GİZLİ DİNİ NİKÂH YAPTIRMAK DOĞRU MU

Paylaş
dini nikah, imam nikahı

Selamün Aleyküm kardeşlerim.😇
Bu yazımda günümüzde çokça sorulan ve çokça aynı hataya düşülen ziyadesiyle can sıkıcı bir mevzu üzerinde duracağım. Umuyorum ki yazıdan üzerimize düşen hisseleri alırız.🙏🏻


Herkese malûmdur ki biz gençler arasında evlilik çokça gündeme gelen bir mevzudur. Evet, sen “Benim evlilikle hiç işim olmaz!” diyen kardeşim, senin de gündeminde var biliyorum.😉
Evlilik, kiminin cennet bileti, kiminin kavuştuğu hayali, kiminin ise imtihanı…
Lâkin ben hayalinizi o kısımlardan bahsetmeyeceğim. ❌
Tam tersine canınızı sıkacak şeylerden bahsedeceğim.
Evvela nikâh neymiş, nasıl oluyormuş onun üzerinde bir duralım:


İslam dininde nikâh çok önemli konulardan birisidir. İmam nikâhı veya dini nikâh diye bilinen nikâh aslında nikâhın kendisidir.
Zira Allah katında makbul olan tek nikâh İslam kaideleri üzerine yapılan nikâhtır.


✏️İmam nikâhının şartlarını bir hadis-i şerif zikrederek nakledeyim:
Peygamber Efendimiz (s.a.v) nikâhın şartları konusunda şöyle buyurmuştur:
“Veli ve iki güvenilir şahit olmadan nikâh olmaz. Bu şekilde kıyılmayan nikâh batıldır. Anlaşamazlarsa sultan, velisi olmayanın velisidir.”(1)


İslam dininde nikâhı ilan etmek çok önemlidir. Zira şahitlerin nikâhta yer alması da bu nedenledir. Burada zikredilen “veli” ifadesi kızların veya kadınların ailesinin rızası olmadan evlenemeyeceğidir. Yani İslam dininde gizli nikâh caiz değildir.❌ Ve kesinlikle ters bir durumdur, zira nikâh ilan istemektedir.📢Duyurulmayan bir nikâhın düzmece bir nikâhtan farkı yoktur. Zira gizli bir nikâh yapan kimse şunu demektedir:


📍”Biz evlenmeyelim, tabir-i caizse kim evliliğin sorumluluğu ile uğraşacak? Ama yarın ahirette cezadan da kurtulmamız için zina yapmamamız lazım. O hâlde kimseye duyurmadan gizli bir nikâh yapalım, canımız sıkıldığı zamanda boşanırız. Böylece kimsenin birlikteliğimizden de daha sonra ayrılığımızdan da haberi olmaz.”


Bu baştan aşağı yanlış bir düşüncedir. ❌
Sizde takdir edersiniz ki bu gibi insanlar âdeta Allah’ı hafife almakta ve kendilerince işlemiş oldukları günaha kılıf uydurmaktadırlar.


İŞTE BU BÜYÜK BİR GÜNAHTIR❗️


Aileden habersiz kıyılan dini nikâhlarda kız tarafının mağdur olması söz konusudur. Zira dini nikâh kıydığınızı farz edin. Bu durumda dini nikâh yapıldığı için kız-erkek, karı-koca ilişkisi yaşamış olacak veyahut yaşamalarını engelleyici bir durum kalmayacak. Belli bir süre sonra değişik sebeplerden dolayı ayrılık olması muhtemeldir. Birliktelikleri sona erdiği vakit erkek hayatına normal bir şekilde devam ederken artık evlenen kadın dul bir bayan olarak kalacak ve bir sonraki yapabileceği evlilik için evleneceği erkeğe nasıl açıklayacak bu durumu❓
Zira ailesinden de habersiz yapmıştı nikâhını…😲


Yoksa bu evlilikten kasıt sadece iki tarafın kendi nefislerini tatmin etmelerini meşrû hâle getirmek için seçtikleri bir yol mu❓😶


⚠️Dikkat edin, özellikle hiç evlilik yapmamış bekar bayan kardeşlerim❗️
Telafisi mümkün olmayan ve hayat boyu acısını yaşayacağınız hatalara düşmeyin❗️
Eğer böyle bir durum söz konusu ise ailelerinizle ciddi bir şekilde görüşüp karara bağlayın❗️

Yalnız kalınca günah işlemiş olmamak için dini nikâhı tercih ediyorsunuz. Hâlbuki daha sonra telafisi çok zor durumlarda kalabiliyorsunuz.


Bir kadın ve erkek aileden habersiz ya da ailenin izniyle şahitler huzurunda nikâhlansalar karı koca sayılacaklarından erkek boşamadan kadın başkasıyla evlenemez. Bu açıdan çok tehlikelidir.

✏️ŞİMDİİ‼️


Gelen sorulardan örnekleri ibret olsun diye buraya ekliyorum:

📍”Ben bir erkekle dini nikâh kıydırmıştım. O beni boşamıyor ne yapayım?”

📍”Ben dini nikâhtan boşanmadan başkasıyla evlendim. Zina sayılır mı?”

Ahh.. Tüylerim ürperdi. 😧

📍”Sözlendik veya nişanladık daha sonra dini nikâhımızı yaptık. Nişanlım artık biz karı kocayız dedi ve ilişkiye girdik. Daha sonra düğün olmadan vazgeçti ve beni terk etti. Kendimi öldürmeyi düşünüyorum bana bir akıl verin.”

Şu yazılanlar 👆🏻canınızı çok sıktı öyle değil mi?❓Evet, benim de canımı sıkıyor.😔
İslam ahlakına uygun hareket etmeyen kadın-erkek her insanın sonu hüsran olmaktadır. İşte bu nedenler ile resmi nikâh olmadan da dini nikâhın yapılması uygun değildir.❌
Zira bu tür konularda en çok mağdur olanlar kadınlar oluyor.

📍”Nişanlımla dini nikâhım var, yan yana gelince el ele tutuşuyoruz, sarılıyoruz acaba yaptığımız günah mı❓”

✏️Aslında kardeşimin bu soruyu sorması da yanlıştır. Neden mi yanlış❓Çünkü bir nikâh var ise el ele tutuşmakta bir mahsur yok. Ancak belli ki içi bu konuda rahat değil. Çünkü bir şeylerin eksik olduğunun farkında. 👀
Benim tavsiyem ve doğru olan ise ilişkinizi düğününüz oluncaya ve resmi nikâhınız yapılıncaya kadar el ele tutuşmanın önüne geçirmemenizdir. Şunu da belirteyim ki el ele tutuşmanız günah olmamaktadır. Ancak İslam dininde nikâhın tam olabilmesi için çevrenizdeki insanlara evlendiğinizi duyurmalısınız ki günümüzde buna düğün deniyor. Özetle, düğününüz yapılıncaya kadar sabırlı olmalısınız.😇
Unutmayın‼️ Düğün, nikâhı tamamlayan en büyük bir şarttır.

👀Efendimiz’in (s.a.v) hayatından da bu örneği vermek yerinde olacaktır diye düşünüyorum:
Zaman zaman kapıldığı öfkelerle pişman olacağı şeyler yapan bir adam, Efendimiz’e (asm) gelerek sormuştu:
– Beni cennete götürecek bir iş haber ver ki onu yapayım da cennete gideyim!
Efendimiz’in cevabı çok kısa ve net oldu:
– Öfkeni yen, öfkene uyma, sana yeter!
Evet, öfke basite alınacak bir hâl değildir. Nitekim öfkesini yenemeyen adam, tetiğe basar; bir insanı gözünü kırpmadan öldürüverir. Bundan sonrası ise ömür boyu pişmanlıktır…
Öfkenin bu türlü sonucundan dolayıdır ki Efendimiz sık sık ikazlarda bulunur:
– Öfkene uyma, öfkeni yen, öfkeni yut, öfkeye götüren tahrikten uzak dur şayet cennete götürecek bir amel sahibi olmak istiyorsan!
diyerek çevresine uyarılarda bulunmuştur.
Sonucu mutlaka pişmanlık olan öfke konusunda bilinmesi gereken en mühim nokta, öfkenin tek çeşit olmamasıdır. Bazıları öfkeyi sadece sinirsel bir şiddetten ibaret zannederler.
Hâlbuki öfkenin bir de cinsel tahrik sonucu duyulanı vardır ki bu türlü cinsel öfke, tetiği çekip de gözünü kırpmadan adam öldürten sinirsel öfkeden daha korkunç sonuçludur.
Hatta cinsel öfkenin, sinirsel öfkeden çok daha korkunç sonuçlar vereceğinden dolayıdır ki Efendimiz (asm) bu öfkeye sebep olacak tahrikçi görüntü ve çevrelerden uzak durmayı, mahremiyet sınırlarını aşmamayı, taşmamayı tembih buyurmuş, bu konudaki ikazlarından birinde de şöyle çarpıcı bir uyarıda bulunmuştur:
– Cinsel duyguları ayaklanan insan, aklının ya tümünü ya da üçte ikisini yitirmiş insan gibidir. Yani her türlü riski göze alacak hâle gelir, cinsel duyguları kabarıp isyana yönelen insan…

✏️Evet, tek ve tenha yerlerde iki yabancının göz göze, yüz yüze gelmesi, cinsel öfkenin yavaş yavaş kabarmasına zemin teşkil etmesi demektir. Önce masumca sohbetler, sonra el tutuşup tokalaşmalar, derken bir zaman gelir ki cinsel öfkenin kabarmış dalgaları tarafları sürükleyip götürmeye başlar. Olmayacak şeyleri olur hâle getirmeye bile yönelirler. Tıpkı telefondaki kızcağızın çare arayışları gibi.

📍Bir kızcağız telefonun öbür ucundan soruyordu:
– Okuldaki arkadaşımla gizli dini nikâh yapmak istiyoruz, ne dersiniz?
Tepkili cevabım sert oldu herhâlde.
– Ben, intiharın her türlüsüne karşıyım. Hayatının baharında bir genç kızın ailesinden habersiz gizli nikâhla hayatını baştan riske sokması, büyük ihtimalle bir intihar gibidir. Erkek için aynı derecede olmasa da kız için sonuç bundan başkası değildir, dedim.
– Çaresi yok mu bunun, diye üsteledi kızcağız.
– Var, hem de çok kolay, dedim.
Heyecanlandı:
– Lütfen onu söyleyin hemen.
– Resmi nikâhla evlenmek. Böylece kendini ve aileni büyük bir yıkıma uğramaktan kurtarmak.
– Ama şu anda buna imkân yoktur. Ne ailem buna razı olur ne de bizim okul ve yaş durumumuz buna müsaittir.
– Demek hem yaş, hem okul, hem de aile durumu müsait olmadığı hâlde, siz yine de gizlice dini nikâhla evlenmeye cesaret edebiliyorsunuz. Bu acelenin sebebi ne ola ki?
– Uzun zamandır birlikte arkadaşlık etmekteyiz. Birbirimize çok alıştık. Önümüzdeki bu manileri düşünemez hâle geldik sanki. Dini nikâh yaptırmayı göze alıyoruz artık.

⚠️Evet, cinsel öfkeye girecek kadar mahremiyet sınırlarını aşıp da yabancıyla yüz yüze, göz göze yaşamaktan kaçınmamak işte böyle sonucu düşünemez hâle getirir tarafları. Ömür boyu pişmanlık duyacakları hatayı göze aldırır. Sadece kendilerini değil ailelerini de perişan hâle sokarlar.
Ama bütün bu engelleri cinsel öfkeye kapılanlar düşünemezler ki!

📌Gelelim meselenin fıkhi boyutuna:

📌İmam nikâhının şartlarına kısaca bir değinelim:  
1. Evlenecek kişilerin veya vekâletlerini verdikleri şahısların hazır bulunması.
2. Tarafların irade beyanı. Evlilik akdini kabul ettiklerine dair eşlerin “Kabul ettim.” şeklinde ifade etmeleri.
3. Kızın velisinin izninin olması. Bu hüküm Hanefi mezhebi hariç diğer mezheplere göredir.
4. Şahitlerin hazır olması. Bu şahitler, ergenlik çağına ermiş, aklı başında iki erkek veya bir erkekle iki kadın olmalıdır. Yani şahitlikte mutlaka bir erkeğin bulunması icap eder.
Bunlardan başka bir şart daha vardır: o da nikahın duyurulmasıdır. Bu Malikilere göredir.

✏️Şafii’ye göre, velinin izni olmadan dini nikah yapılamaz.

✏️Hanefî mezhebine göre ise kadınlar, velilerinin izni olmadan da evlenip nikâh akdedebilirler. Çünkü nikâhta kadının ifadesi muteberdir. Ancaaak!!
Buradaki en önemli hususta şudur ki: Hanefi mezhebinde gizli nikâhın geçerli olması “sonuçları” itibariyledir. Yani doğan çocuğun nesebi sabit olur, nafaka olur, gibi gibi..
Bunlardan başka resmi nikâhtan önce dini nikâh yapmak da kanunen yasaktır.
Velinin izni, Mâlikî ve Şafiî mezhebine göre nikâhın bir rüknü, Hanbelî mezhebine göre ise şartıdır. Her üç mezhebe göre kadının velisinin izni alınmadıkça yapılan nikâh sahih olmaz, bâtıldır.

Kardeşim!
Bakma! Bakarsan aklın kayar. Aklın kayarsa yüreğin kayar.Yüreğin kayarsa ayağın kayar❗️

“Hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem’a, bir işarette, bir öpmekte batma. Dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma.”(2)

(Not: Bu konuda problemi olan kardeşlerim hem Sözler Köşkü Blog sayfamıza hem bana mesaj atabilirler.)



1-) Ebû Dâvûd, Nikâh, 20; Tirmîzî, Nikâh, 14; İbn Mâce, Nikâh, 15; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 6/66.
2-) Risale-i Nur | Lem’alar

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?