Kusursuz Olan Müslüman değil, İslamdır

1

“Bir de Müslüman olacak!”
Sevgili kardeşlerim, bu cümleyi çok duyduğunuzu biliyorum. Hatta bu cümle yüzünden zaman zaman ye’se kapılıp üzüldüğünüzü de biliyorum. Çünkü sizin gibi, İslamiyet’i yaşamaya çalışan her genç aynı problemle karşı karşıya. Onlardan biri de benim. Akrabalarım, sevdiklerim, eş, dost birçok kişi ilk hatam da ‘’Bir de Müslüman olacak!’’ diye bana da söylüyorlar. Peki, bunu neden yapıyorlar? Ve bunu nasıl engelleriz? Maddeler halinde yazacağız ve bu sorunu çözeceğiz.

Şeytan sana tuzak kurmak istiyor.
İlk önce şunu bilmelisin ki şeytan sana tuzak kuruyor. Hata yaptığın da şeytan ve askerleri karşında ki kişiye şunları dedirtiyor “Bir de Müslüman olacak, bunların hepsi böyle, bir de namaz kılıyor.” Amacı,  “Ben yapamıyorum, İslamiyet’i hakkıyla temsil edemiyorum.” dedirtmek. Oyuna gelmemelisin. Evet, tesettürlü bir bayan olabilirsin. Hatta ilk yanlışın da, başında ki örtüye bak bir de, diyebilirler. Şeytanın amacı o örtüyü başından çıkarttırmak! Namaz kılmanı engellemek.
Şeytan senin en büyük düşmanın. Sana tuzak kuruyor. Sakın bu tuzağa düşme.

Ben yapmıyorsam, kimse yapmasın.
Her sınıfta ödevlerini yapmayan bir tip vardır. Kendisi yapmadığı için kimsenin ödevleri yapmasını istemez. Hatta sen ders çalışacakken “Boş ver, çalışma.” der. Bunu neden yaptığını biliyor musun? Kendisi yapmadığı için, senin de yapmamanı ister. Çünkü, senin başarıların onu mutsuz ediyordur. Hatalarını yüzüne vuran insanları hiç gözden geçirdin mi? Çoğu ödevini yapmamıştır. Ve senin ödevinde ki yazım hatalarını sürekli yüzüne vururlar.

Kalitesiz ve Basit Eleştiriler
Kalitesiz ve basit eleştiriler aslında doğru yolda olduğunu gösterir. Çünkü eleştiren kişilerin bir diğer özelliği de kendilerinin yanlış yolda olduğunu bilmeleridir. Dolaylı olarak, eleştiri oklarına maruz kalan senin doğruluğun bir kez daha ispatlanır. İnsanlar, düzeltemeyeceklerini bildiği için ve aynı zaman da düzeltmeye eğitimleri ve bilgileri yetmeyeceği için söylenirler. Bilirsiniz, kedi uzanamadığı ciğere pis dermiş.

Çok sevdiğim bir hikaye var, gelin beraber okuyalım.
“Renklerin ustası olarak anılan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini tamamlamış. Büyük usta öğrencisini uğurlarken, yaptığı resmi şehrin en kalabalık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kalem bırakmasını, halktan beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını rica eden bir yazı iliştirmesini istemiş. Öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde resmin çarpılar içinde olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasına gitmiş. Usta ressam üzülmemesini ve yeniden resme devam etmesini önermiş. Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta yine resmi şehrin en kalabalık meydanına bırakmasını istemiş fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde boya ile birkaç fırça koymasını ve yanına da insanlardan beğenmedikleri yerleri düzeltmesini rica eden bir yazı ile bırakmasını önermiş.Öğrenci denileni yapmış.. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş. Usta ressam şöyle demiş: İlkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı. İkincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi.”

Görüyorsun kalitesiz ve basit insanlar sadece eleştirir. Eleştirdikleri davranışları düzeltmeye çalışmazlar ve daima yıkıcıdırlar. Sonuç da onların attığı çarpılar, senin resminin değerini düşürmez değil mi?

Peki, kendimi eleştiri hastalığından nasıl kurtarırım?
Eleştiri adı altında insanları karalamanın ne kadar çirkin ve etik dışı olduğunu bu yazı da hep beraber gördük. Peki, aynı eleştiri hastalığına yakalanmamak için düsturumuz ne olmalı? Tabi ki her zaman ki gibi Allah’ın emir ve yasakları olmalı.
Allah Kur’an’ı Kerim de “Birbirinizin kusurlarını araştırmayın” (1) diyor. Evet, ilk kuralın asla birinin kusurunu araştırmamak. Çünkü bu emir doğrudan Allah tarafından verilen bir emir.

Bedüizzaman Hazretlerinin “Sakın birbirinizden gücenmeyiniz ve tenkit etmeyiniz. Yoksa az bir zaaf gösterseniz, ehl-i nifak istifâde edip, sizlere büyük zarar verebilirler.” (2) cümlesini kaide olarak kabul etmeliyiz.

Son Olarak
Sakın ümitsizliğe düşme, ye’se kapılma. Peygamberler dahi hata yapmıştır. Elbette hata yapacaksın. Bu hataları ya da geçmişini yüzüne vurdukların da Sahabe efendilerimizin hayatlarını hatırla. Sana “Bir de Müslüman olacak!”, “Benim kalbim senden daha temiz be!” dediklerin de onlara şöyle de:  “Evet, kusursuz bir dinin kusurlu bir mensubuyum. Hiç olmazsa, o kusursuz dini kusursuzca yaşamaya gayret ediyorum, unutma gayret etmek cihattır… Peki, sen ne yapıyorsun?” 


(1) Kur’an-ı Kerim | Hucurat Suresi | 12. Ayet Meali
(2) Risale-i Nur | Hizmet Rehberi | sf. 203

Paylaş

1 yorum

Yorum Yap

Bunları da okumalısın