Erkeklerin fotoğraf paylaşması caiz midir?

0

Değerli kardeşimiz,

– İslam’da kadının mahremiyet alanı ile erkeği mahremiyet alanı farklıdır. Mesela: Bir erkek göbek ile diz kapağı arasını örtmekle yükümdür. Oysa kadın bütün bedenini (el yüz hariç) örtmekle yükümlüdür. Bu konuda

“Kadınlar kendiliğinden açılan (el-yüz) uzuvları dışında hiçbir yerini açmasınlar.” (Nur, 24/31)

mealindeki ayetin ifadesi açıktır.

– Kadınların -zarurete binaen- yüzlerini açmalarına yönelik ruhsat, hiçbir zaman yabancı erkeklerin –bir ihtiyaç olmadığı sürece- kadınların yüzlerine bakmalarını meşru kılmaz. Bu hüküm bütün İslam alimlerinin üzerinde ittifak ettiği bir husustur. (bk. V. Zuhaylî, el-Fıkhu’l-İslamî, 3/560-562)

– Vakıa, yabancı olarak bir erkeğin kadına bakması gibi, kadının da erkeğe bakması haramdır. (bk. Nur, 24/30-31)

Ancak İslam alimleri bu iki ayetin hükmünü konuyla ilgili bazı hadislerin ışığında farklı yorumlamışlardır:

– Bu ayete dayanan Şafii mezhebindeki kuvvetli bir kavle / görüşe göre erkeğin kadına bakması ile kadının erkeğe bakması arasında bir fark yoktur. (Zuyhaylî, 3/565)

Buna göre bir erkek ihtiyaç durumunda ve şehvetsiz olarak yabancı bir kadının elleri ve yüzü dışında hiçbir tarafına bakması caiz olmadığı gibi, bir kadının da yabancı bir erkeğin el ve yüzü dışında bir tarafına bakması caiz değildir. Şafilerin bu görüşüne dayanak olan şu hadistir:

“Hz. Peygamber hanımlarından Ümmü Seleme ile Meymune’nin bir âma olan Abdullah b. Ümmi Mektum’dan gizlenmelerini emretmiş, ancak onlar ‘onun ama / görme özürlü olduğunu’ söylemeleri üzerine de ‘Peki ya siz de mi amasınız; siz onu görmüyor musunuz?’ buyurmuştur.” (Tirmizi, Edeb, 29; Ebu Davud, Libas, 34)

– Buna mukabil, cumhurun (diğer üç mezhebin) görüşüne göre, kadın, bir erkeğin avret yeri olarak tespit edilen göbek ile diz kapağı arası hariç, bütün bedenine (şehvet olmaksızın) bakabilir. (Zuhaylî, 3/564)

Üç mezhebin dayanağı ise şu hadistir: Hz. Peygamber Fatıma b. Kays’a şu tavsiyede bulundu:

“İbn Ümmi Mektum’un evinde iddetini tamamla. Çünkü o ama bir adamdır, onun yanında başörtünü / elbisesini çıkarırsa da o görmez.” (Müslim, Talak,38; 41; Nesai, Nikah,8; İbn Hacer, Fethu’l-Bari, 9/477-480)

– Bu açıklamalardan anlaşılıyor ki, alimlerin cumhuruna / büyük çoğunluğuna göre bir kadın -göbek ile diz arası dışında- şehvetle olmaksızın yabancı bir erkeğin her tarafına bakabilir. Oysa bir erkek şehvetsiz de olsa bir kadının elleri ve yüzü dışında bedenine bakamaz.

– Öyleyse, bir erkeğin fotoğrafı ile bir kadının fotoğrafının internette yer alması arasında çok fark vardır.

Buna göre kadının, bir erkeğin vücudunun, göbekle dizi arası dışında kalan yerlerine şehvetsiz olarak ve tekrar edilmeden bakması caizdir. Erkeğin de kadının el ve yüzüne şehvet hissi olmadığı takdirde bakması helâldir. Ancak cinsî bir zevk duyarak erkeğin veya kadının birbirlerinin bu kısımlarına bakmaları yasak sınırına girer ve haram olur.

– İmam Gazali’nin şu ifadeleri de bu konuya ışık tutmaktadır:

“…Kadınların da erkeklerin yüzüne bakmamaları gerekir. Ancak kadınların erkeklerin yüzüne bakması ile erkeklerin kadınların yüzüne bakması aynı değildir. Çünkü İslam tarihi boyunca kadınlar yüzü peçeli, erkekler ise yüzü açık olarak hayatlarını sürdürmüşlerdir. Bu da yabancı erkeklerin kadınların yüzüne bakmasının çok daha kötü olduğunu göstermektedir.”(Gazali, İhya, 1/398)

– Bediüzzaman Said Nursi’nin konuyla ilgili mütalaası da şöyledir:

“Sanem-perestliği şiddetle Kur’an menettiği gibi, sanem-perestliğin bir nevi taklidi olan suret-perestliği de meneder. Medeniyet ise, suretleri kendi mehasininden sayıp Kur’ana muaraza etmek istemiş. Halbuki gölgeli gölgesiz suretler ya bir zulm-ü mütehaccir veya bir riya-yı mütecessid veya bir heves-i mütecessimdir ki, beşeri zulme ve riyaya ve hevaya, hevesi kamçılayıp teşvik eder. Hem Kur’an merhameten, kadınların hürmetini muhafaza için, hayâ perdesini takmasını emreder. Tâ hevesat-ı rezilenin ayağı altında o şefkat madenleri zillet çekmesinler. Âlet-i hevesat, ehemmiyetsiz bir meta’ hükmüne geçmesinler…”

“Hususan suretperestlik, ahlâkı fena halde sarstığı ve sukut-u ruha sebebiyet verdiği şununla anlaşılır: Nasılki merhume ve rahmete muhtaç bir güzel kadın cenazesine nazar-ı şehvet ve hevesle bakmak, ne kadar ahlâkı tahrib eder. Öyle de: Ölmüş kadınların suretlerine veyahut sağ kadınların küçük cenazeleri hükmünde olan suretlerine hevesperverane bakmak, derinden derine hissiyat-ı ulviye-i insaniyeyi sarsar, tahrib eder.” (bk. Sözler, s. 410)

Sorularla İslamiyet

Paylaş