Kur’an’da Başörtüsü Var mı?

Paylaş

Bu soru birçok bayan kardeşimizin aklına takılmıştır. Ve hatta bu soruya cevap bulamadıkları için tesettüre giremeyen çok insan gördüm. Bir açıklık getirelim dedim ve bu yazımda bu konuyu ele aldım.

Arapça’nın en güzel ciheti bir kelimenin birçok anlam taşıması ve bir anlamın birçok kelimeyle anlatabilmesidir. Kur’an-ı Kerim’de ise bu söz sanatı mucizeler zinciri ile görülmektedir. Hatta Üstadımız Ayet’ül Kübra eserinde bu konuya değinmiş ve eserinde bu söz sanatının mükemmelliğine şu misali örnek vermiş:
Kur’an, o asırdan tâ şimdiye kadar öyle bir belâgat göstermiş ki Kâ’be’nin duvarında altun ile yazılan en meşhur ediblerin “Muallakat-ı Seb’a” namıyla şöhretşiar kasidelerini o dereceye indirdi ki Lebid’in kızı, babasının kasidesini Kâ’be’den indirirken demiş: ” yâta karşı bunun kıymeti kalmadı.”

Bu kadar güzel bir belagata sahip olan Kur’an’ın kelimesini dahi sorgulamak haddimize değil. Ama şeytan desiseyi vermiş bir kere…

Biz de buna örnek olarak deriz ki:
Mesela başörtüsü ile ilgili Arapça’da 9 farklı kelime bulunmakta. Bunlar:
بُرْقُع
سِتَار
سِتَارَة
طَرْحَة
لِثَام
مِنْدِيل
نِقَاب
يَشْمَق

Bu kelimeler “Başı örtüyor mu veya boyları ne kadar olmalı?” gibi farklılıklara göre sınıflandırılıyor. Ve uzunluğuna bağlı olarak hepsi kendi anlamlarını taşıyor. Kur’an’da örtü kelimesinin geçtiği ayette ise “hımar” kelimesi kullanılmıştır.
(“وَلْيَضْرِبْنَ بِخُمُرِهِنَّ عَلَىٰ جُيُوبِهِنَّ”) “Hımar” aslı itibarıyla “örtü” anlamına gelmektedir. Ve bu kelime başını örtmeyi de kapsıyor. Hatta bu İslam’dan önce de kullanılıyordu. Üstelik eskiden erkekler de hımar takarlardı. Eğer bu örtü çok uzunsa ve göbeklerinden aşağı iniyorsa erkekler de buna hımar diyordu. O zamanlarda da kadınların süslenme çabası vardı. Ve zamanın kadınları bandana şeklindeki örtüleri saçlarıyla birlikte geriden bağlarlardı. Yani önlerine değil arkalarına atarlardı örtüyü. -Gerdanlıkları açık ve göğüslerini örtmeyecek bir şekilde.- Buna da hımar deniyordu. Kur’an’da ise diyor ki:
“Onlar hımarı almalılar ve önlerine, göğüslerinin üstüne doğru atmalılar.”

Yani:
“Zaten başı örten o hımarı al ama arkana değil önüne doğru at, önünü kapamak için kullan.Ve bunun belli bir uzunluğu olmalı.(Çünkü hımar göbeğin altına kadar gelen örtü idi.)” diyor Allahu Teala.

Hatta buradan şu dersi de çıkarabiliriz “Başörtüsü bir şal veya kısa, ipek eşarplar demek değil. Uzun olacak ki emre itaat tam olsun.”
Üstelik hımar kelimesi “alkol” anlamına da gelmekte. Alkol iradeni kapatır ve düşünmeni engeller. Arapçada ise hımar kelimesi zihni karıştırdığı ve tıkadığı için bu şekilde kullanılmış.Yani hımar (alkol) kullandığınızda başınız bir şeyle örtülmüş gibi olur. Şimdi aradaki çelişkiyi anladınız mı? Arapça geniş bir dil olduğu cihetiyle kelimelerin birbirleriyle harika bir bağlantısı var. Ki bu da Kur’an mucizesine bir delildir.

Bu cümleden önceki her şeyi reddedip hâlâ inanmıyor olabilirisiniz. O zaman konuya bir de farklı bir pencereden bakalım.

Nur Suresi 31. ayetin mealinde buyuruluyor ki:
“Mümin kadınlara söyle! Gözlerini sakındırsınlar ve namuslarını korusunlar. Kendiliğinden görünen hariç ziynetlerini göstermesinler ve başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar…”

Ayet-i Kerimede saç “ziynet” olarak gösterilmiştir. Zira “Başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar.” ifadesi, “Ziynetlerini göstermesinler.” emrinin akabinde gelmiş, böylelikle saçın, gizlenmesi gereken ziynete dahil olduğuna işaret edilmiştir.

Yani sen hımarı başörtüsü olarak algılamasan da diğer burhanlara baktığımızda saçın kapatılması gerektiğini apaçık anlıyoruz. (Eğer bu güneş ziyası gibi aşikâr delili de inkâr edersen ayet-i kerimeyi inkâr etmiş olursun Allah korusun.)

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?