Mahşer Konuşmaları

0

Yapabilen düşünsün… Ahirete gitmişsiniz ama en önemli meselenizi unutmuşsunuz. Fani ve gereksiz şeylerle ömrünüzü bitirmişsiniz! Sonuç ne mi? Buz gibi bir pişmanlık…

Mahşer nasıl bir yer kafamızda canlandırması zor da olsa, mahşer bekleyişinde temsili bir konuşma hayal edince; öyle bir âlemden, bu dünyaya bakınca o zaman daha iyi anlıyorum her sabah şöyle seslenen meleği: “Şu insanın işine şaşılır! Ölmek için dünyaya gelir, yıkılmak üzere binalar inşa ediyor!”

Düşünün mahşer meydanında iki adamın birbirlerine haykırdıkları EYVAHlar dolu itirafları…

KEŞKE NAMAZ kılanlardan olsaydım!

EYVAH ne kötü bir akıbet beni bekliyor!

KEŞKE malımı Allah yolunda harcasaydım! Yazık!

KEŞKE harama tenezzül etmeseydim. Ne geçti elime? EYVAH!

Bir başkasının sesi işitiliyor:

“KEŞKE gıybet etmeseydim!”

“KEŞKE Rabbime vakit ayırsaydım!”

“KEŞKE lüzumsuz işlerle uğraşacağıma biraz ahiretime çalışsaydım!”

İnsan olarak bir itiraf bu: Gerçekten çok BOŞ işlerle iştigal ediyoruz. Hâlbuki emanet-i kübrayı omzumuza almışız, Âlemlerin Sahibine dost ve muhatap olma makamı bizi bekliyor. Ruhumuzu dev bir ideal ile ebedi bir saadet bekliyor. Biz ise dünyaya kök salma, dünyada kalıcı olmanın peşindeyiz. Sahi biz ne yapıyoruz farkında mıyız?

Bediüzzaman bunu o kadar orijinal bir misalle ifade ediyor ki: “Kırılacak şişelere, elmas fiyatını verme!” diyor. “Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme!”

Ah Bediüzzaman… Aziz Üstad… Ne mutlu sana! Sana koca bir ömür ve harika meziyetler verilmesine rağmen bir anlığına dahi dünyaya veya nefsine harcamayışın… Tam aksine nefsini milletinin imanı uğrunda fedaya hazır oluşun ve hatta bir değil bin Said olsa fedaya hazır oluşun kalbime öyle bir güç veriyor ki sokaklarda haykırasım geliyor!

Rabbime ne kadar şükretsem az ki; Çınaraltı, Sözler Köşkü’nde öyle gençler var ki bu mahşerdeki senaryoyu değiştirecek fetihler yapıyorlar. Binlerce fatih olarak kalpleri Nur’un sesiyle fethediyor, samimiyetin ve muhabbetin burçlarında en serin ve en şirin Nur esintileriyle temas ettikleri binlerce ruhun uyanışına vesile oluyorlar…

Merak ediyorum ben bu kadar iftihar ediyorsam, Efendimiz (sav) ne kadar iftihar ediyordur bu kahraman gençlerle? Peki ya Rahmanurrahim olan Mevla?

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?