BENİM ANLATMAK İSTEDİĞİM BİR DERDİM VAR!!!

1

Tercihler açıklandı. Yerleşim yerleri belli oldu. Kayıtlar yapıldı, yeni eğitim dönemi başladı. Hatta zaman o kadar hızlı ki 2. hafta bitiyor ve 3. haftaya giriyoruz. Bazılarınız yeni şehirlere geçiş yaptı. Koca 4 yıl veya 2 yıl şehir dışında ailenizden uzak bir eğitim-öğretim hayatı geçireceksiniz. Başta alışma süreci biraz sancılı geçer ama sonra bir samimi arkadaş veya arkadaşlar tüm ruh hâlinizi değiştirebilir.😎

Bu bir süreç. Allah nasip ederse okul bittikten sonra geçirdiğiniz o ağrılı vize ve finallere değecek bir mesleğiniz olacak.

Asıl önemli olan meslek seçimi. Herkesin ayrı bir fıtratı, karakteri, yapısı, hobileri, fobileri var. Akıllı bir Müslüman ben bu bölümü okuduktan sonra ne yaparım,  nerede, ne şekilde, ne pozisyonda olurum, ben kendimi nasıl hissederim, çalıştığım yere ve kendime ne katabilirim, normal yaşantımda bana ne yararı olur gibi bu soruları detaylı düşünerek bir meslek seçmelisiniz. Kendinizi iyi tanımalısınız.

8.30 – 17. 00  memur style gelişen kurumsal bir çalışma düzeni var. İlla ki sabah o işe yetişme çabaları akşam eve bir an önce gidebilme telaşı gözünüze çarpmıştır. Giderken kimlerin yüzü mutlu, kimler severek gidiyor? Benim düşüncem 10 parmağı geçmeyecek sayıda mutlu işe giden insan var.

İşten 17.00’de çıkıyorsa evi uzaksa 18.00-19.00 gibi yakınsa 17.30 gibi evde oluyor. Zaten işini sevmiyor, ekmek aslanın ağzında düşüncesiyle hayat geçiriyor, eve gelince standart yemek ye, aile ile belki muhabbet, belki internet, gündemi takip et, sosyal medyaya bakarken zaten uyku bastırıyor ve her gün yaşananlar tekrarlanıyor. İş aynı, ev aynı, özel yaşam aynı…

Alın bir secde görmemiş. Ağzında bir elhamdülillah yok, yemek yerken besmele yok, su içerken 3 yudum yok, anne babaya hürmet saygı minimum seviyede, uyudukça uyumak isteyen, hayatı sadece çalışıp para kazanırsan yaşarsın modu ile geçen bir birey (kız veya erkek hiç farkı olmadan) nasıl olur da “Ben elhamdülillah Müslümanım.” diyebiliyor ve rahatça başını yastığa koyabiliyor?

Kişiyi buraya gönderen Allah.

İşine gidebilecek vücudundaki sağlığı veren Allah.

İşyerine sağ salim gidip sağ salim eve dönmesine izin veren Allah.

Yemekleri istediği çeşitte seçenekler sunup önüne koyuveren Allah.

Vb… 

E o zaman nedir bu amaçsızca yaşayıp ölmek çabaları?

Benim anlatmak istediğim dert, tercih yaptığın veya ilerleyen zamanda yapacağın bölümünü sev, işini sev ki hem bulunduğun ortamlarda verimli ol, hem kendini sev, hem de Allah’ın rızasına ulaşmak için çaban artsın. Allah bizden mükemmeliyet istemiyor fedakârlık ve gayret istiyor. Senin niyetin halis olsun ki ihlaslı, mutlu şekilde toprağa varabilesin.💓

Müslüman ülkede, Müslüman ailede, ağzında “la ilahe illallah” sözünü senin söyleyebilmene izin veren Rahman ve Rahim olan bir Zât’a kul olmuşsun, neden bu böbürleniş? Neden istenilen bir kul olmak bu kadar zor?

Yaptığında en iyisi olmak, parmakla gösterilen bir insan olmak ama halis niyetle Allah için yapıyorsa bir Müslüman için en zirve durumlardan birisidir.

Rabb’im geri kalan ömrümüzü ihlas ile hayırlı işlerde, yaşantılarda bulunmayı nasip etsin. Bir Müslüman olduğu için her zaman farklı, çalışkan örnek oluşturan bir birey ve kul olabilmeyi Rabb’im bizlere nasip etsin inşâAllah. 😉☝

Paylaş

1 yorum

Yorum Yap