ZAMANI YÖNETMEK İSTER MİSİN?

Paylaş

Ah şu zaman…

Öyle bir şey ki ne tutabiliyorum onu ne de geri getirebiliyorum.

Ömrümün yıllarını hatta saniyelerini alıp götürüyor,

Hem de hesapsızca…

Bir türlü yetmiyor bana,

Belki de hiçbirimize.

Ne yaparsak yapalım nafile.

Ve sonunda yapılması gereken ama yetişmeyen tüm işlerin boynu bükük kalıyor.

Acaba hakikaten yeterli zaman mı yok yoksa biz zamanın nasıl yönetileceğini mi bilmiyoruz?

Bugün “Zaman çok hızlı geçiyor ama ben hiçbir şey yapamıyorum.” diyenlere “Yapacak bir şeyler var.” diyeceğiz.

Hadi o zaman başlayalım zamanın efendisi olmak için çıkacağımız yola.

Zaman kelimesi söyleyince aklınıza ne geliyor? İlk önce bununla başlamamız lazım. Her şey sizin zaman kavramını nasıl doldurduğunuzdan ortaya çıkıyor. Sizden 20 saniye zamanın sizce ne demek olduğunu düşünmenizi istiyorum.

(Düşündükten sonra yazıya devam edebilirsiniz.)

Herkes farklı anlamlar vererek zamanın içini doldurdu, acaba kaçınız zamana bir hazine olarak baktınız? Evet, geri kazanılamayacak bir hazinedir zaman. Siz zamana geri döndürülemeyecek bir hazine olarak baktığınızda, onun ne kadar değerli olduğunu anladığınız anda zamanınızı yönetmeye başlayacaksınız.

Çok sevdiğim bir söz vardır:

“Zamanı harcarsanız o da sizi harcar.”

Sizler zamanınızın kıymetini bilin ki o da sizi harcamasın.

“Peki zamanı yönetmede bir tek bunu bilmemiz yeterli mi?” dediğinizi duyar gibiyim.

Tabii ki hayır bu işin başlangıcıydı. Şimdi zamanı yönetmenin inceliklerine doğru yolculuğa çıkacağız.

Yolculuğumuza başladığımızda ilk durağımız Risale-i Nur külliyatından Asa-yı Musa eserindeki dördüncü meseledir.

Dördüncü mesele bize diyor ki:

“Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur. Birbiri içinde mütedahil daireler gibi, her insanın kalb ve mide dairesinden ve cesed ve hane dairesinden,nmahalle ve şehir dairesinden ve Küre-i Arz ve nev’i beşer dairesinden tut.. ta zihayat ve dünya dairesine kadar, birbiri içinde mütedahil daireler var. Her bir dairede her bir insanın bir nevi vazifesi bulunabilir.” (1)

Zaman yönetiminin inceliklerine tam olarak burada başlıyoruz. Zamanınızı yönetmek için burada belirttiği gibi iç içe geçmiş daireleriniz olmalı. Her bir dairede yapmanız gerekenleri yazarak dairelerinizi çizmeye başlayın. Bu daireler sayesinde zamanınızı yönetmeye başlamanın ilk adımını atmış olacaksınız.

Risaledeki yere devam ettiğimizde bizi ikinci durağımıza götürüyor.

Diyor ki:

“fakat en küçük dairede,en büyük ve ehemmiyetli ve daimi vazifeler var. Ve en büyük dairedeki en küçük ve muvakkat,ara sıra vazife bulunabilir. Fakat büyük dairenin cazibedarlığı cihetiyle küçük dairedeki lüzumlu ve ehemmiyetli hizmeti bıraktırıp lüzumsuz, malayani ve afaki işlerle meşgul eder. Sermaye-i hayatını boş yerde imha eder.” (2)

Burada üstünde durduğu şey neydi? En küçük dairedeki en ehemmiyetli işi yapmayıp, ondan daha büyük dairedeki vazifenin cazibesine kapılıp o vazifeyi yapmamaktı.

Daireleri çizerken en küçük yani başlangıç dairenize sizin için en önemli vazifeyi koymalısınız ve onu yapmadan diğer dairelere geçmemelisiniz. Dediği gibi en küçük dairede en ehemmiyetli vazife vardır.

Şimdi sizi biraz hayal etmeye çağırıyorum. Düşünün bir Müslüman olarak bu yazıyı okuduktan sonra acaba o ilk daireye ne yazacaksınız? Acaba dünyalık şeyler mi yoksa kulluğun gerektirdiklerini mi yazacaksın?

Görüyoruz ki bu ilk daireye insanlar hep dünyalık şeyleri yazdığı için 60-70 yıllık hayatı sonsuz bir hayata tercih ediyorlar. O yüzden de ahirette de şunu diyecekler:

Ey Rabbimiz! Yakın bir müddete kadar bize süre ver de senin davetine uyalım ve peygambere tabi olalım diyecekler.” (3)

İşte siz de bu cümleleri kurmak zorunda olanlardan olmamak için ilk dairenize kulluğun getirdiği vazifeleri yazın ve zamanı en iyi yönetenlerden biri olarak ahirete göç edenlerden olun.

Yolculuğumuzda ilerlediğimizde bizi teknik bilgilerin olduğu durak karşılıyor bize diyor ki:

1) Hedeflerinizi belirleyin ve onu öncelik sırasına göre düzenleyin.

Hedefi olmayan bir insan yaşayan bir ölü gibidir.

İlk önce kendinize bir hedef belirleyerek başlayacaksınız. Sonra bu hedefinize ulaşmak için öncelik sıranızı belirleyeceksiniz. Bu sayede hedefinize ulaşmada ilk önce neler yapmanız gerektiğini göreceksiniz.

2) Bir göreve odaklanın ve onun üzerine çalışın.

Hedefinize giderken yapmanız gereken bir göreve odaklanıp onun üzerine çalışmalar yapmalısınız. Odaklandığınız için sizi görevinizi yaparken görevinizi yapmanızı engelleyecekleri tespit edip onlardan kurtulmanız lazım.

3)  Mükemmelliği bırakın.

Bir hadisi hatırlatarak başlayalım.

“Allah katında amellerin en makbulü az da olsa devam üzere yapılandır.” (4)

Yani bir gün boyunca 5 vakit namazın haricinde bütün nafile namazları kılıp 100000 zikir çektikten sonra ertesi gün 3 vakit namaz kılmak olmaz.

O yüzden az ve devamlı olan.

Buradan yola çıkarak şunu göstermek istiyorum, bir şeyin her şeyi mükemmel olacak diye takıntılı bir şekilde onunla uğraşırsanız o işten başka bir iş yapacak güç sizde kalmayacak. O yüzden siz yapabildiğinizi yaptıktan sonra tevekkül edip diğer işe geçmelisiniz.

4)  İşlerinizi parçalayın ve bölün.

Yapmamız gereken işlerinizi zaman içinde parçalamak. Bu sayede zor bir işi azar azar yaparak gözünüzde eksiltecek ve bitireceksiniz. Bundan dolayı işlerinizi bölerek zamandan tasarruf sağlayacaksınız.

5)  İşi başkasına devredin.

Bu Türk milletinin en iyi yaptığı şeylerdendir.

Yalnız bu çok yanlış anlaşılmış.

Bunun doğrusu senin yapabileceğin bir işi sen yaptığın gibi yapabilecek başka biri varsa ve bunu yapacak zamanı varsa ona vermektir. Bunu yaparak siz zaman kazanacaksınız ve hedefinizi gerçekleştirmek için diğer vazifenize odaklanabileceksiniz.

6)  Bitirme zamanı belirleme

Burada şunu uyguluyoruz:

Hedefimize giderken yapmamız gereken vazifelerden birini seçiyoruz. Sonra ona odaklanıyoruz ve o göreve bir ömür biçiyoruz. Yani ne zaman başlayıp ne zaman bitireceğimizi belirliyoruz.

Bu size zaman içinde o vazifeyi bitirmek için neler yaptığınızı gösterecek ve bitiş zamanı belirlemeniz, yeni vazifelere geçebilmenizi sağlayacak.

7)  Günlük kontrol yapın.

Gün başlamadan önce belirlediğiniz dairelerinizi gün sonunda ne kadarını yapıp ne kadarını yapmadığınızı önünüze koyun. Bu size gerçekleri görmenizi ve kendinizi hedefe giderken revize etmenizi sağlar.

Bu durağımızdan da alacaklarımızı aldıktan sonra diğer durağımıza doğru yola çıkıyoruz.

Bu durağımızda bizi zamanımızı neden kullanamadığımızı anlatan gerçekler karşılıyor.

1) Uykuyu düzene koyamama

Bir insan uykusunu düzene koyamaz ise ve kaliteli bir uyku uyuyamazsa zamanı yönetmeyi ve uzun soluklu başarıları unutsun.

İlk önce uykunuzu düzene sokacaksınız ki başarılarınız gelsin. (Uykunuzu düzene koymak için şu yazıyı okuyabilirsiniz  http://blog.sozlerkosku.com/uyku-ile-basim-dertte/ )

2) Erteleme

Erteleme tam bir baş belasıdır!!!

O yüzden Hz.Muhammed (s.a.v) diyor ki: “Erteleyenler helak oldu.”(5)

İşlerinizi erteleyerek gözünüzde büyük bir hâle getirmeyin, çok sevdiğim bir söz vardır:

“Zor bir işi geciktirmek onu imkansıza dönüştürür.”

Sizlere bir sır vermek istiyorum, ben ertelediğim her işimde başarısız oldum sayılır. O yüzden siz az da olsa işinize başlayın ancak sakın ertelemeyin.

3) Zamanın kalitesi

Hepimiz yaşamışızdır. Dersin başına oturduktan 10 dk sonra telefonu alıp 20 dk Facebook’ta dolanmışızdır.

İşte bu bizim zamanı kalitesiz kullanmamıza bir örnektir. Bu örnekten yola çıkarak şunu görmeliyiz.

Biz oraya ders için oturduysak yalnızca ders yapacağız yani amacımızdan şaşmayacağız. Bir amaç için oturduğun için o amacını gerçekleştiremezsen zamanını çöp niyetine kullanmış olursun ve zaman elinden akıp giderken sen hiçbir şey yapamazsın. O yüzden çok sıkılsan da amacın ders çalışmaksa orada o dersi çalışacaksın.

4)  İradeyi koruyamama

İradenizi hedefinize kanalize ederek hedefinizden uzaklaşmamalısınız.

Çünkü

Hedefine giderken iraden senin yakıtın olacak.

Bu sebepten sakın ve sakın iradenizi hedefinizden çevirmeyin.

Yolculuğumuzun sonuna gelirken umarım zamanınızı nasıl yönetebileceğiniz hakkında iyi bilgiler vermişimdir.

”Zamana verdiğimiz değer, başarımızı ve başarısızlığımızı belirler.”

diyor Malcom X. Siz zamana değer verdikçe göreceksiniz ki zaman da size değer verecek ve sizi başarıya götürecek.

Bu söz size rehberlik etsin ve siz de zamanınızın kıymetini iyi bilin.

Kıymet demişken Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadisini hatırlayalım: “5 şey gelmeden önce 5 şeyin kıymetini bilin. İhtiyarlık gelmeden önce gençliğin, hasta olmadan önce sıhhatin, fakirlik gelmeden önce zenginliğin, meşguliyet gelmeden önce boş vaktin ve ÖLMEDEN ÖNCE HAYATIN kıymeti.” (6)

Size bir iyi, bir kötü haber vererek bitireceğim.

Kötü haber şu ki zaman uçup gidiyor. İyi haber şu ki

                                   PİLOT SİZSİNİZ.

 

KAYNAKÇA

1,2 ) RİSALEİNUR KÜLLİYATI ASAY-I MUSA

3) KUR’AN’I KERİM İBRAHİM SURESİ AYET 44

4) BUHARİ İMAN 32

5) MECMAU’Z ZEVAİD 5/172

6) MÜNAVİ, FEYZU’L KADİR,2/216

 

Paylaş

2 yorum yapılmış. Sende yap :)

Yorum Yap

Bunları da okumalısın