Siz Hz. Adem’in Dedesi Yok Mu Zannediyorsunuz?

Paylaş

Son yıllarda hayatın değişik alanları içerisinde sıkça karşılaştığımız bir grup var. Kur’an’ı dinin tek kaynağı olarak kabul eden, sünneti dikkate almayan, bir diğer ifadeyle sünneti dinde delil kabul etmeyen, dolayısıyla Hz. Peygamber’i (sav) devre dışı bırakan Kur’âniyyûn, nam-ı diğer Kur’an Müslümanları.

Bakın Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri İslam’dan Rasulullah’ı (sav) , sünnetini, sahabe efendilerimizi çekip çıkartmaya çalışan, onların yerlerine hevâ ve nefislerini karıştırdıkları Kuran meallerini koyup amel etmeye çalışan ve “BİZE KURAN YETER!” gibi süslü cümleleri vitrine koyanlara ne diyor: “Halbuki bu mezhebsiz ehl-i dalalet, zaruriyat-ı diniyede dahi fikirlerini karıştırmak ve kabil-i tebdil olmayan mesaili tebdil etmek (değişmesi mümkün olmayan meseleleri değiştirmek) ve kat’î erkân-ı İslâmiyeye karşı gelmek istediklerinden; elbette zaruriyat-ı diniyenin hameleleri(taşıyan) ve direkleri olan sahabelere ilişecekler.

Heyhat!
Değil bunlar gibi insan suretindeki hayvanlar, belki hakikî insanlar ve hakikî insanların en kâmilleri olan evliyanın büyükleri; sahabenin küçüklerine karşı müsavat(denklik) davasını kazanamadıkları, gayet kat’î bir surette Yirmiyedinci Söz’de isbat edilmiştir.” Sözler – 496

Bunların fikir babalarından bir zat geçtiğimiz günlerde rezil rüsva bir açıklamayla gündeme oturdu, kendi ifadesiyle aynen şöyle diyor: “(…) ‘Âdem’in babası kimdi?’ diye soruyorum ara sıra ya! ‘Âdem’in babası da mı var?’ diyorlar. Var yaa! Kur’an söylüyor! İnsan suresinin ikinci ayeti Âdem’in babasının olduğunu söylüyor. Öyle ya! Herhalde toprak değil. Toprak hepimizin babası. (…) Ama Âdem’in babası var!”

Bu açıklamalarıyla küçük aklına sığıştıramadığı Hz. Âdem’in yaratılışını, Hz. Âdem’e bir “Baba” uydurup Kur’an’a istinad ediyor ve “Ben demiyorum, Kur’an diyor.” diyerek eblehâne sözlerine Kur’an’ı siper etmeye çalışıyor.

Değerli hocalarımızdan Ebu Bekir Sifil de bu konu hakkındaki ilmi bir cevap yayınladı; konunun meraklılarına duyurulur, ben de ufak bir alıntı yapmak istedim.

“Unutmayın, o fırkaların her birinin elebaşı da elinde Kur’an tutuyor. ve ‘Ey insanlar, şimdiye kadar aldatıldınız; size doğru Kur’an anlayışını ben gösteriyorum.’ diyordu.

Dolayısıyla ey Ümmet, bu insanlara sırf ellerinde Kur’an tutuyorlar diye aldanmayın! Bu insanlar dillerini eğip bükerek söylediklerini ‘Bu Allah’ın ayetidir.’ diye pazarlayarak ve ayetler arası ilişkiyi kendi hevâlarına göre tayin ederek sizi bir yerlere çağırıyor. Bilin ki çağrıldığınız yer ‘Muradullah’ değil. Bu adamların hevâ ve heveslerinin peşinde savrularak size emanet edilen bu hayatı heba etmeyin!

Dinin temel sabitlerine ilişkin olarak geride bıraktığımız 1400 yıl içinde bu ümmetin ıskalayıp da ahir zamanda bir kısım yeni yetmelerin keşfettiği herhangi bir hakikat olabileceğine ihtimal veriyorsanız, üzerinde konuştuğunuz dinin sahiden İslam olup olmadığını bir daha sorgulayın!

Bakalım Kur’an Hz.Âdem için ne diyor.
‘Şüphesiz Allah katında İsa’nın durumu, Âdem’in durumu gibidir…’ (3/Âli İmrân, 59)

Bu ayet, Hz. İsa ile Hz. Âdem (ikisine de selam olsun) arasında bir ilişki, bir benzerlik olduğunu söylüyor. Bunun özel bir anlamı olmalıdır ki bunun iki aziz peygamberin dünyaya gelişinin bir ‘baba’ olmaksızın vuku bulduğu gerçeği olduğunda asla şüphe yoktur. Yoksa mezkûr iki peygamberi diğerlerinden ayıran, sadece ikisine özel bir başka benzerlik mevcut değildir. ‘Var.’ diyenin delil diye beyhude çırpınmaktan ya da ‘işkembeden atmaktan’ başka yapabileceği bir şey yoktur!

Bu ayetin devamı şöyle: ‘Onu topraktan yarattı…’
Şimdi, buradaki zamiri Hz. İsa (a.s)’a gönderecek olursak onun topraktan yaratıldığını söylememiz gerekecek. Onun yaratılış kaynağını ‘toprak’ teşkil ettiyse bu durum Hz. Âdem (a.s) için evleviyetle geçerlidir. Zira ilk yaratılan Hz. Âdem (a.s)’dır. Zamiri Hz. Âdem’e gönderirsek –ki doğrusu odu–- ayet, Hz. Âdem (a.s)’ın yaratılış maddesinin ‘toprak’ olduğu noktasında  ‘nass’ olur!

Gerçi bu meselede sapıtmadan önce yazdığın mealde bu ayete düştüğün 4 no’lu notta, ‘Zımnen: Babasız doğmak bir beşere ilahlık kazandırsaydı, bu Hz. İsa’dan önce Hz. Âdem’in hakkı olurdu.’ demişsin; ama senin kıvraklığında biri için bunun sorun teşkil etmeyeceğini biliyorum…”

Evet başta Rasulullah’ı (sav), hadislerini, sünnetini sonrasında Rasûl’ün (sav) rahle-i tedrisinde oturup ders almış binlerce sahabeyi, sonrasında milyonlarca evliya, asfiya, müçtehit ve muhakkikîni yok sayanlara, göz kapayanlara, dil uzatanlara yazıklar olsun!

Hz. Peygamberi Örnek Bir İnsan Olarak Gösteren Âyetler:
(Ahzâb, 33/ 21) (Kalem, 68/ 1-4)

Hz. Peygamber’e Kur’ân’ın Dışında da Vahiy Geldiğini İfâde Eden Ayetler:  (İbrâhîm,14/4).  (Nahl,16/ 44) Nahl, 16/64)  (Şûrâ, 42/51)  (Bakara, 2/151)

Peygambere Hüküm Koyma Yetkisi Tanıyan Âyetler
(Nisâ, 4/65).  (Ahzâb, 33/36). (Nûr, 24/51 (Nisâ, 4/59) (A’râf, 7/157). (Tevbe, 9/29)

Hz. Peygambere İtaati Emreden Ayetler:  (Nisâ, 4/80).  (Haşr, 59/7). (Âl-i İmrân, 3/31-32).  (Nisâ, 4/64) ” (Nisâ, 4/115). (Enfal, 8/13)

Hz. Peygamber’e Saygıyı ve Sevgiyi Emreden Ayetler: (Ahzâb, 33/56). (Ahzâb, 33/6)  (Hucurât, 49/1-2)

Hz. Peygamber’in İnsanları Doğru Yola Götürdüğüne Dâir Âyetler:  (Nûr, 24/54).  (Mu’minûn, 23/73)

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?