Sevgilinden Ayrıldın Ama Unutamıyor Musun?

Paylaş

Biliyoruz ki insan fıtrat itibarıyla tüm mevcudat ile alakadadır. Çünkü insana sonsuz sevme kabiliyeti verilmiş fakat muhabbet beslediklerimiz ve sevdiklerimiz durmuyorlar, gidiyorlar. Onlar dursa, biz gidiyoruz ve ayrılıklardan daima azab çekiyoruz. Çünkü sonsuzu sevmek için verilmiş olan bir kalbi sonu olan varlıklara harcıyoruz.

İşte bu yüzden Aşk, şiddetli bir muhabbettir: Fani mahbublara müteveccih olduğu vakit ya o aşk kendi sahibini daim bir azab ve elemlere bırakır veyahut o mecaz mahbub, o şiddetli muhabbetin fiyatına değmediği için baki olan mahbubu arattırır; aşk-ı mecaz aşk-ı hakikiye inkılab eder.Yani mecazi olan aşk hakiki olan aşka inkılap eder. (Mektubat-9.Mektup)

Bu sadece karşı cins olarak düşünmeyelim . Kalbinde Allah’tan gayrı ne varsa. Mesela Kiminin leylası arabasıdır. Kiminin mecnunu dünya oluyor. Kiminin ki sosyal medya, kiminin ki bilgisayar..

Bu dünya hayatında en bahtiyar odur ki kırılacak olan cam parçalarına elmas değerini vermez diyorlardı fakat bizler cam parçalarını elmas zannedip hiç kırılmayacak farz ettik ve koynumuza bastık . Unuttuk onlarında kırılabilecek olduklarını . Zaman geçti günü geldi düştü ve kırıldı. Kırılan cam parçaları kalbine saplandı. Acı iliklerine kadar işledi ve sabahlara kadar gözyaşı döktün. Gözlerin şişti ağlamaktan. Herkesten medet umdun. Belkide etmediğin dua kalmadı günah ve haram olan sevdana Cenabı Hakk’ı da ortak etmeye çalıştın. Rabbini, onu düşündüğün kadar düşünmedin. Belki de onun dedikleri daha öncelikliydi. Allah ile pazarlık yapar gibi hep erteledin .Zaten ertelemeseydin Cenab-ı Hakk seni düşündüğü için:

Ey kulum zinaya yaklaşma!

Diye seni uyarmıştı ama sen ona güvenmedin belki de inanmadın hatta duymak istemedin. Halbuki bir daha söylemişti:

Kalpler ancak Allah’ı anmakla tatmin olur.

Ama beş para etmez sevdaya bazen insan ayeti bile satabiliyor. Allah var diyen genç, ahiret var diyen genç, neden Allah yok gibi yaşadın ? ya da neden Allah yokmuş gibi davrandın?. İnandığın gibi değilde yaşadığın gibi inanmaya çalıştın. Aslında bilmeliydin ve gördünde haram sevmekte kıskançlık elemi var, haram sevmekte bir ayrılık acısı var. Ayrıca haram sevmekte mukabele(karşılık) görmemek gibi çok arızalar var. İşte bunlar o küçücük lezzeti zehirli bir bal hükmüne getiriyor. Neden zarara bile bile gidiyorsun. Zarara rızası ile gidene merhamet edilmez biliyorsun.

‘’Gayr-ı meşru bir mhabbetin neticesi, merhametsiz acı cekmektir.’’ Kaidesi sırrınca siz fıtratınızdaki Cenabı Hak’ın zat ve sıfat ve esmasına sarfedilecek muhabbet ve marifet istinadını ve şükür ve ibadat cihazatını nefsinize ve dünyaya gayr-ı meşru bir surette sarfettiğinizden bil istihkak cezasını cekiyorsunuz. Çünkü Cenabı Hakk’a ait olan muhabbeti nefsinize verdiniz. Mahbubunuz olan nefsinizin hadsiz belasını çekiyorsunuz. Çünkü hakiki bir rahatı mahbubunuza vermiyorsunuz. Hem onu, hakiki mahmub olan Kadr-i Mutlak’a tevekkül ile teslim etmiyorsunuz, daima elem çekiyorsunuz. Hem de Cenabı Hakk’ın esma ve sıfatına ait muhabbeti dünyaya verdiniz cezasını çrkiyorsunuz. Çünkü o hadsiz mahbublarınızın bir kısmı Allahasmarladık demeyip, size arkasını çevirip bırakıp gidiyor. Bir kısmı sizi hiç tanımıyor tanısa da sevmiyor. Sevsede size bir fayda vermiyor.

Daima hadsiz firaklardan ve ümidsiz dönmemek üzere zevallerden azab çekiyorsunuz.

Şuan manevi bir ameliyattasın, kalbine bir neşter vuruldu .Allahtan gayrı ne varsa kalbinde teker teker dökülecek. Hem unutma şifa ameliyattan sanra gelir.

Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır.

Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur.

Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır.

Hem madem dünya sahipsiz değil.

Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var.

Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır.

Hem madem  لاَ يُكَلِّفُ اللهُ نَفْسًا اِلاَّ وُسْعَهَا  (Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez.) (1) sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur.

Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır.

Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır.

Elbette en bahtiyar odur ki, dünya için ahreti unutmasın, ahretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat- ı dünyeviye için bozmasın, maleyani şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir tellekki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selametle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.

EVET KARDEŞİM ŞİMDİ YENİDEN BAŞLAMA ZAMANI!!

Bu ayrılık acısının evresinde kendini tedaviye al sevgiyi asıl sahibine yönelt. Hakiki sevilecek olan odur. Şeytan onu aklına getirdiği zaman Kur’an-ı Kerim’e sarıl, namazlarına daha da yoğunlaş. Sakın onsuz yaşayamam deme o yokken de yaşıyordun; şimdi yok bak yine yaşıyorsun. Hem ne çabuk unuttun seni yokluk aleminden bir damla su ile bu aleme getireni.Seni yaratana ihanet etme!

Artık yeni hayatına başlama zamanı Sakın ümitsizliğe kapılma ve sakın unutma ALLAH var ALLAH yar.


Kuran-ı Kerim | Bakara Sûresi | 2:286
Çok Mu Seviyorsun?
Ayrıldık Ama Unutamıyorum. Aklımdan Çıkmıyor

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?