LGBT Saygı Duyulmalı Mı? Eşcinsel Doğanın Suçu Ne?

sözler köşkü lgbt

12 Temmuz 2019 Güncelleme: Şaka gibi… Bir önceki videomuzun neden kaldırıldığına dair bir açıklama videosu yayınladık bugün. 1 saat bile olmadan o da kaldırıldı. Üstelik 1 hafta boyunca içerik yüklemekten de men edildik. Tekrar dile getiriyoruz ki kötü niyetli hiçbir engelleme bu hakikatleri anlatmamımızın önüne geçemeyecek! Videomuzu Facebook üzerinden tekrar yayınladık. Aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz…

11 Temmuz 2019 Güncelleme: Youtube kanalımızda yayınladığımız videomuz bugün birilerinin şikayeti üzerine kaldırıldı. Gayet iyi niyetli olarak bu kardeşlerimize ulaşmaya çalıştığımız, bilimsel makalelere atıflar yaparak fikrimizi anlattığımız videomuzun “nefret söylemi” bahanesiyle kaldırılmasını hiç samimi bulmadık. Özgürlük diye naralar atanlar, yürüyüşler yapanlar maalesef bizim de fikrimizi özgür bir şekilde savunmamızı hazmedemediler. Biz insanların hem dünyasını hem ahiretini tehdit eden her türlü akıma karşı videolar yapmaya, bu durumdaki kardeşlerimize el uzatmaya devam edeceğiz. Allahın izniyle kimse de buna engel olamayacak!

LGBT SAYGI DUYULMALI MI? EŞCİNSEL DOĞANIN SUÇU NE? KURTULUŞ YOLLARI

LGBT| SAYGI DUYULMALI MI? EŞCİNSEL DOĞANIN SUÇU NE? KURTULUŞ YOLLARIHER YERDEN KASITLI OLARAK KALDIRILAN VİDEO! PAYLAŞIP DAHA FAZLA KİŞİYE ULAŞTIRALIM.

Sözler Köşkü paylaştı: 12 Temmuz 2019 Cuma

26 Ekim 2019 Güncelleme: Video Facebook hesabımızdan da kaldırılmış. Başka bir kanalın yüklediği şu bağlantıdan izleyebilirsiniz.

Nedir bu LGBT, Eşcinsellik nedir? Doğuştan mıdır? Yoksa sonradan tercih mi edilir? Genetik midir yoksa psikolojik bir vakıa mıdır? Tedavisi var mıdır yok mudur? Bu tarz kişilere saygı göstermeli miyiz yoksa tam tersi göstermemeli miyiz? Benim de çocuğumun böyle olmaması için ne yapmalıyım?

Zamanında LGBT ile alakalı video çekmek istedik ama, bu oluşumun içinde olup, iyi niyetli olup hatta bu sıkıntısından kurtulmak isteyen kardeşlerimizi soğutmamak ama diğerlerini de bu işi normalleştirmesine de normal bakmadığımız için ikilemde kaldık. Bu yüzden video bugüne kadar ertelendi. Bugün ayrıntılı bir video yapma kararı verdik.

Bu videoda 2 noktaya değineceğiz.

1- Kendini eşcinsel hissedip kurtulmak isteyenlere ve Allah beni böyle yaratmış, neden kurtulayım ki diye düşünen kardeşlerimize kurtulabilmesi için bilgiler vereceğiz.

2- “Ne anlatırsan anlat ben değişmeyeceğim! Değişmemekle kalmayıp bunu normal bir şeymiş gibi insanlara anlatacağım yürüyüşler yapacağım sloganlar atacağım, pankartlar açacağım” diyenlere saygı göstermeli miyiz yoksa göstermemeli miyiz üzerine konuşacağız. Görüşlerimizden bahsedeceğiz.

Yaşanmış bir olayla konuya girmek istiyorum. Bizzat benim bir eşcinsel bireyle yaşamış olduğum bir konuşma. Bir yere seminere gitmiştik. Gözü yaşlı bir anne gelmişti, benle konuşmak istediğini duydum. Yanına gittiğimde ağlıyordu. “Oğlum bana eşcinsel olduğumu söyledi” dedi. Konuşuruz dedim. Gittim, kardeşimizi karşımıza aldık. Onu dinledik ilk önce; “Abi Allah beni böyle yaratmış, ben böyleyim, düzelemiyorum” diyerek daha bir çok sebep söyledi. Biz de bu hislerinin sebeplerini ve çözümlerini ayrıntılı bir şekilde anlattık. Anlattığımız yöntemleri uygulayan kardeşimiz düzeldi. Hatta medresemize kalmaya geldi, bizimle beraber namaz bile kıldı. Bu videoda kardeşimizle neler konuştuk, hangi çözümleri sunduk, ayrıntılı bir şekilde sizlere aktaracağız inşallah.

Herkesin kafasından bir ses çıkıyor. Bir güruh diyor ki, “Bu doğuştandır, hormonaldir, bozukluktur.” Ama çok daha büyük bir güruh diyor ki; “Hayır bu doğuştan değildir bu sonradan kendi iradesiyle bir tercih etmedir. Yani psikolojik bir durumdur diyor.

Amerika psikoloji derneği bu olayın, doğuştan gelmediğini dünyaya kabul ettiriyor. Ama sonrasında çıkıp açıklama yapan kişiler de “Bu doğuştan da gelebilir izlenimi vermeye çalışıyorlar.” Hatta bu konuda araştırmalar yapan Dr. Neil şunları söylemektedir; “Tek yumurta ikizleri aynı genlere aynı DNA’lara sahiptir. Aynı şartlara maruz kalmıştır. Buna göre eğer eşcinsellik genetik veya anne karnında yaşanan sorunlardan dolayı yaşanmış olsaydı ikizlerden biri eşcinsel olduğunda diğeri de %100 eşcinsel olmak zorundaydı.” (1) Ancak biri eşcinsel iken diğeri gayet normal olabiliyor. Bu da bu olayın genetik olmadığının bir kanıtı aslında.

Ama biz iki durumu da ele alalım. Hem doğuştan diyenleri hem tercihtir diyenleri ele alalım. Aslında iki durumda da sonuç değişmiyor.

Eğilimli doğduğunu iddia eden birinin gerçekten buna eğilimli olması ona bunu savunma hakkını vermez. Evli bir erkek, Allah beni kadınlara karşı eğilimli yaratmış, tamam eşim var ama güzel gördüğüm kadınlara eğilim gösteriyorum ve onlarla birlikte oluyorum, eşimi aldatıyorum Allah beni böyle eğilimli yaratmış, ben ne yapayım diyemez.

Öfkeli bir insan da, Allah beni böyle öfkeli yaratmış sinirlenince bu adamı öldürdüm diyemez. Bu kişiler bu eğilimlerini maddi yada manevi yönden tedavi etmek zorundadır.

Bir şeye eğilim o kişiye onu yapma hakkı yada özgürlüğü vermez.

Bir çok erkek erkekte güzel kadınlara karşı bir meyil var. Evli erkeklerde de bu var. Ama evli erkekler eşlerini aldatmıyorlar. Bu meyillerini, bu hislerini akıl, irade, vicdan üçgeniyle bastırıyorlar. Bu ahlaksızlığı yapmıyorlar.

Aynen bunun gibi erkek yada kadın doğan biri kendini eşcinselliğe meyilli hissediyor diye kendinde eşcinsel olma hakkını bulmamalı. Çünkü bunun tedavisi var.

Hem öfkeli bir insan bu meylini nasıl törpüleyebiliyorsa, benim oturup konuştuğum kardeşimiz eşcinsel meylini törpüleyip tedavi olabiliyorsa. Bu durumda olan kardeşlerimiz de bu tedaviyi yapabilir.

Kimsenin Allah beni böyle yarattı deyip bunun arkasına saklanmaya hakkı yoktur. Tedaviye de başvurup başvurmaması tamamıyla o kişinin kendi iradesine kalmıştır.

Doğuştan olduğunu söyleyen kesimin de böylece iddialarını çürüttük.

Gelelim ikinci duruma;

Kendi iradesiyle, kendi tercihiyle eşcinselliği seçme durumuna. Zaten araştırmalara göre de çoğu insan da bu görüşe inanıyor.

Bu olaya da şöyle bakmamız lazım.

“Kesb-i şer, şerdir; halk-ı şer, şer değildir.” (2) diye bir kaide vardır. Yani “Bir şeyin yaratılması onu kötü yapmaz, kullanmak kötü yapar.”

Mesela ateşin binlerce faydası var değil mi? Yemek yapmakta, kıyafet üretiminde, bina yapımında kullanılan demirin işlenmesinde… Çok fazla faydası varmış değil mi? Peki şimdi biri gidip ateşe elini bassa sonra “Ateş kötüdür” dese haklı olur mu? Hayır! Kendisi o kötü tercihi seçti.

Aynen bunun gibi Allah kadın ve erkeği yaratmış, huzur bulsunlar (3) , anlaşabilsinler, hayatlarını devam ettirebilsinler diye hormonlarla vesilesiyle duygularını dengelemiştir. Yani erkeğe bir miktar kadınlık hormonu (östrojen), kadına da bir miktar erkeklik hormonu (testesteron) vermiştir. Bunun sebebi; çiftler birbirlerinin halinden anlasın ve uyum sağlasın diyedir. Aksi takdirde kadına sadece kadınlık hormonu, erkeğe sadece erkeklik hormonu verseydi, ne erkek kadını ne de kadın erkeği anlayamazdı. Kadındaki o inceliği, şefkati erkekler kavrayamayacaktı. Kadın da erkeğin hormonundan gelen sert tavrını, düşünce yapısını, hareketlerini anlayamayacaktı. Allah bu dengeyi, bu hikmetten dolayı koymuştur. Erkekte kadınlık hormonu olduğu için karşısındaki kadına ince davranabiliyor.

İnsanlar bu hormon dengesini yanlış kullanabiliyor. Vücudundaki çok olan hormonun yerine bilinçli yada bilinçsiz olarak meylediyor. Mesela erkek bir birey çocukluktan beri kız çocuklarıyla, kız oyuncaklarıla oynayabilir, 4 ablasıyla büyüyebilir. Karşı cinsle iletişim kuramayabilir. Hatta dışlanabilir. İzlemiş olduğu pornografik görüntülerle az olan hormonuna meyletmiş olabilir. Yaşamış olduğu taciz travmalarından dolayı kendini farklı cinsten hissedebilir. Ergenlik çağında eğlencesine veya merakına hemcinsiyle, yaşıtı olan bir arkadaşıyla cinsel münasebette bulunmuş olabilir. Hormonal dengesini sürekli yanlış yönde beslemiş ve büyütmüş olabilir. Bir de sosyal medyadaki eşcinsel fenomenleri rol model alarak büyük oranda etkili olan hormonunu ikinci plana atıp az olan hormonunu ilk plana çıkarabilir. Bunun önemini almayarak ve bunu normal görerek bir de toplumdaki bu kesimi takip ede ede artık tamamen oraya yönelir. Bu durumu kimseye anlatamaz, içine kapanır. “Zaten ben böyleymişim, ben böyle yaratılmışım” diyerek kendini ikna eder veya kendini kandırır. Tüm bu saydıklarımız bir bireyi eşcinselliğe götüren sebepler.

Tabiki sebepler bu kadarla sınırlı değil. Ergenlik çağında hormonlar hızlı bir şekilde inip yükselebilir. Hormonlardan birinin arttığı sırada “Acaba ben eşcinsel mi oldum?” vesvesesine girebilir. Ufacık bir hissi alıp büyütebilir ve bu tarafa meyledebilir.

Vesvese olayı da burada çok önemli. Şeytan mesela bir insana gelip “Sen çok günaha girdin, battın bittin gittin. O zaman günaha devam et.” vesvesesi verir. O insan da onu dinleyip günah bataklığına girebildiği gibi şeytan bu tarz insanlara da gelip, sen böyle hissediyorsun, demek ki böyle yaratıldın. Neden bunu saklıyorsun.” diyerek bu insanların aklını çelebilir.

Bunun yanısıra bazı erkekler yada bazı kadınlar yaradılış itibariyle hareketleri karşı cinse benzeyebilir. Mesela bir erkek biraz latiftir, yumuşak konuşabilir yada bir kadın sert olabilir. Bu durum bu insanların eşcinsel olduğu anlamına gelmez. Bu tamamen bu insanların fıtratıdır. Böyle olan insanların, ben o zaman eşcinsel olayım demesi yine bir bahanedir.

Eşcinselliğe iten bir başka sebepte belki komik gelecek ama aslında çok üzücü bir durum hatta gerçekçi bile gelmeyebilir; “Bağırsak paraziti diye bir hastalık var. Anüs kaşıntısı yapıyor, yani dışkının çıktığı bölgede kaşıntı oluyor. Bu hastalığı yaşayan bazı insanlar şeytanın da vesvesesiyle “Acaba ben hemcinsimden mi etkileniyorum diyerek eşcinsel olanlar var.” Evet. İnanılır gibi değil ama bu da eşcinsel olanlar için ufacıkta olsa bir sebep olabiliyor.

Yani kısacası, doğuştan da olsa, tercihen de olsa meyletmek yada bu hissi yaşamak kimseye eşcinsel olma hakkı vermez. Dünyadaki herkes, her birey elbette kötülüğe meyleder, bu kötülüğü içinde barındırır. Ama içinde bu meyli barındırması Ona bu hakkı vermez. Öfkeye meyilli bir insan çıkıp adam öldürse, “Ben öfkeliyim, Allah beni böyle yaratmış.” diyemez. Bunun tedavisini yapması lazım.

Hiç gördünüz mü öfkelilerin bir araya gelip, “Öfkeliyiz! Allah bizi böyle yaratmış. Adam öldürmemize karışmayın dediğini.” Hayır tabiki de. Toplumun düzenini ahlakını bozuyorsun. Bunun tedavisini yapmak zorundasın.

Aynen bunun gibi de, eşcinsel olan buna meyli olan kardeşlerimiz de bunun tedavisini yapmalı. Bu meyil onlara bu davranışları gösterme hakkı vermiyor.

Tamam anlatıyorsun ama bunun tedavisi var mı diye soracaksınız. Kesinlikle çözümü var, kesinlikle tedavisi var. Bunu bir çok kaynaktan araştırmış olmamı geçtim, kendini yıllardır eşcinsel hisseden kardeşimizle, şimdi söyleyeceğim çözümleri konuştuğumuzda bir kaç hafta içinde kurtuldu..

Belki bir kişi senelerce mücadelenin sonunda kurtulabilir ama emin olun kurtulacaktır.

Çözümler neler, şimdi onlara geçelim…

Başlangıçta eşcinsel olup sonra normal hayata dönenlerin varlığı, örneği başlı başına bir çözüm.

Ben böyleyim bunun tedavisi yok, Allah beni böyle yaratmış, ben artık böyle gideceğim gibi düşünceler, en başta senin düzelmeni zaten engelliyor. Kurtulanların varlığı bile bu konuda bir destek olacaktır.

Şeytan bir insana hiçbir zaman kusurunu göstermez. Zina yapan bir adama “Sen zina yapıyorsun, günah işliyorsun” dedirtmez ki o adam değişmesin. Şeytan da bu tarz kişilere “sen böylesin şöylesin, değişemezsin” diyor ve o kişiyi de inandırıyor ki çözüm için adım atamasın.

Bunun tedavisi var ve en başta kafada biter.

Sen, “Bunun tedavisi var, ben düzeleceğim, bunun için çabalayacağım” dersen. Zaten düzelme yönünde çok büyük bir adım atmış olacaksın.

Bu söylediğimizi gelin destekleyelim, havada kalmasın. Tedavi edilmez (gerek yok) diyen bir çok insana karşı, Columbia Üniversitesi Psikiyatr Prof Dr.Robert Spitzer birçok kişiyle (yaklaşık 200 kişi) ve bu kişiler psikolojik danışmanlık ve terapi aldıktan sonra eşcinselliği bırakıp normal bir birey gibi hayatına devam ettiğini görmüş. (4)

Ayrıca bu durumun hem din açısından (5) hem aile açısından hem toplum açısından doğru bir şey olmadığını benimsemek gerekiyor. Bu durumun normalleşmesi başka ailelerin çocuklarını etkileyebilir ve o ailelerin tamemen huzurunu kaçırabilir. Empati yapın, kim ister canından çok sevdiği çocuğunun böyle olmasını ? İşte bu durumun normalleşmesi çocukların daha fazla bu yöne kaymasına sebeptir. Sadece bu sebepten ötürü bile böyle bir yola girmemek doğru olandır.

Peki kurtulmak istemeye karar verdik. Kafamıza koyduk. Öncelikle sana şevkatle yaklaşacak, sana kızmayacak, seni anlayacak bir sevdiğin, bir yakınınla görüşmelisin ve ardından profesyonel destek yada terapi almalısın. ( İslami hassasiyeti olan bir psikolog )

İnsan yapmış olduğu hatalardan dolayı şeytanın ve nefsinin eline çok fazla koz verir. Bir süre sonra insanın şeytanı ve nefsi o insanı yönlendirmeye başlar. Bu düşünce ve bu his içinde olan bir insan girdiği günahlardan dolayı şeytanın ve nefsinin oyuncağı olmuştur. Bu yüzden hangi günaha girmiş olursan ol. Samimi bir tevbe ile kendini affettirebilirsin. Bu şekilde şeytanın ve nefsinin ablukasından kurtulabilirsin.

Zümer Suresi 53. Ayetinde Rabbimiz diyor ki, “Ey nefislerine zulmetmekte aşırı giden kullarım (günah işlemekte çok fazla ileri giden kullarım), Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin, Allah bütün günahları affeder.”

“Abi tamam ben değişmek istiyorum ama bu günahı işledim benim yüzüm yok.” deme. İşte bunu yapan şeytan. Samimi bir tevbe ile ve tekrar o günaha girmemek üzere yepyeni bir hayata başlayabilirsin. İşte tevbe çok önemli, bununla alakalı tevbe için de Sözler Köşkü İnstagram hesabına mesaj atabilirsiniz.

O konuştuğumuz kardeşimiz de ikinci üçüncü aşamada verdiğimiz tevbeyi yapmıştı ve çok işe yaradığını görmüştük.

Eşcinsel olup kurtulmak isteyen kardeşlerime şunu da söylemek istiyorum; Ben sana kabir azabı var cehennem var, şu var bu var yanacaksın edeceksin diyerek seni korkutmayacağım. Çünkü bunları söylesem ile his ve heves kör ahirete kadar geleceği görmüyor. Ben sana yapmış olduğun faaliyetin içindeki acıları göstermek istiyorum.

Mesela zina yapan biriyle konuştuğumuzda, “Kardeşim sen evlenmeden 3 – 4 kişiyle birlikte oldun, düşünsene evleneceğin insan da senden önce 4-5 tane erkekle birlikte olsa…” Kan beynine sıçrıyor. Neden biliyor musunuz? Çünkü girmiş olduğu o lezzetteki çok daha büyük acıları ona gösteriyor.

Şimdi sana söylüyorum, herkes ama herkes senin karşında, çünkü yaptığın şey doğru değil. Hem dinen hem ahlaken hem aile boyutunda… Şu anda gençsin, cinsel hazların had safhada, enerjin had safhada peki 50 – 60 yaşına gelince ne olacak hiç düşündün mü? O yaşlara geldiğinde bu hazzı da alamayacaksın ve toplum sana çirkin şeyleri yapmış biri olarak bakıcak ve dışlayacak. Sen hiçbir zaman torununun veya çocuğunun başını okşayamayacaksın. Hiç bir zaman karşı cinsin derdine derman oluşundaki şefkati bilemeyeceksin ve belki de yapayanlız öleceksin.

Belkide bu durumu kaldıramayıp intihar edeceksin. Hiç düşündün mü 40 – 50 yaşına geldiğinde ne olacağını?

Burada sosyal medya da çok önemli. Sosyal medyada, çevrende seni bu tarz meyillere yönlendiren ahlaksızlığa yönlendiren her şeye sed çekmen lazım. Çünkü onlar senin tedavi aşamanda hiçbir şekilde karşına çıkmamalılar.

İnsanın kötüye meyillerini ibadet temizler. Tevbe ettin bu yola girdin, devamında ibadete sarılman lazım ki bu meyillerden kurtulasın. Mesela namaz, bir çok kötülüklerden uzak tutar. Ben anne karnından direk medresede doğmadım. Ben İzmir’de ege üniversitesinde bornovada okuyan, hızlı yaşayan bir adamdım. Ama namaz kıla kıla bir baktım o günahlardan o haramlardan ister istemez uzaklaşıyorsun. Bu oldukça önemli bir mesele.

Bir de İman meselesi çözümün aslında temelini oluşturuyor. İnsan imtihan sırrını bilmezse, bu dünyaya neden gönderildiğinin farkına varmazsa olaylardan komple kopabilir. Halbuki buranın bir mücadele meydanı olduğunu bilmeli ve bu durumlara karşı mücadele edebilmeli. Zaten bizi hayvanlardan ayıran da bu. Hani diyorlar ya eşcinsellik doğada da var. Evet hayvanlarda eşcinsel davranışlar görüyoruz. İnsanı hayvandan farklı yapan zaten içinden gelen isteklere karşı koyabilme gücüdür. Hayvan o an canı ne istiyorsa yapıyor. Onu denetleyen vicdan, irade, vehim gibi duyguları yok. Bu yüzden Hayvanlarda ensest (aile içi ilişki) , nekrofili (ölü ile ilişki ) gibi davranışlar da gözlemleyebiliyoruz. Bizim İnsan olarak farkımız gelen dürtüleri iyi, kötü olarak ayrımını yapıp karar vermektir.

Buraya kadar eşcinsel olan bir kardeşimize çözüm yolları sunduk, bir de mesela “benim oğlum eşcinsel değil ama korkuyorum diyenler oluyor. Şimdi biliyorsunuz bu durum yayılmaya başlıyor. Tıpkı ateizm gibi, o da yayılıyor. Konuştuğumuz kişiler bize adam akıllı bir kanıt, dayanak sunamıyorlar. Neden ateist oldun dediğimizde bir özenti olduğunu farkettik. Şimdi de ateizm gibi eşcinsellik patlıyor ve artık maalesef insanlar özentilikten dolayı bu duruma kayabilir. Ben çocuğumu bu durumdan nasıl koruyabilirim diyen anne – babaya da birkaç çözüm önerisi sunmak istiyoruz.

Küçük yaşlardan itibaren oğlunuzun veya kızınızın cinsel kimliğinin oluşmasına yardımcı olmalısınız. Mesela bazen sağda solda görüyoruz, erkek çocuğuna şaka maksatlı başına birşeyler takılıyor, kız kıyafetleri giydiriliyor ,oje yapılıyor, makyaj yapılıyor. Bu tamamen yanlış. O çocuğu yanlış yöne meylettirebilir.

Bir çocuğu dans kursuna göndermek mi daha hikmetlidir yoksa futbola mı? Tabiki futbola basketbola göndermek onun kimliğinin oluşmasına büyük etkendir.

Bunun yanısıra onun giyim kuşamı, oynadığı oyuncaklar, oldukça önemlidir. Bunlara çok fazla dikkat etmemiz lazım. Bu tarzda giyim- kuşam, oyuncaklar, ortam malesef kardeşlerimizi farklı yöne yönelmesine sebep olabiliyor.

Gıda da oldukça önemli. Bazı gıdalar hormonları bozabiliyor. Bu yüzden erkekte ve kadında az olan hormonları arttırmayacak gıdalar tercih edilmelidir. Küçük bir araştırmayla bu gıdaları öğrenebilirsiniz.

Çocuğunuzun cinsellikle alakalı merak ettiği sorulara doğru bir şekilde yaklaşılmalı. Çocuk merak ediyor; “O ayıp, konuşma, söz etme” tarzında konuşmak doğru değildir. Doğruyu sen anlatmazsan yanlışı başkaları anlatır. Ve yanlıştan dinlediğini doğru kabul eder ve Allah korusun meyledebilir.

Sakın ama sakın benim oğlumun kızımın başına gelmez, o böyle bir şey yapmaz deme. Benim konuştuğum kişinin annesi benle konuşurken şok içindeydi. “Benim oğlum böyle yapmaz!” diyordu. Tedbiri elden hiçbir zaman bırakmayalım. Tabiki vesvese de yapmayalım ama hiçbir şekilde tedbiri elden bırakmayalım. Özellikle kontrolsüz sosyal medyadan uzak tutmalıyız. Bizim bilgimiz dahilinde olmalı takip ettiği sayfalar, içerikler. Erken yaşlarda bu çok çok önemli. Eğer çocuğunuzda bu tarzda bir eğilim görürseniz İslami hassasiyeti olan bir psikologdan profesyonel yardım alın. Hiçbir şekilde bunu ertelemeyin ve geciktirmeyin.

Erkek babasını, kız da annesini rol model alır. Bu yüzden anne baba arasındaki ilişki çok önemlidir. Mesela baba pısırık, anne baskın olduğunda erkek anneyi rol alır. Bu yüzden karı koca arasındaki ilişki önemli. Herkes vazifesini yapsın, erkek erkeklik vazifesini, kadın kadınlık vazifesini yapmalı ki, çocuklar doğru kişiyi rol model alsınlar.

Bu işin tedavisi olmazsa, çok daha büyük tehlikeler Allah korusun bizi bekliyor. 20 – 30 yıl önce bunları konuşmazken şimdi eşcinsellik normalleşmeye başladı. Yarın öbür gün, pedofili (çocuklarla ilişkiye girmek) , nekrofili (Ölülerle ilişkiye girmek) , ensest (Akrabayla ilişkiye girmek) gibi sapık düşünceler de normalleşmeye başlayabilir. Amerikada biliyorsunuz eşcinsellikten sonra ensest ilişki malesef normalleşmeye, savunulmaya başladı. Şaka gibi.

LGBT+ diyorlar ya hani, sanki bu artı “bunun devamı gelecek” niteliğinde bir boşluk aslında bir virgül… Çünkü haberlerden duyduklarımız bize bu izlenimi veriyor. Mesela pedofililer yani çocuklarla ilişkiye girenler “Bizler de LGBT+ topluluğunun bir parçasıyız diye seslerini duyurmaya başladılar.”(6)

TEDx’i biliyorsunuz. Orada bir kadın çıkıyor ve “Pedofililere kötü davranmayın, saygı gösterin” tarzında bir konuşma yapıyor sonrasında gelen tepkilerden ötürü kaldırıyorlar o videoyu. (7)

Bu ilk miydi? Hayır. Peki bitecek mi? Maalesef hayır. Nasıl ki eşcinsellik normalleşti, yarın bir gün pedofili ( ki yapmaya başladılar) , ensest ilişki, nekrofili gibi pislik düşünceler de “Bunlara saygı duyun, bunlar da insan” algısını topluma vermeye başlayacaklar.

Buraya kadar sebebi söyledik ve çözümleri sunduk ve bizi nasıl tehlikeler bekliyor bunu anlattık.

Eşcinsel insanlara “Onlara şöyle yapalım, böyle yapalım….” tabiki demiyoruz. Elimizi uzatmamız lazım.

Nasıl bir ateiste, deiste el uzatıyorsak, eşcinsel olup aklındaki sorulara cevap bulmak isteyen yada kurtulmak isteyen kişilere de el uzattık, uzatıyoruz ve uzatmaya da devam edeceğiz.

Ama şöyle bir parantez açmak istiyorum. Özellikle saygı ve hoşgörü olayı çok tartışılıyor. Kendi düşüncemi aktaracağım size. Kabul edebilirsiniz, etmeyebilirsiniz. Tüm bunlara rağmen ben değişmeyeceğim, ben böyleyim, böyle durmakla kalmayacağım, yetinmeyeceğim birde üstüne yürüyüşler yapacağım bunlara onur yürüyüşü adı vereceğim. Sloganlar atacağım, pankartlar açacağım. Bir çok kişiye bunun propagandasını yapacağım diyen kitleye de birkaç çift lafım var.

Milletimizi oluşturan en temel yapı, en sağlam direğimiz olan aile ahlakını yok sayan, toplumun ahlakını bozma yolunda elinden geleni yapan ve ahlaksız bir şeyi sanki doğru bir şeymiş gibi hiç utanmadan çekinmeden heryerde bangır bangır bağıran, bunu kendine dava edinen sözde yürüyüşlerde erkek erkeğe, kadın kadına öpüşen, çok normal bir şeymiş gibi eşitilik, özgürlük, sevgi saygı gibi sözlerle normalleştirmeye çalışan ve tüm bunların ardından bir çok gencimizin, çocuğumuzun kafasını karıştıran, ahlakını bozanlar mı bizden saygı bekliyor? Bunlara saygı gösterin diyenler mi bizden saygı bekliyor? Beklemesinler.

Çünkü bu durum saygı gösterilecek, hoş görülecek bir durum değil. Onur kelimesinin, ahlak kelimesinin, aile kelimesinin altını boşaltıp ahlaksızca sloganlar atan, pankartlar açanlar mı bizden saygı bekliyor? Beklemesinler.

Hiçkimse ama hiçkimse çocuklarımızın, gençlerimizin, geleceğimizin kendilerine benzesinler diye faaliyet yapanlara müsaade edeceğimizi düşünmesinler.

Bir tecavüzcünün bir tacizcinin veya bir katilin karşısında nasıl sert duruyorsak. Ahlakımızı bozan bu yapının karşısında da sert bir şekilde durmamız lazım.

“Abi Allah aşkına abartma. Ne var bunda ? İki kişi kendi rızasıyla böyle bir şey yapıyor.” diyemezsin.

Bunu iyi bir şeymiş gibi her tarafa yayıyorsa gençleri, çocukları da kendine çekmeye çalışıyorsa ve bunu duyuruyorsa burda kimse iyi niyet aramasın.

Geleceğimize yapılan çok büyük bir saldırıdır bu. Farkında değil misiniz?

Normalleşmeye başladı. En korkulan nokta da bu. Daha önce bu kötüdür diyen birçok insan artık buna kötü diyemiyor. Öyle bir şey empoze ettiler ki bize. Biz yeri geldiği zaman doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilmeliyiz. Herkesin elinin altındaki sosyal medyanın en popüler yerlerinde pohpohlanmaya başlandı bu insanlar.

Örneğini YouTube’da görüyoruz. Ahlaksız biri 100 TL karşılığında erkeği erkekle, kadını kadınla öpüştürüyor ve bunu 13-14 yaşındaki kardeşlerimize yapıyor. Ne oldu hapse girdi.

Say say bitmez ama bu da gündeme oturdu. Bir tane ahlaksız adam en mahrem yerini videoya çekiyor ve paylaşıyor ve bunu bir sürü kız ve erkek kardeşimiz de görüyor. Bu rahatlığın hepsi bunlara göz yumulmasının neticesinde oldu.

Bizler ateist, deist gibi eşcinsellik gibi , zina gibi alkol gibi bir çok sıkıntının günahın içine girmiş kardeşlerimize el uzatmaya onlara yardım etmeye hazırız. Onlarla ilgilenmeye, dertlerine derman olmaya hazırız.

Ama yine aynı bizler bu ahlaksızlığı yapıp devam edenlere, çözüm aramayanlara ve bunu dava edinip herkese yayanların karşısında dimdik durmaya da hazırız ve o kişilerle de ilmi yönden mücadele etmeye de hazırız.

Evet bu videomuz bu tarz kişilerle ilmi yönden mücadele etmenin bir göstergesidir. Yoksa “Öldürelim, şöyle yapalım, böyle yapalım” Bunu kimse diyemez. Bir müslüman bunu diyemez.

Ama biz bunun yanlış olduğunu her açıdan, her paradigmadan anlattık. Sebeplerini, çözümlerini sunduk. İşte bizler bu şekilde videolarımızla, tuzağa düşen iyi niyetli kardeşlerimizi kurtarmak adına uğraşmaya devam edeceğiz. Onlar ateizm, içki, zina gibi bu kardeşlerimizin hem bu dünyadaki hayatını mahfeden hem de ahiretini mahfeden olaylara çekmeye çalışırken bizler de karşılık beklemeden o kardeşlerimizi bu bataklıklardan kurtarmak adına mücadele edeceğiz. İlmi yönden savaşacağız.

Bu konu başta olmak üzere her ne problemin varsa sözler köşkü instagram sayfasına mesaj at. Oradaki birçok kardeşimiz birebir sizinle ilgilenecek. Derdinize derman olmaya çalışacaklar inşallah. — Volkan Atmaca


(1) Homosexuality and The Scientific Evidence – My Genes Made Me Do It! Homosexuality and the Scientific Evidence ( NE and BK Whitehead)

(2) Risale-i Nur Külliyatı | Lem’alar | Onüçüncü Lem’a

(3) Kuran-ı Kerim | Rum Suresi 21. Ayet | ” Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır. “

(4) Can Some Gay Men and Lesbians Change Their Sexual Orientation? 200 Participants Reporting a Change from Homosexual to Heterosexual Orientation ( Robert L. Spitzer )

(5) Kuran-ı Kerim | A’raf Suresi 80 – 81. Ayet | “Lût’u da (peygamber gönderdik). Kavmine dedi ki: “Sizden önce insanlardan hiçbirinin yapmadığı fuhşu mu yapıyorsunuz? Çünkü siz, kadınları bırakıp da cinsel tatmin için erkeklere yanaşıyorsunuz. Doğrusu siz haddi aşan bir topluluksunuz.”

(6) Pedofililer kendilerini LGBT Topluluğunun bir parçası olarak görüyor.

(7) TEDx’in konferansında skandal konuşma! “Pedofili doğal bir cinsel yönelimdir”


Paylaş

2 yorum yapılmış. Sende yap :)

Yorum Yap