İnci Nasıl Oluşur Bilir misiniz?

inci nasıl oluşur

İçine bir parça kum kaçan istiridye, denizin dalgalarından uzak derinliklerine indiğinde karnındaki kumu işlemeye başlar.

Derinlere indikçe yoğurur, harmanlar, kendi sedefinden katar inci yapmak için. Kimi rivayete göre ise nisan yağmurunu saklar kalbinde.

Denizin gizinde sakladığı hazinesi, aslında ona ruhunu veren hatıralarıdır mehtaptan kalan…

Bilmediği bir sevdadır mehtaba karşı, adını koyamadığı ama silüetini yansıttığı…

Niye mi anlattım bunu? Bizi yakından ilgilendiriyor sedefle dokunmuş incinin hikâyesi. Maalesef toplum öylesine sürüklüyor ki bizleri bir kargaşanın içine; etrafta kendini gerçekleştirememiş binlerce genç, yaşayıp gidiyor hayatı ıskalayarak.

“Kendini gerçekleştirmek” aslında başlığım bu olmalıydı. Zira biz bir yabancı olmuşuz kendimize. Belki de pek yakından tanımıyoruz kendimizi. “Kendini tanıyan Rabbini tanır.” hadis-i kudsinin işaretiyle tanışalım kendimizle.

Bir insan birini tanımak için onunla zaman geçirir. Biz ne kadar kendimize zaman ayırıyoruz? Kendimizi tanımamız için kendimizle baş başa kalmamız gerekiyor belki de.

Hayatın dalgalarından, dünyanın koşturmacasından ve gürültüsünden sıyrılıp secdede Rabbinin huzurunda nefesini dinler gibi kalbini dinlemedikçe insan; derinlere inmedikçe, sorgulamadıkça, kendi hatırını sormadıkça, düşünmedikçe akıbetini, kalbindeki sedefi, cevheri, zebercedi, inciyi nasıl bulacak?

Nefsiyle muhasebe yapan, enfüsi bir tefekkürle hızla terakki eder. Zira gizli hazinelerin anahtarı insanın kalbine, nefsine takılmış. Tüm yaratılışın manasıdır kendini tanımak, kulluğunu keşfetmek.

Bediüzzaman ne güzel işaret etmiş: “Ey kendini insan bilen insan! Kendini oku. Yoksa hayvan hükmünde insan olmak ihtimali var.” diye.

İnsanlığa inen ilk ayetin işaretiyle en mühim sualin cevabını gösteriyor Üstad “Ben kimim? Nereden geliyorum? Nereye gidiyorum?”

Birinci sözümüzü söylemeliyiz kendimize. Fark etmeliyiz; yapan biz değiliz, güç yetiren, olduran biz değiliz… Ruhumuzda bir inci bulmak için; bir nur çıkartmak için sinemizden, derhâl keşfetmeliyiz kabuğumuzun altında yatan gizli hazineyi; ya da hazinenin anahtarını…

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?