Ölüm Seni Uyandırmadan!

Paylaş

İnsanoğlu…
Doğar… Yaşar ve ölür…
İnsanoğlunun bu üçlemeye verdiği isimdir ömür…
Öbür yandan biz buna dünya hayatı diyoruz…
Peki biz bu dünya hayatının amacını biliyor muyuz?
İstatistiklerle konuşulan ortalama 60 senelik ömür…
Aslında bir filme benzetirsek bunu: 3 bölüm…
Ya da bir yolculuk ve üç duraktan ibaret…
Devam edelim ve yolculuğa çıkalım bölüm bölüm…

Ne gariptir hiç hatırlamaz anne rahmini insan…
Karanlık ortam ve suyun içerisinde bir yaşam…
Gözlerin kapalı ve bir o kadar da meraklı…
Beklersin… Vaktin gelmiştir artık.Ve yolculuğun başlar…
İlk göz kapaklarını hissedersin.İlk onun gülüşleri…
Muhtaçsın, hemde fazlasıyla…
Daha düşünemiyorsun bile…
Ama ne gariptir ki, en aciz halinle her şey ayağına seriliyor.
Sanki birisi emir veriyor senin adına, tüm kainata…
Sen bir elma yiyebilesin diye tüm kainat seferber…
Bütün bu hayat sahibi olanlar sana müteveccih…
Hiç düşündün mü? En küçük dairede en büyük vazife var.
Böyle sistemli bir gidişat. Demek ki bir amacı var….

Farkında değil misin? Gezegende olan tüm ölçüler tek bir yaratığın yararına olabilecek şekilde tasarlanmış.

Anlama ve fark edebilme zekası olan tek bir yaratık…
Yaşam için gerekli bu miktarların dengesi çok hayret verici değil mi?
Peki bunun bize verdiği mesaj nedir hiç düşündük mü?
Bütün vaktimizi Facebook’da gezerek geçirmek mi?
Saçma, manasız ve fayda gözetmeyen tweetler atmak mı?
Instagram’da ki bütün fotoğraflara bakıp beğenmek mi?
Ya da ömrünün sonuna kadar çalışmak mı?
Hiç ölmeyecekmiş gibi bütün planlarını dünyaya yapmak mı?
Ya da hiç bir şeyi umursamadan öylesine yaşamak mı?

“Sırf bu dünya için mi yaratılmışsın ki bütün vaktini ona sarf ediyorsun?”

Görmüyor musun? Perestiş ettiğin her şey elinden gidiyor…
Çocukluğun gitti, gençliğin gidiyor…
Sevdiklerin birer birer ölüyorlar…
Kaybettiğin herşey sana merhametsiz şekilde azap veriyor…
Sonsuz bir mutluluğa bu dünyada erişmen imkansız.İstediğin kadar çabala beceremezsin çünkü insansın.
Senin en kıymetli hazinen hayatındır, o da bir anlık…
Kainatı serseler önüne hayatından vazgeçer mi insan?Asla…
Ama gelgelelim bir dünyaya, o kısacık hayatı harcamaktan çekinmiyor pervasız…

Uyan…

Aldığın her nefes, ölüme attığın bir adım, unutma bunu…
Bak zalim izzetiyle, mazlum zilletiyle bu dünyadan göçüp gidiyor…
Hemde hiç bir ceza hiç bir mükafat almadan… Adaletsizce değil mi?
Hakkı savunan kimse yok mu zannediyorsun?
Bir ceza yoksa ölümden sonrasına, neden iyi olmak için uğraşır insan…

Madem yokluğa gidecektik bu varlığın sebeb-i vücudu nedir? Heyhat…
Zayi mi olacak onca güzel şey? Bir hiç uğruna mı bu kadar sanat?
Aç gözlerini uyan, ölüm sekeratı seni uyandırmadan…

Paylaş

1 yorum

Yorum Yap