Büyüyünce… Olacağım

Küçükken her birimize sorulan bir soru vardır. Büyüyünce ne olacaksın?

Büyüyünce ne olacağımız çoğu insanın sorduğu basit bir sorudur ama o yaş beynimizde fırtınaların koptuğu bir zamandır ve yaş ilerledikçe bu sorunun ağırlığı çöker üstümüze. Bu sorunun başka bir türlü soruluş tarzı da vardır bilirsiniz genel olarak diş bulguru geleneğimiz vardır. Tepsinin üstüne bebek oturtulur önüne çeşitli meslekleri çağrıştıran nesneler konulur. Çocuk hangisini seçerse o meslekten olacağı söylenir değil mi? Eminim içinizden ben de şunu seçmişim diyorsunuzdur. Bu bebeklik çağınızda bile size yerleştirilen ufak çaplı bir ilüminatidir aslında. Yaş ilerledikçe anaokulunda tiyatro yaparken bile size bir meslek verilir ve siz o mesleği benimsersiniz. İlkokulda sevdiğiniz öğretmeniniz olursa “Ben öğretmen olacağım anne.” dersiniz değil mi? Çünkü hayatınızın şekillenişi bu düşünceye doğru kayıp gidiyor. İlkokulda bile bir sınava tabi tutulup ona göre liseye gidiyorduk. Benim zamanımda SBS denilen bir illet vardı ki 3 sene boyunca onun stresini yaşamıştım. Daha sen 12 yaşında bu sistemi öğrenmeye çalışıp stres yapıyordun şimdi bu yaş 8’e düştü bile diyebilirim. Aileler iyi bir çevrede okusun diye çabalıyor iyi bir okul okusun diye çocuklarını yarış atı gibi yetiştiriyor. Ama sorsan para kazanacak, kocasının eline bakmayacak, kendi ayakları üstünde duracak, boyun eğmeyecek değil mi? Peki eşine boyun eğmediği için girdiği günahları hesaba katan oldu mu hiç?

Ya çocukların zorunda olduğu duruma ne demeli? Ya avukat olacak ya doktor ya mühendis… Neden benim çocuğum sevdiği işi yapıyor demek yerine akrabalarımızın gözünü boyamak için oğlum mühendislik okuyor veya oğlum doktor deyince bir hava oluyor. Evet, ne güzel teyzecim senin oğlun insanlık için çok güzel bir meslek seçmiş, evet senin de kızın öğretmen olmuş çok güzel ee ya sonra ne oldu? “Ben tarih okuyacağım.” diyenlere, “Aa! Tarih mi okuyacaksın ataması yok onun.” diyenlere ne demeli?

Peki ya size sorarım bu ümmetin kimliğini kim düzeltecek? Bu ümmetin faydası için kim düşünecek? En iyi yaşlarımızdayken zihinlerimiz o kadar meşgul ki kullanamıyoruz. Şunu okumak, bunu okumak istiyorum. İşin en komik olanı ise neden bu mesleği istiyorsun veya yapıyorsun diye sorarsanız, “Ailem öyle istedi, bu iyi bir meslek maaşı dolgun, memur olmak için.”

Yani anlayacağınız bizden sonraki nesle bıraktığımız tek miras “Hayatında en önemli şey iyi bir iş sahibi olmak.” olacaktır. Ha bu laflardan zannetmeyin ki iyi iş düşmanıyım veya doktor mühendis olmayın da diyemem tabii ki bir iş bulun ama şunu da unutmayın ki dünyanın sadece para kazanan veya bir iki kariyer yapan insanlardan çok daha fazlasına ihtiyacı var.

Neyi savunurum biliyor musunuz? Mesleğin bir fikir için seçilmesini; Tarih, Psikoloji, Sosyoloji gibi mesleklerin daha fazla önemsenmesini, çünkü toplumumuzun buna ihtiyacı var. Okumak için okumanızı değil de ben tüm dünyaya Türkçe’yi öğretmek istiyorum veya bir fikri yaymak istiyorum diyen insan olmanızı tercih ederdim. Adolf Hitler’in bile Viyana Güzel Sanatlar Akademisi’ne 5 yıl hazırlanıp girememiş olması onun “Hitler” olmasını sağlamıştır. Peki neden Türkiye’den bir Malcolm X. çıkmasın ki sizin neyiniz eksik? Sadece 2 dakika aynanın karşısına geçip “Ben ne yapıyorum, neden bu mesleği istiyorum, bu meslek ahiretim için önemli mi?” demenizi istiyorum eminim içinizde bir yerlerde sizin sorularınıza verecek cevabı olan bir siz daha vardır…
İz bırakmak isteyenlere…

Selametle…

Paylaş

1 yorum

  1. Ashima 29 Aralık, 2017 at 08:05 Reply

    Haklısın ama benim ailem zengin deil ve ailemin de benden bekledikleri var. Bende istiyorum tarih okumak. Tarihimizi daha gerçekci anlatmayı ama olmuyor işte aileme yardım etmem gerekiyor.

Yorum Yap