Darwin’in Teorisi Şuna Benzer!

0

Kur’an-ı Kerim Darwin’in Evrim Teorisini kesin ifadelerle reddeder.

Darwin’in teorisi şuna benzer: Arabaların nasıl yapıldığını bilmeyen biri, bütün arabaları inceliyor. Hepsinde direksiyon, motor, tekerlek gibi ortak parçalar görüyor. Bu benzerlikten hareketle hepsi birbirinden çıkmıştır diye hükmediyor.

Oysa arabaların birbirine benzemesi, onların yapanların ortak bilgisine işaret eder.

Darwin birkaç yıl canlıların kemiklerini toplamakla uğraşmış ve onların anatomik yapısındaki benzerlikten hareket ederek birbirinden geldiğini iddia etmiştir. Oysa canlılar arasındaki ortak özellikler onların hepsinin aynı elden çıktığını gösterir.

Yüz bin kitabın olduğu bir kütüphaneye gittiğimizi varsayalım. Kitapların hepsinin içeriği, yüzde 99 benzer olsun. Aralarında az dahi olsa önemli bir fark varsa “Kitaplar birbirinden gelmiştir.” diyemezsiniz. Olsa olsa “Bu kitaplar aynı elden çıkmıştır.” diyebilirsiniz.

Aynı şekilde, bir kütüphane kadar bilgi içeren her bir canlı, sonsuz ilim, kudret ve hikmet sahibi biri tarafından yaratılmıştır.

Risale-i Nur Külliyatı’nda bu anlattığımız olay “Vahdaniyet ve Ehadiyet” olarak anlatılmaktadır.

Vahidiyet ve ehadiyet, ikisi de Allah’ın birliğini ifade eder.
Ancak vahidiyet, Allah’ın umum
kâinattaki birlik tecellisini, ehadiyet ise kâinat içindeki her bir varlıkta hususi olarak görünen birlik tecellisini ifade eder.
Mesela, küçük ayna parçalarından bin tanesini yan yana koyup büyük bir ayna meydana getirsek, güneşin bu aynalarda iki türlü görüntüsü olur. Biri, parçalardan oluşan aynanın bütününde görünen tek bir görüntü, diğeri ise o bin parçanın her birinde görünen ve güneşi olduğu gibi gösteren birlik görüntüleri. Fakat parçalardan oluşan aynanın çapı ihata edemeyeceğimiz kadar büyütülse, aynanın tümünde görünen görüntüyü biz de ihata edemeyiz ve o görüntü hakkında tam bir bilgiye sahip olamayız. Ancak aynayı oluşturan parçaların her birindeki görüntüyü rahatlıkla görebilir ve güneş hakkında bilgi edinebiliriz.

Allah’ın da kâinatta iki türlü birlik tecellisi vardır. Biri kâinatın bütününde, diğeri ise kâinatı meydana getiren her bir varlıkta görünen birlik tecellisidir. Kendisini tanımakla yükümlü kıldığı kulları O’nu bilmede ve tanımada güçlük çekmesinler diye, vahidiyetle beraber ehadiyet tecellisini de bize göstermektedir.

Kâinat bir bütün olarak Allah’ın birliğini gösterdiği gibi, kâinatı meydana getiren her bir varlık da kâinatın bir misal-i müsağarı (küçük bir özeti) olmak cihetiyle O’nun birliğini bize göstermektedir.

Vahidiyet, bütün kâinatın birinin olması, bir elden çıkmasıdır. Cenab-ı Hakk’ın vahidiyet ile tecellisi, umumidir; ehadiyet ile tecellisi ise, hususidir. Mesela, Cenab-ı Hak, ateşe yakıcılık özelliği vermiştir. Normal şartlarda, ateş yakar. Fakat eğer Cenab-ı Hak dilerse, bazı kulları için o kanunu iptal ediverir. Mesela, Hz. İbrahim (as) ateşe atılmış, fakat ateş onu yakmamıştır.

Ehadiyet, Cenab-ı Hakk’ın her bir şeydeki birlik tecellisidir. Mahir bir sanatkârın yaptığı her bir eser, o sanatkârı gösterir. Eğer o sanatkâr her bir eserine kendine has taklit kabul etmez mühürler vurmuşsa, o eserler “Beni ancak falan sanatkâr yapabilir.” diye ilan ederler. Yaratılmış her bir eserdeki hususi mühür, o yüce yaratıcının tek olduğunu bildirir.

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?

Bunları da okumalısın