“Yok Artık” Dedirten Ölüm Tatlılığı

Paylaş

Fayda gözeterek hareket etmek hikmetli iş yapmaktır. Kâinatta hücreden yıldızlara kadar bunun çokça örneklerini görebiliyoruz. Vücudumuzdaki organlar, kemikler, damarlar ve hatta tüm hücrelerimiz bir hikmete binaen bulunmaktadır. “Apandis, dalak, bademcik gibi organlar körelmiştir.” diyen evrimci düşüncenin yanıldığını son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar çürütmüştür.

New York Mount Sinai Tıp Bölümü Marfoloji ve Anatomi bölüm başkanı Jeffrrey Laitman işlevsiz gibi görünen, bu organların hayati önem taşıdığını kanıtlamıştır. Bir hikmeti olduğunu görmemek hikmetsiz olduğuna delil değildir. Nasıl ki düzensizlik gibi görünen depremlerin dahi çokça hikmetleri bulunuyor: maden sularının ortaya çıkması gibi, aynen öyle de şu kâinatta hücrelerden yıldızlara kadar her işte bir hikmet olduğunu görüyoruz.

Şu görünen sayısız hikmetli işler Allah’ın Hakîm isminin tecellileridir. Kâinatın her köşesine baktık ve tasdik ettik: hikmetsiz hiç bir iş yoktur. Allah’ın Hakîm isminden yola çıkıp kâinatta hikmetsiz gibi algılanan durumları inceleyelim. Ağaç çekirdeği toprağın altına girip çürümesinin ardından çok daha muntazam bir vaziyette diriliyor.

Bu durumu inceleyelim: Cansız varlıklar sadece vücut sahibidir; canlı varlıkların en alt mertebesi olan bitkiler ise hem vücut, hem hayat sahibidir; bir üst mertebe olan hayvanlar ise hem vücut, hem hayat, hem ruha sahiptirler ve kâinatın en üst mertebesindeki insanlar ise hem vücut, hem hayat, hem ruh, hem de şuur, akıl sahibidirler. Canlılığın en alt birimi olan bitkinin tohumu, toprağın altında çürümesinin ardından yepyeni bir surette diriliyor.

Allah’ın hikmetsiz iş yapmaması ispat eder ki: En alt birimde durum böyleyken kâinatın en üst mertebesindeki insan dahi toprağın altına girmesinin ardından yepyeni bir surette dirilecektir. Canlılığın hatta kâinatın en üst mertebesinde bulunan insanlar için: “Ölümünün ardından toprağın altına girip hiç olacak.” demek, oldukça abes olur, yani Allah’ın Hakîm ismine ters düşer. Kâinatın en üst mertebesindeki insan dahi toprağın altına girmesinin ardından yepyeni bir surette dirilecektir, toprağın altında çürümesinin ardından yepyeni bir surette dirilen bütün tohumlarda buna şahittir.

Başka bir örnekle pekiştirelim: cüzdanıyla, rütbesiyle, üniformasıyla, silahıyla polis memuru olduğunu anladığımız bir adam evinde pijamalarıyla oturuyorken “Bu adam sadece bu evin korunmasından sorumlu bir babadır.” demek abes olur değil mi? Evet bir karakolu, bir görev yeri vardır, çünkü cihazatları bunu gösteriyor. Bize hayalen denilse: “Sana bir milyon sene ömür ve zengin bir dünya hayatı verilecek, fakat sonrasında hiç olacaksın.”

Fıtratından gelen sesi dinleyip insafla cevap verirsen, “Hayır, bunu istemem bütün hissiyatlarım sonsuz sonsuz diye haykırıyor.” dersin, mesela çok basit bir yemek lezzetinde dahi o lezzet dilimizde hep kalsın isteriz bu sebeple mide “Tamam dur!” dese de yemeğe devam ederiz. Evet Allah’ın hikmetsiz iş yapmadığı ispat eder ki bu manevi ve maddi cihazatlarımız sonsuzu arzulaması nispetiyle: “Bu insan ebed için halk edilmiş ve ebede gidecektir. Bu dünya ona bir misafirhanedir ve ahiretine bir intizar salonudur…”(1)


(1) Risale-i Nur Külliyatı | Sözler | 10.Söz | 11.Hakikat

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?