Asgari Terk Edişler…

0

Bazen kardeşler gelir dükkâna üst kattaki depoda, sohbet muhabbet, hatta genelde geyiğin dibine vururuz. Ama bazı anlar oluyor ki ciddiyet doruklara ulaşıyor. Yine öyle günlerden bir gün; atarlı, delikanlı, eli yüzü güzel, namaz kılmayan bir kardeş ilk defa katılmıştı sohbete. İlk başta ortama ayak uydurması için gırgır şamata espriler falan baya güle eğlene bir muhabbet ettik. Ve daha sonrasında konu öyle bir yere geldi ki o kardeşim vesilesiyle muntazam bir konu ortaya çıktı. Aramızda geçen diyalog şu şekildeydi:

Ben kardeşe önce Allah’a inanıp inanmadığını sordum: ”Elhamdülillah abi, inanıyorum tabii.” dedi. Çünkü eğer Allah’a inanmıyorsa boşa bir konuşma yapmış olacaktık. Yani farklı bir örnekle açıklayacak olursak ortada bir bina yokken, biz birinci katın kartonpiyerleri ne renk olsun diye konuşmuş olacaktık. Neyse daha sonra ben sordum kardeş cevapladı:
– Senin için bu dünyada sonsuz önemli, sonsuz muhteşem, sonsuz büyük güç, ne kardeşim?
– “Allah”
– Yani her şey Allah’tan sonra gelir de mi kardeşim senin için?
– Evet abi.
– Peki, sana bir sorum ve teklifim olacak. Ben şu dükkânın sahibiyim ve şu depodaki malları günde 10 kere silmeni ve düzenlemeni istesem ve bunun karşılığında sana ayda 2000 TL para versem çalışır mısın kardeşim?
– Evet, abi çalışırım.
– Yani ben seni 2000 liraya bir ay full çalıştırabilirim.
– Evet abi.
– Aslında sırf sen kendin gibi bile düşünme (Çünkü konu ağır bir yere gidiyordu ve ben kardeş üzerinden örnek vermek istemedim.) yani iki bini boş ver, bakalım etrafımıza, asgari ücret alıp bir ay sabah sekiz akşam sekiz çalışıp, patronun dediği her şeyi yapıp fakat namaz vakti geldiğinde, ezan okunduğunda ona okunmuyormuş ya da o yüzü, o bedeni, o güzelliği, o işi, o anne babayı, içinde olduğu onca güzel imkânı ona veren Allah değilmiş gibi, O’nun davetine gitmiyor hatta umursamıyor. Hâlbuki patronundan aldığı para 800 TL civarında, günlüğe böldüğümüzde 30 TL gibi bir paraya denk geliyor. Şimdi baştaki soruya dönelim. Allah’a inanan bir insan için, sonsuz büyük, sonsuz değerli, sonsuz kıymetli, sonsuz sevilen Allah’tı değil mi?
– Evet abi.
– Ama patronun verdiği bir miktar için Allah’ın davetini, Allah’ın isteğini geri çevirip, O’na gitmeyip tabiri caizse Allah’ı her gün 30 TL‘ye terk etmiş olmuyor mu? Yani olaya düz mantıkla yaklaşalım bir piramit var ve bunun temeli Allah, daha sonra peygamberler, melekler, evliyalar, mübarek zatlar vb. daha sonrasında anne, baba, akraba olması lazım. Senin içinde öyle de mi kardeşim?
– Öyle abi.
– O zaman durup bir sormak lazım de mi kardeşim? 800 TL hatta günde 30 TL’ye her gün Allah’ı terk eden adam Peygamber’i de terk eder de mi? Melekleri de terk eder. Diğer büyük zatları da rahatça bırakabilir.
Bak şimdi kardeşim. Namaz kılmayan adamın özelliği bunlar. Ee 30 TL ‘ye ALLAH’ı, Peygamber’i terk eden adam, başı biraz daha sıkışsa ailesini, karısını, kızını, babasını, sevdiklerini de terk etmez mi o zaman kardeşim? Çünkü en üst Allah’tı, aile, akraba, piramidin alt katıydı de mi? Ve ben inanmıyorum ki buraya gelmiş, eli yüzü bu kadar düzgün bu kadar güzel kardeşlerimin, arkadaşlarımın böyle para için ya da başka bir şey için Allah’ını, Peygamberini, sevdiklerini bırakan birinin tavrını kendilerine yakıştırabilsinler.
– Doğru söylüyorsun abi…

Durum böyleydi. Gerçekten de düşündüğümüz de hakikat bundan farklı değildi. İnşâAllah o kardeşimiz artık 5 vakit namaz kılıyor. Çünkü kendine o çirkin sıfatı yakıştıramıyordu.

Allah bizi O’nu bırakan kullarından eylemesin. O çirkin sıfatı kendine yakıştıran insanlardan eylemesin. Namazını hayatına göre değil, hayatını namaza göre ayarlayanlardan eylesin.

ÂMİN.

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?

Bunları da okumalısın