Geçmişten Mucizevi Bir Haber: “Allah’ı Kim Yarattı?” Dahi Sorulacak!

Paylaş

📌 Sizden biriniz: “Bu Allah, mahlukatı yarattı, peki Allah’ı kim yarattı?!” diye soruncaya kadar soru sormayı sürdüreceksiniz!” (Buhari, Bed’u’l-halk,11;Müslim, İman, 212-215)

İnsan düşünen bir varlıktır. Düşünür, merak eder, tereddütlere düşer ve soruşturur. Bunu bazen merak ile yapar, bazen de içinden geçen bir takım şüpheler, kuşkular sebebiyle yapar. Kişinin kendini geliştirmesi ve yetiştirmesi açısından elbette eleştirel bir bakış açısıyla eşyayı anlamaya, idrak etmeye çalışması hatta en iyi bildiğini zannettiği çeşitli bilgileri dahi zihninde sorgulayarak, onların doğru olup olmadıklarını tespit etmeye çalışması, Gazzâlî’nin ifadesiyle “Metodik şüphe”dir ve bu konuda endişeye mahal yoktur. Bu durum sistematik bir şekilde yapılmazsa belki o zaman şeytanın devreye girmesiyle insanın içini kemiren bir vesveseye dönüşebilir.

Sormak, sorgulamak insanın en önemli özelliklerindendir. Ancak soru sormanın da belli bir âdabı, yeri, zamanı ve üsulü vardır. ⚠️

 

✔️ Akla takılan her şey; her zaman, her yerde ve herkese sorulmaz.
✔️ Soru öncelikle, gerçekten sorulmayı hak eden, soru sahibi tarafından araştırılmadan cevaplanamayacak bir soru mudur?
✔️ Soru; inanç, bilgi, amel, ahlak ve kültür açısından pratikte herhangi bir kazanım getirecek midir?
✔️ Yoksa soru, kişiyi ve muhatabı vesveseye düşürecek bir fayda getirmeyecek türden midir?

İşte bu ve buna benzer durumlardan dolayı Yüce Allah, Medine yıllarında vahyin muhatapları olan ilk nesle bile “Ey iman edenler! Açıklandığı zaman hoşunuza gitmeyecek şeylerden sormayın!” (Maide, 5/101) buyurarak soru sorma yasağı getirmiştir. Zira zamanı gelmeden evvel sorulan bazı sorular, Müslümanların yapmakta zorlanabilecekleri bazı yeni sorumluluklar yüklenmesine sebep olabilecekti ve bu yüzden ilahi irade buna sınırlama getirdi.  

🍃 İşte en başta vermiş olduğum hadiste, ilerleyen zaman içerisinde yaratma ve yaratılanlardan başlayıp yaratıcının durumuna kadar uzanan zincirleme bir sorgulamayla karşılaşacağından söz etmektedir. Burada vurgu, zincirleme sorunun son halkası olan “Peki Allah’ı kim yarattı?” sorusunadır. Konuyla ilgili rivayetlerde soruyu soran farklılık arz eder. Baştaki hadisteki ise “sizden biriniz” ibaresi, soruyu soracak olan şahsın, herhangi bir Müslüman olabileceğini ifade etmektedir. 😱

☑️ Ebu Hureyre’den nakledilen şu rivayete göre ise kişiye bu soruyu soracak olan şeytandır: 👹
“Sizden birinize şeytan gelir ve: ‘Şunu böyle kim yarattı? (Şunu) böyle kim yarattı?’ En son: ‘Rabbini kim yarattı?’ deyinceye kadar sorup vesvese verir. Şimdi şeytanın vesvesesi Rabbinize kadar erişince, o vesveseli kişi derhâl (o şeytandan) Allah’a sığınsın! ‘Ben Allah’a iman ettim!’ desin ve ( bu vesvesesine) hemen son versin!”  ❌ (Buhari, Bed’u’l-halk,11;Müslim, İman, 212-214)

✅ Şeytanın insanlardan ve cinlerden olduğu gerçeğini de dikkate alırsak (Nas,114/4-6), Allah’ın kim tarafından yaratıldığı şeklindeki bir sorunun, nereden geldiği fazla önem arz etmemektedir. İster art niyetli ve insan görünümünde olan bir şeytan sorsun, isterse şeytan bizzat o kişiye vesvese vererek sorsun; neticede önemli olan bu soru karşısında kararlı ve vakarlı bir duruştur. Şu hâlde inançlı biri, dil ve mantık oyunları ile kafa karıştırma amaçlı art niyetli sorulara iltifat etmeyeceği gibi, şeytanın vesvesesi biçiminde içinden geçen sorular karşısında da derhal Rabbine iltica edecektir. Zaman zaman sahabe arasında bile zihinlere birtakım ağır sorular takılmaya başlamış ki bu durumu Peygamberimize kadar iletme ihtiyacı hissetmişlerdir.

✏️ Allah Rasulü(sav) “Allah, ümmetimin içinden geçirdikleri şeyleri konuşmadıkça ve yapmadıkça bağışlamıştır.” buyurdu. (Müslim, İman, 201,202)

✏️ Bu tür vesveselerden ve şeytanın tasallutundan kurtulmak için Kur’an’da Yüce Allah: “Ne zaman şeytandan kötü bir düşünce dürtüklerse (vesvese gelirse), Allah’a sığın, çünkü O işitendir, bilendir.” buyurmaktadır. (A’raf, 7/200; Fussilet, 42,31)

Şu hâlde bu tür vesveseler herkes için söz konusu olabilmektedir. Bu tür duygular yaşayan kimselerin yapması gereken ise; sahabenin Hz. Peygamber’e başvurduğu gibi ilmine, inanç ve ahlakına güvendiği saygın kimselere başvurması gerekir.  

Diğer taraftan hadiste sözü edilen bu zincirleme soru; aslında akıl, mantık ve iç tutarlılık açısından da safsata denilen tutarsız bir sorudur. Zira şayet mahlukatı Allah yarattı ise, Allah yaratıcıdır ve yaratılamaz. YARATILIRSA ZATEN YARATICI OLAMAZ!
İlk soru, ikinci soruyu, ikinci soru ise ilkini iptal etmektedir. Yine bu zincirleme soru faraza devam ettirilecek olsa, sonsuza dek devam edecek bir şeye dönüşecek ve aranan cevap da aslında BULUNAMAYACAKTIR❗️

🖊İdrak-i maali bu küçük akla gerekmez,
Zira bu terazi bu kadar sikleti çekmez.
(Ziya Paşa)

🖊 “İşte Rabbiniz Allah O’dur. O’ndan başka tanrı yoktur. O her şeyin yaratıcısıdır. Öyle ise O’na kulluk edin, O her şeye vekildir.” ( En’am, 6/102)

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?