Sabaha En Yakın Gece

2
Paylaş

Sevgi neydi sevgi emek miydi?
Ya da eski semtlerden birinin adı mıydı vefa?
Eskimiş miydi göynümüzün betonlaşmış toplar damarları?
Toplayamıyor muydu artık bizi bi’ araya?
Neden mutsuz olacağını bile bile adım atardı ki insan bilinmezliklere?
Bi’ denklem mi vardı ortada iki tane bilinmeyeni olan?
Biri x biri y miydi kaybedilenlerin?
Çıkanlar kalanlardan fazla mıydı hayatımızdan?
Gözden ırak olan gönülden de Halep mi olurdu?
Acılar yerini neye bırakırdı?
Umutlar kavşaktan dönünce mi çıkardı karşımıza?
Hayaller düşünce bulutlardan yaşlar mı süzülürdü gözlere?
İnce bi’ nakış mı arardı insan Nakkaşını bilmiyorken?
Denizi ararken derede mi boğulurdu yunus balıkları?
Sahi yunus balıklarının işi neydi ki derede?
Neredeydi gökyüzü neredeydi bulutlar?
O gemi bi’ gün gelir miydi demir aldığı limandan?
Yoksa İsmail Abi gibi balık olmaya mecbur mu kalırdı Mecnun’lar…
Leyla yokken Mecnun olmak neye yarar?
Bi’ bakkalı yoksa gönül şehrinin Yavuz hırsız gelince
kapıyı ona nefis açar!
Kelimeler birikerek cümleleri cümleler içimizdeki volkanları harlıyorsa öznesi de yüklemi de bir olmuştur ömrün…
Labirent gibi keşkelerde kaybolurken beşer
Azrail gelse anı ölümsüzleştirmek ister!
O ölümü görmezken,
Ve Ölüm ölmezken,
Bu gidiş nereye erken!
Yaprak düşer cennetten…
Sararan yaprağın sen yazan hışırtısı
Sonbaharın nefes kesen bulantısı
Tek bi’ yol var çıkmaza çıkan
Ecelin değiştirilemez değiştirilmesi teklif dahi edilemez genel geçer yasası…
Gelenler de geçer hayattan
Gidenlerin yüzünü bir daha görmez bahar..
Sahi ilk miydi bahar son muydu insana?
Yoksa her son yeni bi’ başlangıç için miydi sonsuzluğa?
Cevapları sende saklıyken tüm soruların,
Kaydırma yapmak gibiydi şeytana uymak.
Ya da cevap anahtarı senken tüm soruların,
Gözlerini kapatıp görmezden gelmekti senden içeri olan seni…
Peki sen sensen içindeki kimdi?
Senden içeri olan nefsin miydi?
Yoksa sen mi içindeydin nefsinin?
Ne kadar çok soru vardı cevabı insana bakan..
Her şeyle alakadar olan beşerin
Ölüme karşı körlüğü ne tuhaf…
Her şeyi merak eden sen
Her zaman kaçtın ölümden..
Bi’ yok oluş sandın belki de,
Çürüyüp gidecek sandın beden..
Hâlbuki bak bu kışın ahiri nasıl baharsa,
Nasıl dirilirse çiçekler yerin altında çürümüşken,
Sen de dirileceksin ey insan!
Aklını başına al,
Erkekçesine ölümün yüzüne gül!
Merdane kabre bak,
Bak ne talep eder,
Ne ister senden yaşamak¿
Sen ne istersin yaşamaktan¿
Nefes almak yeterli midir yaşıyorum demek için,
Peki nefes alırken ölmek nedir?
İslamiyet’i kaybetmek nedir?
Gözünü kapatıp kendine gece etmek,
Hakikatlerden kaçarak göz yummak sahteliklere,
Ve bi’ gün kendi selanı duymak
Varlığına bile katlanamadığın caminin minaresinden…
Neden düşman olurdu ki insan aslına?
Hâlbuki baksaydı içine belirecekti
“Gaye-i Hayal…”
Bi’ gün bi’ “Çınar’ın Altından” gelecekti ona yaşamak..
“Sözler”den dikilen bi hulle
Ab-ı hayat sunacaktı sefil ve kimsesiz ruhuna…
Anlıyordu da anlamazdan mı geliyordu yoksa?
Zaman değişmiş derken
Bilmiyor muydu ölümün değişmeyeceğini?
Ben de herkes gibiyim derken bilmiyor muydu kabirde bir başına nedamet edeceğini?
Peki son pişmanlık fayda etseydi
Ayrılır mıydı Ebu Cehil’ler Ebu Bekir’lerden.
Son secdeler kabul görseydi
Müzelik eşya olur muydu Firavun?
Evim olsun, arabam olsun, arsam olsun, yazlığım var ama kışlığım da olsun…
Peki ya kulluğun?
Kulluğun var mı kardeşim?
Hani Müslümandın sen,
Hani Müslümanın yarını olmazdı!
Nedir bu mal mülk sevdası…
Mülk senin mi?
Mülkü bırak sen bile sana malik değilsin ki!
Mülkü sahibine teslim et.
Onun namına başla her işine.
Onun namına al,
Onun namına ver selamını..
Ve hazinelerinin anahtarları bile develerle taşınan Karun’u hatırla…
Malı da kendisi de yerin dibinde olan Karun’u…
Her şeyi üstüme yapayım derken
Bir gün üstüne yapılacak her şey
Merak etme toprak seni bekler
Üstünde açacak kardelenler…
Müslümanım demek başka
Müslümanca yaşamak başkaysa,
Haydi kardeşim durma
Yine yeni yeniden başla!
İnan bana çıkacak karanlıklar aydınlığa..
Bekle bekle ve gör güzel günleri,
Çünkü gecenin en karanlık anı
En yakındır sabaha…
Bu senin davan davana sahip çık!
Gönlünü aç insanlara,
Paylaşmasını öğren,
Ve sevmeyi öğret insanlığa…
Sen yanmasan ben yanmasam
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?
Baki-i Hakiki’nin güneşiyle yan ki
Ay bile sönük kalsın yanında…
Sen O’nu bul O’nu bil ve O’na dayan!
Ve İnan:
“Hiç beklemediğin anda çiçek açar umutlar…”
~Selametle~

Paylaş

2 yorum yapılmış. Sende yap :)

  1. Ayse Hanefio 22 Şubat, 2017 at 20:30 Reply

    Merhaba! Yazınızı çok beğendim. Wattpad isimli sosyal medya sitesinde isminizi belirterek (link de olacak) paylaşabilir miyim?

Yorum Yap