siyasetine paralel söylem ve duruş göstermektedir.

 

  • 5) Bediüzzaman’ın hizmet rehberi düsturlarında geçen çok önemli bir düstur da “’istiğna” (insanlardan bir şey istememe) düsturudur.Fetullah ise himmet adı altında paralar toplayıp sadece sözle de yetinmeyip verilmesi taahhüt edilen meblağ karşılığında senetler imzalatır, icra takipleri yaptırır, para için polis teşkilatında uyuşturucu şebekesi kurdurup kendi adamlarına -güya- deşifre ettirir ve bu nedenle gelen paraları da hizmette (!) kullanır. Hırsızlık, gasp, tehdit, şantaj yolu ile iş adamlarından para alır…

 

  • 6) Bediüzzaman hayatı boyunca çok az siyasetle ilgilenmiş, ilgilendiği zamanlarda da idarecileri İslam’a olan hizmetleri noktasında tebrik veya ikaz etmiştir. Fetullah ise siyasete şekil vermeye, devlet içinde devlet oluşturmaya ve devleti ele geçirmeye kalkmıştır.

 

  • 7) Bediüzzaman’ın hayatı boyunca gizli saklı hiçbir işi yoktur. Bütün dünyasını bir sepete sığdırabilen bir insan olarak her hâli dobra ve mertçe gözler önündedir. Fetullah’ın ise binbir efsunlu ve çetrefilli gizli işleri, onlarca senedir bütün müritlerinin bildiği üzere dinletmediği, dinlemediği kimse kalmayacak derecede geniş bir istihbarat ağı vardır…

 

  • 8) Nur talebeleri diğer cemaatlere “Benim mesleğim güzeldir ve daha güzeldir ama tek güzel olan benimki değildir.” mantığı ile uhuvvet-i İslamiye (kardeşlik) çerçevesinde bakar. FETÖ ise tek cennete girecek olanların kendileri olduğunu düşünür ve diğer bütün cemaatlerle değil sadece görüşmemek, FETÖ’cülere yer açmak için arkalarından kuyularını kazar.

 

Özetle:

 

Bediüzzaman; ihlası, hakkı, alçak gönüllülüğü, manayı, ahireti, Rabbine itaati, keyfiyetli (nitelikli) hizmeti, şahsa bağlanmamayı, sorgulayıcı olmayı, takvayı (günahlardan kaçınmayı), ülkesine hizmet etmeyi, istiğnayı ve siyasete karışmamayı anayasa maddesi gibi kabul etmiş ve uygulamıştır.

 

FETÖ’cüler sözde hoca olan Fetullah’ın emri ile; takiyyeyi, yalanı, menfaati, kaypaklığı, enaniyeti, maddeyi, dünyayı, hocalarına itaati, kemiyetli (niceliğe önem veren) hizmeti, hocalarına tapınmak derecesinde bağlanmayı, asla kararları sorgulamamayı, taviz vermeyi, ABD ve İsrail’e uşaklık yapmayı, himmet adı altında dilencilik ve hırsızlıkla para gasp etmeyi ve siyaseti çıkarları doğrultusunda şekillendirmeyi ana kural olarak kabul etmiş ve uygulamışlardır.

 

Elhasıl-ı Kelam:

 

TECAVÜZCÜ DOKTORLAR YÜZÜNDEN, TIP KİTAPLARININ KALDIRILMASINI TALEP ETMEK, TIP KİTAPLARINI SUÇLAMAK NE DENLİ AHMAKLIKSA… RİSALE-İ NUR ESERLERİNİ SU-İ İSTİMAL EDEREK KULLANAN FETÖ YÜZÜNDEN, BU ESERLERİ KÖTÜLEMEK, OKUYANLARI “VATAN HAİNİ, KÂFİR” İLAN ETMEK, BU ESERLERİN KALDIRILMASINI İSTEMEK DE AYNEN ÖYLE BİR AHMAKLIKTIR!

 

Eğer meseleye buradan bakıp yorum yapılacaksa FETÖ denen illet “Allah” diyor diye dinden mi çıkalım?  İslam’ı mı kötü sayalım?

İstismar ediliyor diye Kur’an’ı mı ortadan kaldırmalıyız (Allah’a sığınırız böyle bir şeyden) yoksa istismar edenleri mi?

 

Eğer Risale-i Nur eserlerinin örgütleyici bir yapıya sahip olduğunu, Fetö’ ye zemin hazırladığını düşünmeye devam ediyorsanız; BUYURUN! SİZİ RİSALE-İ NUR OKUMAYA DAVET EDİYORUM! 

—- Önerilen Yazı : Allah’ını Seven Defansa Gelsin

Zîra insan, bilmediği şeye düşmandır.

Okuyun, nasıl bir esermiş gözünüzle siz görün. 😉

 

Bu yazıdan sonra bile tatmin olmayan kardeşim varsa son söz olarak ona şu hakikati bırakmak istiyorum:

Gözünü kapayan yalnız kendine gündüzü gece yaptığı gibi gerçeklere gözünü kapayan da gerçeklerin ışığından mahrum kalır!

 

Unutma Ey Müslüman Kardeşim!

 

“Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah’tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.” (Hucurat Suresi, 10)

 

Paylaş

2 yorum yapılmış. Sende yap :)

  1. meynsu_meyn 22 Ekim, 2017 at 23:34 Reply

    “Biz ki hakiki Müslümanız,Aldanırız ,fakat aldatmayız. Bir hayat için;Yalana tenezzül etmeyiz!” Bediüzzaman Said Nursi , Fetö ise hep aldatmıştır.

Yorum Yap