Eyvah! Evladım İnançsız Oluyor

12

Günümüz dünyasında çoğu anne-baba evladından türlü türlü sebepler yüzünde şikâyet ediyor. Kimi namazsızlığından, kimi saygısızlığından, kimisi de çok acı ki İNANÇSIZLIĞINDAN.

Evet genel olarak lise döneminde dile vurulan bu görünüşte çok karizmatik duran akım; aslında Fen Bilgisi dersini almaya başladığımız andan itibaren bizlere bilinçaltı olarak aşılandı. Her ne kadar masumane olsa da güneşe yüz çizdiğimizi, bulutları ağlar halde resmettiğimizi, ağaç ve bitkileri şuurlu olarak tasvir ettiğimizi unuttuk mu?

Şu cümlelere aşina olmayanımız var mı?: “Doğanın cömert elinden sofralarımıza…”,
“Tabiat ananın şefkatli kucağı…”, “Tabiatın kızgın yüzü…” Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Çeşitli reklamlarla, belgesel ve filmlerle farkında bile olmadan benimsediğimiz cümlelerdi bunlar. Burada amaç gizliden gizliye yürütülen İNANÇSIZLIK PROJESİ.

“Ne yani Fen Bilgisi dersi almayalım mı?” dediğinizi duyar gibiyim. Burada yanlış olan Fen Bilgisi dersini almamız değil burada yanlış olan derslerde anlatılan olaylar sanki kendi kendine olmuş veya tesadüfen meydana gelmiş yahut tabiat yapıyormuş gibi gösterilmesi. Aslında olması gereken bilinenden hareketle bilinmeyene, görünenden hareketle görünmeyene ulaştıran ideal akıl yürütmedir. Bize Fizik, Kimya, Biyoloji vs. derslerinde anlatılan;

  • 16 kilogram ağırlığında olan kemiklerimizin kendisinin en az 3-4 misli ağırlıkta olan vücudumuzu kırılmadan taşıyabilmesi,
  • Yürümek için attığımız her adımda, vücut ağırlığımız nedeniyle yerden vücudumuza doğru oluşan tepki kuvvetinin, omurganın 33 tane küçük kemikten oluşan kıkırdak yapısı ve S şeklindeki kıvrımlı özelliği sayesinde “kuvvet dağıtıcı” etki yaparak azaltılması,
  • Biz bu cümleyi okuyup bitirinceye kadar gözümüzde yaklaşık yüz milyar (100.000.000.000) işlem yapılması,
  • Güneş’te her saniye 600 milyon ton hidrojenin 596 milyon ton helyuma dönüşmesi,
  • 300 milyar galaksinin, içlerinde bulunan yaklaşık 300’er milyar yıldızla son derece düzenli bir şekilde varlıklarını sürdürmesi,
  • Dünya’nın saatte 1670 km. hızla kendi ekseni etrafında, 108.000 km hızla Güneş’in etrafında dönmesi

gibi saymakla bitiremeyeceğimiz faaliyetlerin arkasında Fizik, Kimya, Biyoloji bilgisi olmayan CANSIZ atomlar mı var veya herhangi bir kudret eli değmeden iş gören kanunlar mı?
Yoksa sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi bir YARATICI mı var?
Bediüzzaman da yanına gelen lise talebelerinin “Bize Hâlıkımızı tanıttır; muallimlerimiz Allah’tan bahsetmiyorlar.” beyanına karşı
“Sizin okuduğunuz fenlerden her fen, kendi lisan-ı mahsusuyla mütemadiyen Allah’tan bahsedip Hâlık’ı tanıttırıyorlar. Muallimleri değil, onları dinleyiniz.” (1) 

İşte bu noktaya AKILLA geçilir aklını kullanan insan “Bu faaliyetler kendi kendine olmuş veya tesadüf veya tabiat olayları olamaz. Muhakkak Sonsuz bir yaratıcı bunları kontrol ediyor.” demesi gerektir. Bediüzzaman hazretleri de AKLI kullanmanın önemini arz ederek “İslamiyetin menşei ilim, esası akıldır.” (2) der .

Olayın realite boyutuna geçecek olursak Fen Bilgisi ve diğer öğretmenlerime seslenmek istiyorum :

“Eğer bizim anlattığımız dersle bir İNANÇSIZ öğretmenin anlattığı ders arasında fark yoksa burada ciddi bir sorun var demektir. Bizler faaliyetleri anlatırken fâili, sanatları anlatırken sanii (sanatkarı) , mülkleri anlatırken mâliki (mülk sahibini) bildirmek zorundayız.”

Öğrenciler olarak bizler de okulda anlatılan dersleri Allah’ın yaratma olaylarının tecellisi şeklinde dinlersek belki de her ders sonunda imanımızı  bir kat daha arttırmış oluruz ve bu şekilde başta söylediğim “İNANÇSIZLIK AŞILAMA” projesini kökten kesip Bediüzzaman’ın tabiriyle “Küfrün temel taşını zir-ü zeber” ederiz.

Son olarak anne ve babalar da çocuklarını küçük yaştan itibaren kâinattaki en yüksek hakikat olan İMAN ilmiyle donatıp tam bir İslam itikadına sahip bir Müslüman olarak yetiştirmek zorundadır.

Konuşan yalnız hakikattir!
Selam ve dua ile.


(1) Risale-i Nur | Şualar | 11. Şua

(2) Risale-i Nur | İşaratü’l-İ’caz

Paylaş

12 yorum yapılmış. Sende yap :)

  1. Avatar
    Gulnur 7 Ekim, 2015 at 01:13 Reply

    Şu anda üniversite öğrencisiyim, ve Allah’ın izniyle mezun olduktan sonra Bioloji öğretmeni olacağım.
    Kesinlikle haklısınız, okulda çocuklara fen öğretirken aynı zamanda “Allah işte bunları böyle muhteşem bir şekilde yaratmiş”- diyerek sürekli Rabimizi hatirlatarak, Allaha tefekkür ermek niyetiyle öğretmeyi hep hayal ediyorum. Allah sizden razı olsun!

  2. Avatar
    Kader Sena 7 Eylül, 2015 at 15:19 Reply

    Çok güzel olmuş. Allah razı olsun. BiZİ ÖYLE BİR HALE GETİRMİŞLER Kİ BUNLARI DİNLERKEN HİÇ ETKİLENMİYORDUK ÜLFET HALİNE GELMİŞSE ZOR OLUYOR GERÇEKTEN. İŞTE BU YÜZDEN RİSALEİ NUR, BU YÜZDEN İMAN HAKİKATLERİNİ OKUYORUZ BÖYLECE RABBİMİZİ ISI VE IŞIK KAYNAĞIMIZ GÜNEŞ DİYEREK ONU İLAHLAŞTIRAN İNSANLARDAN VE KİTAPLARDAN DEĞİLDE KURAN VE RİSALEİ NUR^DAN İSPATLARIYLA TANIYIP BU TUZAKLARDAN UZAK DURUYORUZ, İNŞALLAH

  3. Avatar
    Kader 5 Eylül, 2015 at 00:25 Reply

    Gunumuz gercekleri maalesef bunlar. Ogretmenler manayi ismiyle degilde manayi harfiyle ders anlatsalar boyle sorunlar olmayacak. Tebrik ederim cok onemli bir konuya deginmissiniz.

  4. Avatar
    abdullah yiğit 4 Eylül, 2015 at 20:04 Reply

    insan nasıl anlamak isterse öyle anlar önce insan kendini tanımalı tanıtmalı sonrada ilim meclislerinin ve kitapların arasına dalmalı ilk ayet boşuna oku olmadı düşünelim biraz

  5. Avatar
    Gülenay Yılmaz 4 Eylül, 2015 at 08:56 Reply

    Bir ımam hatip lisesi öğrencisi olarak ve Elhamdulillah ki Risalei nurları okuyan birisi olarak biyoloji dersinde (fizik kimya hamdolsun inançlı öğretmenler tarafından anlatılıyor ) çokça bu gibi şeylerle karsilasabiliyoruz Ama izin vermiyoruz öğretmene biz hemen ders çıkışında kendi aramizda “Allah ne güzel yaratmış baksana Maşallah ne güzel vücudumuz var ne güzel kâinat var her şey denge içinde Subhanallah ” diyerek kendımızı böyle şeylerden uzak tutmaya çalışıyoruz Rabbim hakıkatlerı görebılmemizi nasip eylesin

    • Avatar
      Firdevs 4 Eylül, 2015 at 13:58 Reply

      Abi bizim hocamız da -Allah’a şükür- bu mükemmel sanatı anlatırken sanii de anlatıyor…
      Ama dinsiz öğretmenlerin varlığı bu dönemde neredeyse çoğunluğa sahip hâle gelmiş.Sınıflardaki öğrenciler de sırf korktukları için bu dinsiz öğretmenlere karşı çıkmıyorlar..O korkaklara sesleniyorum: İslam korkakların değil,halka rağmen hakkı savunanların omuzlarında yükselir….

Yorum Yap