BANA YAKIŞMIYOR

1

Güzelsin; güzelliğinin bilinmesini, görünmesini istiyorsun, değerli olmak, kıymet görmek istiyorsun, güzelliğinin her geçen gün artmasını, hiç bozulmamasını istiyorsun. Bu duygular hepimizde var. “Her cemal ve kemal sahibi, kendi cemal ve kemalini görmek ve göstermek ister.” sırrınca sen de görünmek, bilinmek istiyorsun. 

Bütün insanlar güzel olmak, güzel görünmek ister. Evet bunu isteriz ancak bunun bazı zararları var kardeşim. 

Dünya hayatı her istediğimizi yapabileceğimiz bir yer değildir. Her zaman güzel kalabilmek ve güzelliğini sergilemek ancak cennette mümkündür. Burada ise bize zarar vermeye çalışan bazı düşmanlarımız var. Şeytan ve nefis gibi… Rabbimiz bizi O’nu (c.c.) tanımamız için ve O’na kulluk etmemiz için yaratmış. Dünya hayatı zevk ve sefa yeri değil, bir imtihan yurdudur. Evet helal dairede insanı tatmin eden mutluluklar vardır. Zaten Allah’ın koyduğu kurallara göre yaşarsak hem bu dünyada hem ahirette mutlu oluruz. Çünkü bu dünyadaki sıkıntılar da bize O’nu tanıttırmak içindir. Bunu bilip perde arkasını görebildiğimizde ve sabrımızın karşılığı olduğuna inandığımızda bütün musibetler hafif kalır. 

Madem ki iki cihan saadeti için Allah bazı kurallar koymuş ve bize bunları emretmiş ve bunlar insanı terbiye etmek, insana insan olmayı öğretmek içindir. Madem bizim Rabbimiz bizi en iyi bilir, çünkü bizi ve kâinatı yaratan O’dur ve madem ölüm haktır ve burası bir imtihan yurdudur. O hâlde bizim Rabbimize itaat etmemiz akla, mantığa en uygun olanıdır. 

Şimdi bir bakalım kardeşim, Rabbimizin bize emrettiği tesettürün mantığı nedir? Bunun sayılamayacak kadar çok hikmeti var aslında. Hepsini anlamamız mümkün değildir. Yine de bir nebze anlamaya çalışalım. 

Allah her şeyi çift çift yaratmıştır. Erkeği kadına kadını da erkeğe ihtiyaç duyacak şekilde yaratmıştır. Bir aile kurduklarında birbirlerini tamamlarlar. Kadın fizyolojik, psikolojik, biyolojik, sosyolojik ve daha birçok yönden erkekten farklıdır. Genel olarak kadın daha narin, kırılgan, kas dokusu ve kemikleri erkeğe oranla az gelişmiş ve bu nedenle bedensel olarak daha güçsüz, duygusal olarak ise daha güçlü, ince işlere daha yatkın, zarif ve yüksek şefkat sahibidir. Kadın fıtraten çocuklarını ve kendini himaye edecek bir erkeğe ihtiyaç duyar. Kendini sevdirmek, saygı görmek ve yavrularını koruyarak sağlıklı bir şekilde büyütmek ister. Bütün bunlar için erkeğinin sevgisini celb etmek ve onu kıskandırmamak lâzım gelir. 

Üstadımız Said Nursi Hazretleri 24. Lem’a’da “Tesettür, kadınlar için fıtridir ve fıtratları iktiza ediyor.” der. 

Fıtrat kelimesi ne anlama geliyor?

Fıtrat, coğrafya ya da yaşanılan zaman dilimine, kültüre göre farklılık göstermeyen, tüm insanlarda aynı şekilde görünen özellikler olarak tanımlanabilir. Örneğin; acıkmak, sevilmek istemek ya da tüm kâinatla alakadar olmak gibi. Yani fıtrat, doğal, olması gereken demektir.

Fıtrî demek bizim irademizi hiç kullanmadan o hâl ortaya çıkacak anlamına gelmiyor. Aksine fıtratta sanki o hâlin çekirdeği var ama bizlerin iradesine bağlı olarak o hâl büyüyor, gelişiyor veya tamamen çürüyüp yok oluyor. Cenab-ı Allah’ın her emri fıtri olduğu gibi tesettürün de fıtri bir emir olduğunu anladığımız oranda Kur’an’a ve tüm kâinatın bir Yaratıcısı olduğuna dair imanımız tahkiki imana ulaşacak ve Allah’ın emrine göre yaşamayı dünyamızın merkezi hâline getireceğiz.

Şimdi medeniyet adı altındaki sapkınlığa bakacak olursak, her nefsin kendine malik olduğunu söyler. Gerçekten biz kendimize sahip miyiz yoksa bu beden, duygu, düşünceler her şey birer emanet olarak mı verilmiş? En basit yeme-içme gibi eylemlerde dahi sindirim boşaltım gibi mekanizmaları kontrol edemezken nasıl kendimize sahip olduğumuzu iddia edebiliriz? Biz bir zamanlar var olmayı bile “HAYAL” edemeyecek kadar bir “HİÇ” değil miydik?

İşte kardeşim sen kendine malik değilsin. Bedenin de güzelliğin de sana ait değil, geçicidir. Bir gün elinden alınacak. Canlarımız, mallarımız, evlatlarımız gibi güzelliğimiz de bizim için bir imtihandır. Fani ve sadece emanet. O hâlde kafamıza göre kullanmaya hakkımız yoktur. 

Hem ne hakları var ki, şehvet dolu, pis, semlendiren bakışlarını senin üzerinde gezdiriyorlar? Ne hakları var senin kocanın hakkı olan güzelliklerini görmeye, konuşmaya? Dışarı tesettürsüz çıktığın zaman hissetmesen de seni göz hapsine alan şeytanlar ve şeytanlaşmış insanlar var. Senin ruhunu, maneviyatını kirletiyorlar, bu nedenle bir süre sonra letaiflerin ölmeye başlıyor. İbadetlerden zevk alamaz hâle geliyorsun. Tevbe etmediğin her günah kalbini karartıyor. Tesettürsüz gezdiğin ve pişman olmadığın, tevbe etmediğin, kendini düzeltmediğin zaman bunun hem dünyada hem ahirette sıkıntısını çekeceksin kardeşim. 

Tesettür sadece başını örtmek demek değildir. Tesettür kapatmaktır, setretmektir yani örtmektir. Kendi güzelliğini namahremden sakınmaktır. Cazibeli sesini, bakışlarını, gülüşünü, cinselliğini helaline saklamaktır. Takvaya bürünmek, Allah’ın emri dairesinde yaşamaya çalışmaktır. Adaletli olmaktır. Eşinin hakkını korumaktır. Toplumsal hayatta bedeni ile değil fikirleriyle, icraatlarıyla, meseleler karşısındaki duruşuyla var olmaktır. 

Tabii ki tesettür erkeğe de emredilmiştir, onun da en önemli tesettürü göz kapaklarıdır.  Harama bakmayacak, kendi namus ve iffetini koruyacak, kendini helaline temiz bir şekilde saklayacaktır. Ayrıca göbekle diz arası mahremdir. Kapatmalı ve dar giyinmemelidir. 

Kardeşim tesettürden çıkma sebeplerine baktığımızda genel olarak bunun ne için kapandığını bilmemekten kaynaklandığını gördük. Yani aslında Allah’ın tesettür emrinin hikmetlerinin anlaşılmaması veya İslamiyet’i tam olarak öğrenmemek açılmaya sebep oluyor. Bu noktada İslami eserler okumalı, Kur’an-ı Kerim’i anlamaya çalışmalı, tefsirler okuyarak dinimizi iyice öğrenmeliyiz. 

Bunun dışında en önemli sebeplerden biri özgürlüğünün kısıtlandığını düşünmek. Asla böyle değil kardeşim emin ol. Aslında tesettür özgürlüktür. Neden sürekli kıyaslamalara maruz kalasın ki? Neden kıskanç veya şehvet dolu bakışlara maruz kalasın? İnsanlar senin ne giydiğini, modaya uygun olup olmadığını, üzerindekilerin yakışıp yakışmadığını, bedeninin-saçlarının şeklini, makyajını, cilt bakımını konuşarak seni sürekli dış görünüşünle uğraşmaya yönlendiriyor. Asıl önemli işlerini bırakıp; ne derler acaba diye sürekli kafanı bunlarla meşgul ediyorsun. Veya erkeklerin seni beğenmesi için sürekli başka kadınlardan daha güzel görünmeye çalışıyorsun. Zamanla senin de içinde başka kadınlara karşı kıskançlık ve erkeklere kendini beğendirme isteği yerleşmeye ve bütün letaiflerini öldürmeye başlıyor. “Allah ne der?” diye düşünmekten çok, “insanlar ne der?” diye düşünmek seni giderek Rabbinden uzaklaştırıyor. Hâlbuki sen bu dünyaya insanları değil Rabbini razı etmek için gönderilmiştin. 

Bir diğer sebep tesettürün çirkinleştirdiğini düşünmek. Çok kardeşimiz “Ama böyle çok çirkin oluyorum.” diyor. Kardeşim çirkin olmuyorsun sadece Allah’ın emaneti olan bedenini O’nun emrettiği şekilde haramdan saklıyorsun. Melekler sana imreniyor. Onlar senin tesettüre girmekle kazandığın derecelere yetişemeyecekler. Müslümanlar seni gördüklerinde Allah’a şükrediyorlar, senin için dua ediyorlar. Rabbin sana şefkatle bakıyor. O kadar değerli ki senin tesettürün. Allah’ın ayeti… Bunu korumak için uğruna ne savaşlar verilmiş. O kadar değerli ki şeytanlar seni görmeye dayanamıyor. Sen tesettüre girmekle birçok günahtan ve haramdan korunuyorsun. Allah kötü insanların çoğunu senden uzaklaştırıyor. Çünkü biliyorlar ki bu kız Allah’a itaat ediyor. Seni kolay kolay haramların olduğu ortamlara çağıramıyorlar. Sana saygı duyuyorlar. Tesettür bizim kalemizdir.

Bazı kadınlar ise çirkin olduğunu düşünüp başını kapatarak “bu şekilde daha güzel görünüyorum” diye düşünüyor. Hayır kardeşim, hiç öyle şey olur mu? Elbette sen sadece Rabbinin emri olduğu için, sadece O’nun rızası için örtünmelisin. Kendini başka kadınlarla kıyaslayıp çirkin olduğunu düşünme… Hem gerçek güzellik ruh güzelliğidir. Sen Rabbini razı et. Zaten kısacık, fani bir dünya hayatı.. Eğer hakkıyla sabredersen cennette hurilerden daha güzel olacaksın, bunu unutma!

Tesettürden çıkmanın diğer sebeplerinden biri de “Ben zaten ibadetlerimi tam olarak yapmıyorum, bir sürü günah işliyorum, tesettürü hak etmiyorum.” düşüncesidir. Bu tamamen şeytanın bir oyunu kardeşim. Bir ibadeti yapamıyorum diye başka bir ibadet terk edilmez. Günahkâr oldum deyip ibadetten vazgeçilmez. Günah işlemişsek en çok bizim ihtiyacımız var ibadetlere… Başka kapı mı var? Nereye gideceksin? Allah’tan başka kimsemiz yok ki! Sen yine gel kardeşim. Tevbe et, oku, Rabbini tanı, secde et, namazlarını düzene oturt ve tesettürün, namazın vs. diğer ibadetlerin hakikatlerini öğren. Şeytanın yolundan gitme kardeşim.

Şeytan öyle bir kandırıyor ki: Kimi diyor tesettür bana yakışmıyor, kimi diyor ben tesettüre yakışmıyorum…

Gerçekte ise ‘Tesettür bütün Müslümanlara çok yakışıyor!’

İlk tesettür ayeti geldiği zaman Sahabi Hanımlar bahçede hurma toplayıp bezlerin üzerine seriyorlarmış. Rabbimiz tarafından örtüsüz dışarı çıkmayın, örtünüze bürünün emri gelince hurma topladıkları bezlerindeki hurmaları döküp bezleri kendilerine bürüyüp eve gitmişler. Bir eve gidip bakayım ne var ne yok giyineyim dememişler. Ne kadar güzel bir itaat değil mi? TAM TESLİMİYET.

Allah bize şah damarından yakın, nedir bizim O’na bu uzaklığımız? Neyin peşindeyiz? Şah damarı kopan insan yaşayamazken şah damarından da yakın Allah ile bağlarımızı koparırsak biz bu hayatta nasıl yaşarız?

Hangi taraftayız?

İşittik, itaat ettik. (Bakara/285) 

İşittik, isyan ettik. (Nisa/46)

Bir gün gelecek, bizim için o günün yarını olmayacak. Öyle ise “Emrinin başımızın üstünde yeri var.” demenin ve tesettürümüzün kıymetini bilmenin tam zamanı değil mi?Bu yazımızda tesettürden çıkmak isteyen müslüman kardeşlerimizin elinden tutmayı amaçladık. Daha birçok sebeple ve şeytanın vesveseleriyle tesettüre girmeyen ve tesettürden çıkmak isteyen kardeşlerimiz oluyor. Bu konuda en faydalı önerimiz İslamiyet’i iyi öğrenmeleri, Kur’an ve tefsir okumayı bırakmamalarıdır. Okuma takibi için Kopgit Instagram sayfamıza, tesettürle ilgili aklınıza takılan sorularınız için tesetturhikayem Instagram sayfamıza mesaj atabilirsiniz.

Paylaş

1 yorum

  1. Avatar
    Anonim 28 Ocak, 2020 at 00:20 Reply

    çok anlamlı sözler, iyi ki, bende tesettürlüyüm ve bir çok soruma da cevap bulmuş oldum çok sağ olun.

Yorum Yap