Bu 8 Mart bAŞKa

İslâmiyete leke sürmek isteyen insanlar, genelde aynı ”iftiraları” söylemektedirler: ”İslam kadına değer vermiyor”. Dikkat ettiyseniz İslâmiyete atılan bu iftirayı, TV ve radyo gibi yerlerde de dillendiriyorlar. Amaçları ise, fıtratın ”İslam” diye bağırdığı bir gerçeği kötü göstermektir.

Birazdan açıklayacağımız örnekler ile, kadına kimin değer verip vermediğini, bütün akıllı insanların anlayacağı bir tarzda ispatlayacağız. İsterseniz geçmiş zamanlarda, farklı yerlerde kadına verilen değerlere, kısaca bir göz atalım. . .

Çin’de kadına hiç değer verilmiyordu. Hatta kadınlara isim verilmez ve numara konulurdu. 1, 2 vs diye çağırılırdı.

Bâbilde kadın, evcil hayvanlar seviyesinde görülürdü.

Hristiyanlıktan önce batıda, kadın toplumun malı sayılır, kendisine ağit olsun olmasın bütün erkekler istediği kadın ile beraber olabiliyordu. Ve bu şekilde doğan çocuk, toplumun malı sayılıyordu !

Hindistan’da kadının toplumda ki yeri, kölelikten bir tık ileri değildi.

Rusya’da, erkek ve kadına farklı hukuki muameleler yapılıyordu. Fuhuş yapan, zina eden kadına çok ağır cezalar verilirdi. Vücutları OYULARAK DEŞİLİR, erkeklere ise böyle bir ceza verilmezdi.

Bu yaşanmış ve gerçek olan örnekleri daha da arttırabiliriz aslında. . .

Hz. Muhammed(sav)’in olduğu dönemde ise, kadınlara hiçbir değer verilmiyordu. Bazı evlerin üzerinde, ”zîna yapılabilir” yazıyordu. Kadınları, numara ile çağırıyorlardı. Çok afedersiniz ama, kadınlara hayvandan farksız bir muamele yapılıyordu. Bir erkek nikahsız istediği kadar kadına sahip olabiliyordu. Annelerine duydukları saygıyı, başka kadınlara duymuyorlardı.

Yâ Rab! Nasıl bir insanlıktır bu ?

Aslında sadece 1438 yıl öncesinde ve geçmiş o kötü zamanlarda değil, bu zamanda bile bayanları cinsel obje olarak görüyor bazı insanlar. Onlar, kadının özgürlüğünü değil, kadına ulaşmanın özgürlüğünü istiyorlar. Bu nedenle tekerlek reklamında dahi yarı çıplak kadınları oynatıyorlar. Alışveriş merkezlerinde, vitrinlerde, bilboardlar gibi vesaire yerlerde, hep uygunsuz kadın resimleri bulunduruyorlar. Dizilerde veya videolarda, hiç alakası olmamasına rağmen, dikkat çekici kadınları oynatıyorlar. Ama lafa gelince medeniyetten bahsedip, ”kadınlarımız değerlidir” diyorlar.

Kadınları böyle gören ve kullanan insanlar: Hayır, medeniyetsizsiniz!. . .

Ne diyor istiklal şâirimiz Mehmet Akif ; ” medenîlik açıp saçmak ise bedeni, desenize hayvanlar bizden daha medeni”.

Şimdi bakalım, bu kadar alçaltılan kadına, ”İslam” nasıl bir değer veriyor?

İslamiyet’de:

”Evlendiğinde, eşinin îmanının yarısı tamamlanır.

Anne olduğunda da, cennet ayaklarının altındadır.

Kız çocuğu doğduğunda, babasına cennetin kapıları açılır.

Ve Allah’ın tesettür emri ile, başına ayet taşıma gibi mükemmel bir şeref verilir”.

Cenab-ı Hak dünyada değerli olan her şeyi gizli, ulaşılması zor kılmıştır:

İnciler okyanusların dibinde ve istiridye kabuğunun içinde. Elmaslar yerin derinliklerinde. Altın ise yerleşim alanlarından uzak, mâden ve kayalıklar ile kaplı yerlerde bulunur.

Bu saydığımız şeylere kolayca ulaşamayız ve güzelliklerini çabucak göremeyiz. Dokunduğumuz basit şeyler (eşyalar vb) gibi onlara dokunamayız. Çünkü onlar çok değerlidir.

Başının üzerinde ayet ve ayaklarının altında cennet gibi bir mükafat taşıyan hanım kardeşim; sen az önce saydığımız şeylerden daha mı kıymetsizsin ki; herkes seni kolayca görüp güzelliğine erişsin.

Hanım kardeşim, sana sesleniyorum. Hanım kardeşlerim, size sesleniyoruz. Bakın ne diyor Bediüzzaman Hazretleri:
Hem Kur’an, merhameten, kadınların hürmetini muhafaza için, hayâ perdesini takmasını emreder. Tâ hevesat-ı rezilenin ayağı altında, o şefkat madenleri zillet çekmesinler; âlet-i hevesat, ehemmiyetsiz bir metâ hükmüne geçmesinler.

Şunuda belirtmek istiyorum:

Bir akvaryumda yaşayan balık düşünelim. Elbette ki o balığı akvaryumdan çıkartıp daha geniş bir alan olan karaya koysak, o balığın can verdiğini göreceğiz. Halbuki daha geniş bir alana salınmıştı. . .

Demek ki bazı özgürlükler öldürür. O balığın akvaryumda yaşaması kısıtlılık değil, ”özgürlüktür”.

Hanım kardeşim; senin, benim ve bizim en büyük özgürlüğümüz Allah’a kul olmaktır. Tesettür senin için bir özgürlüktür. Ve tesettür senin toplum içinde değerinin düşmemesi için, altın bir kuraldır.

Hanım kardeşim, hayâ ederek söylüyorum: Sen öyle herkesin elini değdiği ve herkesin kullandığı bir eşya gibi değersiz değilsin. Sen para kazanmak için kullanılan bir ticaret aracı ve sadece cinsel bir obje değilsin, olamazsın.

Çünkü sen şefkat mâdenisin, değerlisin, kıymetlisin, ibadet edilmeden önce bile izin istenilen varlıksın, sen farklısın. Ve sana en iyi davrananın, en iyi olabilecek olması lazım.

Ve son olarak kardeşim; sen neden özgürsün biliyor musun?

Çünkü sokakta pis bakışları kıracak olan Allah’ın tesettür emrine riayet ediyorsun. Güzelliğini herkese değil de, sadece sana özel olan eşine gösteriyorsun. Sen müslüman olduğun için özgürsün kardeşim. Sen erkeklere Allah’ın emaneti olduğun için özgürsün. Unutma! Ne buyuruyor Allah resulü (sav):

Kadınlar sizlere Allah’ın emanetidir.

Sözler Köşkü’nün: KADIN Nedir ? İSLAMİYET KADINI KÖLE Olarak MI Kullanıyor ? Videosunu aşağıdaki linkten izliyebilirsiniz…

Paylaş

1 yorum

Yorum Yap

Bunları da okumalısın