Suyun Hafızası Var! IQ’su Çok Yüksek, Unutmuyor

2
Paylaş

 

Başlığı okuyunca şaşırmış olabilirsiniz. Rengi, tadı, kokusu olmayan, saf hali 2 hidrojen ve 1 oksijenden oluşan cansız bir maddenin nasıl hafızası olabilir?  😱

 

Japon bilim adamı Dr. Masaru Emoto su üzerine yapmış olduğu çalışmasında somut kanıtlarla insanın titreşimsel enerjisinin düşüncesini, kelimelerini, fikir ve müziğin hatta son yaptığı çalışmalarda filmlerin dahi suyun moleküler yapısını etkilediğini ispat etmiştir. Su gezegendeki yaşam kaynağımızdır. Susuz hayat imkansızdır. Bizim bedenimizin 4’te 3’ü ise sudan oluşmaktadır. Ve su uyumlu bir madde olup, fiziksel şekli kolayca bulunduğu ortama adapte olur. Sadece fiziksel şekli mi ? Hayır. “Moleküler” yapısı da değişir. Çevreden aldığı enerji ve titreşimlerle ..

✨Bu anlamda su sadece fiziksel olarak durumu yansıtmaz, moleküler olarakta yansıtır. Dr. Emoto ise bu moleküler değişimi su damlacıklarını dondurup fotoğraflayarak belgelemekte. 

 

Dünyanın değişik yerlerinden alınan suyun kristalize şekillerinde bir çok farklılıklar keşfetmiştir. Akarsulardan alınan su çok güzel geometrik şekilleri alırken,sanayi yerleşiminin olduğu yerlerden alınan sularda ise bozukluklar veya düzgün olmayan şekiller oluşturuyor.

 

Su kristalleri deneyinde ilginç olan sadece kağıt parçalarının üzerine farklı anlamdaki kelimeler yazılıp bunları su şişelerine yapıştırıldığında “teşekkürler” yazılı şişedeki su güzel bir şekille tepki verirken, “aptal” kelimesi yazılı şişedeki suyun biçimsiz kristal şekliyle tepki verdiğini gözlemlenmiş. Özetle suya pozitif bilgi yüklendiğinde ortaya çıkan şekiller pozitif, negatif yüklendiğinde ise şekiller negatif olmuştur. Yine benzer bir deneyi Japonya’da iki ilkokul öğrencisi yapmıştır. İki farklı şişeye pişmiş pirinç koyup şişenin birine “Teşekkür ederim!” diğerine ise “Seni aptal!” diye yazmışlar.Bir ayın sonunda “Teşekkür ederim!” yazılan pirincin renginin sarı olduğunu ve “Seni aptal!” yazılan pirincin ise simsiyah olduğunu gözlemlemişler.

 

Vücudunun 4′ te  3′ ü su olan ‘insana’ dönecek olursak:

Güzel sözler, rahatlatıcı bir müzik, kuşların cıvıltısı, su sesi … vs. insan bedenine ve ruhuna faydalıdır. Bir insana güzel bir söz söylediğimizde-morali bozuksa bile- yüzünün alacağı hoş ifade ile kötü söz söylediğimizde ise suratının asılacağı-morali iyi olsa bile- herkesçe bilinir. Demek oluyor ki insan fıtraten “iyi ve güzeli” istiyor, tatlı sözcükler duymak istiyor.

Çünkü muhattap aldığımız varlığın %75′ i su.💦
(Bebeklerde bu oran %90. Bu yüzden daha ince duygulara sahipler.)

Tam burada Hz. Muhammed’in(s.a.v) sünnetlerine bakacak olursak:

  • Hediyeleşmek. 🎁
  • Güler yüzlü olmak.😃
  • Selam vermek.🏻 ✋
  • Birbirine iltifat etmek.😎
  • Sevdiğini söylemek.😍 (Bu arada seni Allah rızası için seviyorum sevgili okuyucum.)

 

Örnekleri çoğaltabiliriz. Bunların insanı mutlu eden, rahatlatan şeyler olduğuna hemfikir miyiz?

“Tabiki” dediğinizi duydum ve devam ediyorum.  😀

 

Dr. Masaru bir araştırma daha yaptı ve “İslam’ın en mükemmel, fıtrata en uygun ve doğru din olduğunu moleküler olarakta kanıtladı.” Yine su üzerine yaptığı çalışmalarda Kur’an-ı Kerim okurken veya hoca ezan okurken sudaki moleküllerin mükemmel bir altıgen dizilime ulaştığını belgeledi. İnsan vücudunun da büyük çoğunluğunun sudan oluştuğundan yola çıkarak Kur’an okuyan ve Allah’a dua eden insanların huzur ve mutluluk duymasının sebebinin de bu olduğunu saptadı.

Belki de suya dua veya Kur’an-ı Kerim’den ayetler okumanın şifa verdiği bilgisi de safsatalıktan(!) çıktı. Ne dersiniz? 

 

Şifa demişken; su aynı zamanda stres karşıtı hormonların üretimini arttıran,bağışıklık sistemini uyaran, kan dolaşımını ve metabolizmayı canladıran bir tedavi metodudur. Osmanlı döneminde psikiyatrik bozuklukların tedavisinde su sesi kullanılırken, günümüzde suyun her türlü özelliği ayrı bir hastalık reçetesi olarak kabul edilmektedir. Suya dokunmak, su ile temas içinde olmak bağışıklık sistemini uyarmakta, stres karşıtı hormonların üretimini hızlandırmaktadır. Suyun cilde teması sinir uçlarını uyarmakta ve nevraljiden(sinir iltihabı) migrene, kas tutulmasından eklem atrozlarına kadar bir çok soruna çözüm olmuştur.

Su, günümüzde çeşitli hastalıklarda tıbbi tedavi yöntemlerinin yanında aynı zamanda destekleyici olarakta kullanılabilen doğal şifa kaynağıdır. Bu yüzden İslam dininde abdest almanın çok önemli yeri vardır. Abdest alırken insan hem ruhen hem bedenen tedavi olmaktadır.😌

 

Sonuç olarak Allah, su ile bize hayat vermiş ve yediğimiz her türlü besini suyla topraktan bitirmiş. Ve Kur’an-ı Kerim’ de şöyle buyurmuştur:

  • “Sizin için gökten su indiren O’dur;içecek O’ndan, ağaç ondandır ki hayvanlarınızı onda otlatmaktasınız. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir topluluk için ayetler vardır.” (Nahl suresi 10-11)
  • “O inkar edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer birbirleriyle bitişik iken, biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yinede onlar inanmayacaklar mı ?”( Enbiya suresi 30)

 

Ufak bir su yolculuğumuzun sonuna geldik.

 

  • O’nun yarattıklarında O’nun esmalarını okumak:” Başını kaldır, kendini tanıttırmak isteyen faal ve kudretli bir Zâtın hârika işlerine bak. Sen başıboş olmadığın gibi, bu hadiseler de başıboş olamazlar. Herbirisi çok hikmetli vazifeler peşinde koşturuluyorlar. Bir Müdebbir-i Hakîm tarafından istihdam olunuyorlar.” 

 

  • Ve bir kez daha fıtratın illede İslam illede İslam diye haykırması:”İşte şu meyelânlar, irade-i İlâhiyeden gelen evâmir-i tekviniyenin tecellîleridir, cilveleridir.”

 

Merakımı mazur görün ama şu soruyu sormadan edemeyeceğim:

Daha önce hiç suya aşık oldunuz mu ?💕

Paylaş

2 yorum yapılmış. Sende yap :)

  1. Meynsu_Meyn 3 Eylül, 2017 at 16:38 Reply

    Su ya ilk defa aşık oldum ve bu aşk sonsuza dek sürecek İnşaAllah, Suyu bize tatlı ve helal kılan Rabbim’e sonsuz Şükürler olsun

Yorum Yap