NAMAZIN İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ NELERDİR?

Paylaş
namaz kılan müslüman, namazın faydaları, namazın yararları

NAMAZIN İNSAN SAĞLIĞINA ETKİLERİ

İslam dini tüm insanlara maddi ve manevi olarak verilmiş her yönüyle büyük bir nimettir. Allah’ın kelamındaki hiçbir ayrıntının boşuna verilmediği ve Hz.Muhammed(a.s)’ın sünnetlerinin başlı başına yarar silsilesi olduğunu söyleyebiliriz.

Allah(c.c) ,maddi ve manevi yönden aklını, beden ve ruh sağlığını koruyacak, ahiretini kazandıracak sebepleri insanlara, peygamberleri vasıtasıyla farzları ve sünnetleriyle belirtmiştir. Böylece insan kendini ihmal ederek yaratılış amacının dışına savrulmaktan alıkonulmuştur.

Yemek yemek adabından, suyu 3 yudumda içme şekline kadar öğütler aldığımız sünnetler ve ayetler insanlığın manevi sağlığının yanı sıra maddi sağlığına da ciddi şifa teşkil ediyor.

Namaz ibadetlerinde yapılan hareketlerin sağlığa önemli faydalarının olduğu kaydedilmiştir. Mü’minlerin manevi miracı olan namazın maddi faydalarından biri de vücut sağlığına olan katkısıdır.

“International Journal of Industrial and Systems Engineering” Uluslararası Endüstri ve Sistem Mühendisliği Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada namaz ibadetinin insan sağlığına faydaları tespit edilmiştir.

Araştırmacı Khasawneh: “Fiziksel sağlık, sosyo-ekonomik, yaşam tarzı ve dini faktörlerden etkileniyor. Dahası, çalışmalar, fiziksel olarak sağlıklı bir yaşam tarzının korunması konusunda namaz ve dikkat arasında kuvvetli bir ilişki olduğuna işaret ediyor. Duanın duruşlarında oluşan maksimum sıkıştırma kuvvetleri, Ulusal Mesleki Güvenlik ve Sağlık Enstitüsü (NIOSH) güvenlik limitlerine göre çok daha düşüktür ve insan vücudunun farklı hareketlerini gerektirdiği için hareketler bel ağrısı için klinik bir tedavi olarak güvenle değerlendirilebilir. ” diye belirtti.

Bir günlük 5 vakit namazda 40 rekat ve toplam 80 secde vardır. Bundan başka 13 defa namaza dururken elleri erkekler için kulaklara, kadınlar için göğüse kadar kaldırma ve 13 defa selâm verirken başı sağa ve sola çevirme hareketi vardır. Kıyamda vücud dimdik durur. Rükûa varırken en çok karın adaleleri, rükû`dan kalkarken sırt ve bel adaleleri faaliyete geçer. (1)

Bu hareketler beden eğitimi için bulunmaz bir jimnastik hareketleridir. Beş vakitte kılınan namazdaki hareketler, günlük hayatta çalıştırılamayan adale ve eklemleri çalıştırarak artoz ve kireçlenme gibi eklem hastalıklarını önler.

Namaz kılmak kanın, vücudun her tarafına mükemmel pompalanmasını sağlar. İnsan sağlığı için belirli zamanlarda yapılan beden hareketleri çok mühimdir. Namaz vakitleri, kan dolaşımını tazelemek ve teneffüsü canlandırmak için en uygun vakitlerdir. Kan dolaşımının hızlanması hücre yenilenmesini teşvik eder vücudu dinç tutar.

Gözün dinlenebildiği mesafe 1,5 m’dir. Namazda secde yerine bakıldığı için (Bir gün hesaplandığında yaklaşık 1 saat etmektedir) namaz kılmak göz merceği için rahatlama kaynağıdır.

Namaz öncesi alınan abdest vücuttaki fazla elektrik yükünü yani gerginliği atar. Secde ile birlikte topraklama yapılmış olur ve statik elektrik boşalır.

Namazda bulunan 80 defa yapılan secde sayesinde beyne daha fazla kan gitmiş olur yani insan beyni 80 defa kanla yıkanır. Göz ve saçlı deri namaz kılan kimselerde namaz kılmayanlara göre 80 kez daha fazla kanlanır. Hafıza ve şahsiyet ile ilgili beynin ön lobu secdede daha fazla kanlanır. Bu, namaz kılanlarda hafıza bozukluklarına daha az görülür demektir.

Secde, namazdaki en önemli harekettir. Bu pozisyon kalbin beyinden daha yüksekte olmasını sağlar; bu da kan akışını bedenin üst bölgelerine doğru, özellikle baş ve akciğerlere doğru arttırır.

Kıyam yani ayaktayken, her iki ayağa da eşit dağılım vardır. Bu, sinir sistemini gevşetir ve bedeni dengeler. Beden pozitif enerjiyle yüklenir. Bu hareket sırtı dikleştirir ve vücudun pozisyonunu geliştirir.

Diz çökmüş duruş yani rüku eklemlerin elastikiyetini arttırır.

Son oturuş hareketindeyken namaz, ciğerleri toksinlerden arındırmaya yardımcı olur ve kalın bağırsağın bağırsak hareketlerini uyarır. Bu hareket, midenin içindeki maddelerin aşağıya doğru inmesini zorlayarak sindirime yardımcı olur. Varisleri, eklem ağrılarını iyileştirmeye yardım eder; elastikiyeti arttırır ve leğen kemiği (pelvis) kaslarını güçlendirir.

NAMAZIN PSİKOLOJİK OLARAK DA ÇOK FAYDASI VARDIR

Günde bir saat kadar da olsa, dünyanın koşuşturmacasına mola veririz ve namaz ile hem ruhumuzu hem de zihnimizi dinlendirmiş oluruz. Namazlarımızı devam ettirmekle, her türlü günahlardan kaçınarak Allah’ın(c.c) himayesinde olup (2) günahların vermiş olduğu vicdani ve psikolojik sorumluluklardan da arınmış oluruz.

Namaz kılanlarda tevekkül duygusu, yine kişiyi ruh hastalıklarından koruyarak, psikolojik olarak olumlu etkilemektedir.

Namazı kılan bir kişi secdeye vardığı an mağruriyet damarı yok olur. Secdeye vararak başını tüm insanlarla aynı yere koyar ve dolayısıyla gurura kapılamaz. Mağruriyet ise insanda maddi manevi ciddi rahatsızlıklar doğurabilecek güçlüktedir. Namazı bir ibâdet ciddiyeti içinde devam ettirenlerin gururları, secdeye her vardıklarında törpülenmiş olur. Sırf bu açıdan bile namaz, ahlâka temel olan bir ibadettir.

Namaz, insanı kontrol eden ve daimi koruyan bir zırhtır. İmani noktada ortaya çıkabilecek aşınmalar namaz kılanlarda görülmez. Bu kişi imani açıdan sıkıntı çekmemekle birlikte devamlılığı sayesinde artan bir ihlasla hayatına huzurlu olarak devam eder.

Namaz ibadetinin yeryüzünün her yerinde yapılabiliyor olması insana çok geniş bir açıdan terapi imkanı sağlar.

Bu açıdan bakıldığında da namazda ruhun, kalbin, aklın büyük bir rahatı vardır. (3)

Namazın uhrevi boyutunu düşünen ve eşsiz mükafatını idrak eden bir kimse için namaz kılmak kaçınılmazdır. Her şeyden öte namaz sadece Allah’ın rızasını kazanabilmek için kılınmalı ve bu şuurla devam ettirilmelidir. Rabbimizin bize vermiş olduğu binlerce nimetin şükrünü yerine getirmek gerekir.

İşte namaz en büyük şükür, en açık teşekkürdür. Namaza bütün vücudumuzla katılıyoruz: Elimiz, ayağımız, gözümüz, dilimiz, başımız; aklımız, kalbimiz, hayalimiz bütün duygularımızla… Böylece bütün bu organ ve duygularımızla Allah’ımıza şükrümüzü iletmiş oluyoruz.

“Elhasıl, ahiret gibi dünya saadeti dahi, ibadette ve Allah’a asker olmaktadır.”

(1) (Prof. Dr. Tevfik Sağlam, Diyanet Dergisi, sayı: 1, 1964).

(2)“Sabah namazını kılan kimse Allah’ın himâyesindedir.”(Müslim, Mesâcid 262; Tirmizî, Salât 51, Fiten 6; İbn Mâce, Fiten 6)

(3) Risale-i Nur/Sözler/4.Söz

 

Paylaş

2 yorum yapılmış. Sende yap :)

  1. Anonim 19 Haziran, 2017 at 18:26 Reply

    Teşekkür ederim.Tam da “neden namaz kılıyorsun?” Sorusunu verenlere vermek istediyim cevab:)Allah sizlerden razı olsun

Yorum Yap