Kalbime Mukabil Bir Kalp

1
Paylaş

“Elhamdülillah-i alâ külli hal…” diyerek yazıma başlamak istiyorum.

Evlenmeyi bir zamanlar hiç aklımdan geçirmeyen ben, şimdi iyi ki de evlenmişim diyorum. Aranızda belki de benim gibi olanlar vardır. Dualarımda dahi evlilik için ayırdığım vakit çok azdı, “Hayırlı bir eş ver Rabbim.” der geçerdim. Fakat anladım ki evlilik hayatımızdaki en önemli olay, hayırlı bir eş ise hayatımızda başımıza gelecek olan en güzel bir nimettir. Sabah, akşam, her vakit, samimi ve içten duaların yapılması gerektiğini anladığım gün evlilik aklımda daha önemli bir yere yükselmişti. “Ya namaz kılmayan biri çıkarsa karşıma?” “Ya Allah’tan korkmazsa?” “Ya sevmezse beni?” “Ya merhameti olmazsa?” “Ya şöyle ya böyle?” diyerekten her gün yeni yeni dualar ekledim listeme. Biliyordum çünkü kudreti ve zenginliği SONSUZ olan bir RABBİM var, ben istemesini bilirsem, O da en hayırlısını karşıma çıkarır diye iman etmiştim.

Bu benim için bir dönüm noktası olmuştu, ondan önce evlilik muhabbetlerinden olabildiğince uzak durmaya çalışırdım. Gencim, arabam var, hizmetim var, kardeşlerim var, vaktimiz güzel geçiyor, evliliği düşünmeye ne gerek vardı ki? Hâlbuki Üstadımız 24. Lema’da diyor ki:

“Evet bir kadın, kocasına yalnız hayat-ı dünyeviyeye mahsus bir refika-i hayat değildir. Belki hayat-ı ebediyede dahi kocasına refika-i hayattır.”

Evlilik sadece bu hayatımızı etkilemekle kalmıyor, ahiret hayatımıza dahi şekil veriyor. Böyle bir mesele nasıl önemsiz olabilir ki?

Dualarımı güzelleştirdikten yaklaşık altı ay sonra hiç beklemediğim bir anda kendimi bir evlilik mevzusunun tam ortasında buldum, eşimle tanışmak nasip oldu ve ardından evlendik. Daha önceleri Risale-i Nur’da evlilik hakkında olan kısımları okuduğumda üzerimde fazla etkisi olmazdı fakat evlendikten sonra hepsini daha iyi anlar oldum. İşarat-ül İ’caz’da geçen şu kısım gibi:

“İnsanın en fazla ihtiyacını tatmin eden, kalbine mukabil bir kalbin mevcud bulunmasıdır ki, her iki taraf sevgilerini, aşklarını, şevklerini mübadele etsinler ve lezaizde birbirine ortak, gam ve kederli şeylerde de yekdiğerine muavin ve yardımcı olsunlar…”

Daha güzel anlatılamazdı sanırım. Evlilik sadece bir insanı sevip aynı evde yaşamaktan ibaret olan bir olay değilmiş. Evlilik eşinin de yardımıyla istidatlarının gelişmesi, daima bir dert ortağının bulunması, namazlarının cemaatle kılınması, ibadetlerinin birlikte yapılması, hastalıkta başında bekleyen ve sana dualar eden birisinin olması, birlikte gülüp, birlikte ağlanılan anların olması… Bu sebepler ve daha sayamadığım birçoğundan dolayı şükrünün her gün daha da artması demekmiş…

Evlilikte en sevdiğim şeylerden birisi de, eşimde Cenab-ı Hakk’ın esmalarını okumaya çalışmamdır sanırım.

Rabbim, bana rızkımı eşimi vesile yaparak gönderiyor… Rahman, Kerîm isimleri tecelli ediyor. Daha önceleri hiç tanımadığım bir adam, beni himayesine alarak; hem koruyor, hem kolluyor, hem şefkat ediyor, hem muhabbet duyuyor… Vedûd ismi geliyor aklıma, Hafîz ismi de… Hem yüzüne bakınca Cemal ve Latîf isimlerini de okuyabiliyorum. İnşâallah yıllar geçtikçe eşime her baktığımda daha da tezahür eder ve açılır esmalar ve böylelikle Rabbime olan sevgim ve imanım artar…

Hayırlı bir eş, şu fâni ve geçici ve bazen ürkütücü olan dünya hayatında en büyük bir nimetmiş anladım. Elhamdülillah!

Rabbim cümlemize eşlerimizin değerini bilmeyi nasip etsin ve henüz evlenmemiş olanlara hayırlı, imanlı, huzurlu eşler versin. Dualarımızı güzelleştirsin Rabbim…

Eşime buradan sonsuz sevgilerimi iletmek istiyorum, kendisinin bu yazıyı yazdığımdan henüz haberi yok… 🙂

Ve son olarak: Bize vesile olanlardan Rabbim ebeden razı olsun…

Paylaş

1 yorum

  1. Semih 11 Mayıs, 2017 at 22:39 Reply

    Evlilik mi? O da ne? Hayalini kurup ama ulaşamadığımız şey mi? Hayatımı bir insana adamayi düşünürken o bir insanı hala bulamamak mı? Nasip kader deyip geçiştirelim mi? Veya insanların binbir cirkefliklerini duyarak evlilikten soğuyalım mı? Bla bla bla..

Yorum Yap