ACABA YAPTIĞIM ŞİRK Mİ? YOKSA İMANIMI MI KAYBETTİM? (VESVESE)

İnsanda paniğe yol açan, insan zihninin yapısını altüst eden bazı durumlar vardır ki ne yapacağını bilemez insan, çabalar, çırpınır; bir türlü çıkamaz işin içinden. Bir süre sonra kendine şunu sormaya başlar: “Acaba yaptığım şirk mi? Yoksa imanımı mı kaybettim?”

Öncelikle bu yönden gelen şüphelerin hepsi vesvesedir, bunu idrak edelim. Çünkü kalbin bu vaziyetten rahatsız, o hâlde bu düşünceler imanın merkezi olan kalbinden gelmiyor, demek ki bunlar doğrudan şeytanın sözleridir. Sen o düşünceleri kendin düşünmüş gibi zannedip yani kalbine mâl edip “Eyvah! imanımı kaybediyorum.” veya “Şu sözü söylemekle şirke mi girdim acaba? Mahvoldum!” veya “Allah ile ilgili bu kadar çok soru var kafamda galiba ben ateist oldum? Bittim ben!” diyorsun. Burada kilit nokta şu ki bu düşünceler ve soru işaretleri seni rahatsız ediyor “Eyvah!” dedirtiyor, demek ki bunlar şeytanın sözleridir, kalbinin değil. İmanın yerleşkesi olan kalbin sağlamdır inşâAllah merak etme.✋

Peki neden hep seni buluyor bu vesveseler?

Şeytanın en tehlike hilesi bazı hassas ve temiz kalpli insanlara “inançsızlığı düşünmek” ile “inançsızlığı bizzat kabul etmek” hâllerini birbirine benzetiyor ve birbiriyle karıştırıyor. Hatta bazen peygamberler gibi mukaddes zâtları dahi çirkin ve pis şeylerle birleştirip öyle sunuyor. O temiz kalpli vesveseli adam ise imanını kaybettiğini, şirke girdiğini, peygamberler hakkında kötü şeyler düşünüp kabul ettiğini ZANNEDİYOR.

O vakit, o çaresiz, hassas ve temiz kalpli kardeşimiz ise küfür içine düştüğünü, ateist olduğunu düşünür ve imanının sağlamlığının yıkıldığını zannedip ümitsizliğe düşer. O ümitsizlikle şeytana maskara olur. Şeytan da ümitsizliği çok sever ve hem o ümitsizliği hem o aklında kurduğu soru işaretlerini yani imkan-ı zâtiyi çok işlettirir ve bütün bütün dinden uzaklaşmasını veya dalalete gitmesini ister ona uğraşır.

Bu hilelerin ne derece esassız ve boş olduğunu ve sana hiçbir zararı olmadığını bir örnekle ispat edelim:

Mesela aynada yanan ateşi görsen ve elini aynaya dokundursan o ateş seni yakmaz. Çünkü sadece görüntü var, hakikat değil. Öyle de hayal ve fikir aynasında küfür, şirk, ateistlerin sorularını düşünmek, hayal etmek veya akıldan geçen çirkin sözler, ağır küfürlü laflar ve çirkin hayaller itikadı bozmaz! İmanı bozup tağyir etmez, Allah’a ve Peygamberlerine (sav) karşı hürmeti edebi azaltmaz! Korkma!

Çünkü bilinen bir meseledir; birine kötü söz söylediğini hayal etsen, o kötü söz olmaz sen ondan mesul olmazsın öyle de küfrü, şirki, dalaleti, çirkin, edepsiz şeyleri hayal etmek fikrinden geçirmek küfür değildir, imansızlık değildir, hiçbir mesuliyeti yoktur. Korkma halis bir Müslümansın inşâAllah.

Peki imanda hiç mi zayıflık olmaz çünkü aklıma acayip sorular geliyor?

Hayır olmaz. “İmandaki şekk mes’elesi ise, imkân-ı zâtîden gelen ihtimaller, o yakîne münafî değil ve o yakîni bozmaz.” (1)

Yani akli olmayan hiçbir delile dayanmayan “ya şöyleyse” diye ihtimal ifade eden “ya” kelimesiyle başlayan sorular imkan-ı zâti (delilsiz boş ehemmiyetsiz ihtimaller)’den gelir, hiçbir ehemmiyeti yoktur çünkü delilsizdir, bu ise imanın kuvvetine zarar vermez! İmanın sağlamlığını bozmaz.

Mesela Ankara şehri yerinde durduğuna inancımız var. Hâlbuki ihtimal dairesi sonsuzdur ve geniştir ve diyebiliriz ki “Bu dakika bir deprem olmuş olabilir ve komple şehir yıkılmış olabilir, ya yıkılmışsa” fikrini Ankara şehrine bir iş seyahati için giden bir adam yoldayken bunu düşünse ve hiçbir emare ve hiçbir ispat hiçbir delil veya bir haber veya bir bilgi ortada yokken aklında kurup, “Böyle bir ihtimal var o hâlde ben geri döneyim.” demez! Çünkü delil yok, emare yok.

“Bir emareden gelmeyen bir ihtimal-i zâtî ise, bir imkân-ı zihnî olmaz ki, şübhe verip, ehemmiyeti olsun.” (2)

İşte bu hile ile şeytan o temiz kalpli adama imanını kaybediyor zannettiriyor, demek aklımıza gelen hiçbir soru imanımızın kuvvetini sarsmıyormuş.

Mesela: Peygamberimiz (asm) hakkında insan olması itibariyle birçok kötü fikirler aklına getiriyor yani delilsiz boş düşünceler düşünüyor bunlar imanın cezm ü yakînine zarar vermez. Fakat o, zarar verdi zanneder, zarara düşer.

Hem bazen şeytan Cenab-ı Hakk hakkında fena sözler söyler. O adam zanneder ki; onun kalbi bozulmuş ki böyle söylüyor. Titriyor. Hâlbuki onun titremesi ve korkması ve rızasının olmadığına delildir ki: O sözler, kalbinden gelmiyor, belki lümme-i şeytaniyeden geliyor veya şeytan tarafından söylenip, hayal ettiriliyor.

Hem insanda bir iki latife (hissiyat gibi) var ki, ihtiyar ve iradeyi dinlemezler, belki de mes’uliyet altına da giremezler. Bazan o latifeler hükmediyorlar, hakkı dinlemiyorlar, yanlış şeylere giriyorlar. O vakit şeytan o adama telkin eder ki: “Senin istidadın(kabiliyetin) hakka ve imana muvafık (uygun) değil ki, böyle ihtiyarsız bâtıl şeylere (kötü fikirlere) giriyorsun. Demek senin kaderin, seni şekavete (şikayetçi olmağa) mahkûm etmiştir.” O bîçare adam, ye’se (ümitsizliğe) düşüp, helâkete gider.

 “Allah beni affetmez.” (haşa)

 “Benden adam olmaz, ben şöyleyim, ben böyleyim.” der ve Allah’ın en sevmediği ve defalarca Kur’an’da bize bildirdiği affediciliğini yok sayıp ümitsizlik kapısını açar… Unutma! Allah’ın merhameti sonsuz, senin dünya kadar günahın olsa da farketmez.

Peki bu hilelere karşı ne yapmalı? Nasıl bir önlem almalı?

1-) Kur’anın emirlerini yerine getirmek (Namaz, Tesettür, Günahları Terk..)

2-) Hakaik-i imaniye ile meşgul olmak. (Risale-i Nur okumak, bunun için instagramda @kopgit sayfasına hemen bir mesaj atıp başlayabilirsin, KopGit İslami Eğitim Programıdır. (Online Eğitim)

3-) İstiaze: Allah’a sığınmak ve ehemmiyet vermemek çünkü vesveseler ehemmiyet verdikçe şişer, ehemmiyet vermezsen söner.

4-) Manevi yaraların iyileşmesi için Peygamberimiz’in (sav) sünnetlerine yapışmak.

Son olarak Allah bu vesvese denilen manevi hastalığı insana neden verir?

Maddi, manevi bütün hastalıklar insana hakikatte şifadır. Bir örnekle izah edelim. Mesela büyük bir koyun sürüsü uçurumun kenarına doğru ilerlerken, uçurumdan düşüp 8-10 yıllık dünya hayatlarını kaybetmesinler diye onların çobanı eline birkaç taş alıp koyunlara atmaya başlar ve yönlerini değiştirip onları kurtarır. Görünürde çoban koyunlara kötülük yapıyor fakat hakikatte onların hayatını kurtarıyor.

Aynen öyle de sonsuz olan ahiret hayatımızı kaybetmeyelim diye Rabbimiz bizim başımıza maddi, manevi musibetleri musallat eder, hasta olan bir insanın günahları dökülür dünyanın cazibesine aldanmaz, dünyalık lezzetleri aramaz ve ister istemez kalbini dünyalık fâni şeylerden çevirip Rabbimiz’e yöneltir, aynı o koyunların birkaç taş ile yön değiştirmesi ve dünya hayatlarının kurtulması gibi Rabbimiz de bu manevi sıkıntılarla kalbimizi dünyadan ahirete çevirip sonsuz olan ahiret hayatımızı kurtarır.

Demek içinde bulunduğun bu şiddetli vesveseler senin için bir nevi ibadet hükmüne geçer. Hastalık ne kadar şiddetli ise o derece günahların dökülür bu hâline sevin mutlu ol kardeşim Rabbin seni seviyor, bu şiddetli vesveseler ise görünürde manevi sıkıntılı ve dehşetli ama hakikatte senin ahiretini kurtaran inşâallah günahlarına kefaret olan Cenab-ı Hakk’ın hediyesidir. Merak etme, sabret ve ibadetlerinden asla geri adım atma. 🙂  

Ve son olarak bu anlattıklarım Risale-i Nur / 13. Lema / 6. İşaret’in izahıdır. Bir an evvel sen de iman hakikatlerinde yolculuk yapmak için Risale-i Nur okumaya başla ve asla vazgeçme…

Selam ve dua ile…

 

Dipnot

  1. Risale-i Nur / Lem’alar / 13. Lema / 6. İşaret
  2. Risale-i Nur / Lem’alar / 13. Lema / 6. İşaret
Paylaş

9 yorum yapılmış. Sende yap :)

  1. Avatar
    Veli üzümcü 6 Eylül, 2019 at 08:02 Reply

    Merhaba hocam haşaa aklıma şirk geçiyor bir ses içimde başladı susmuyor acaba kalbim kabul ettimi diye korkuyorum

  2. Avatar
    N18 23 Haziran, 2019 at 08:49 Reply

    Slm. Ben abdesti alirken aklima kötü düşünçeler geliyor o düşüncəsi həp hayirliyorum konuşarak ama abdest alirken aklimda be varsa galiba onu söyledim yanı aklimda şirk vardı biliyorum bəndən değildi ana Azim bir anda oynadığını fark etdim yanı o aklimda nəysə dedim galiba yüzdə 70-80 eminim ve aklimda ki nəysə onun arkasinda sesizçe değil dedim yanı vesveseli yalanlamak istədim amma sesizçe etdim şimdi imanımı kaybetmiş mi oldum

    • Avatar
      Salih Bindak 1 Temmuz, 2019 at 02:13 Reply

      Aklından geçenlerden sorumlu olmazsın kardeşim.
      Böyle ihtimalli şeyleri düşünüp vesvese yapmayın.

Yorum Yap