MALAYANİ GEÇİŞLER

0
zaman, boş vakit

Hayat, yeni şarkıları dinleyip bir an önce ezberleyeyim heyecanı ile geçmez.
Hayat, instagram storyleriyle vakit geçirecek kadar uzun değil.
Hayat, sevdiğin oyuncunun filmlerini, röportajlarını izleyerek, geçmiş hayatının her anını öğrenmeye çalışmakla geçmez.
Hayat, sosyal medya âleminde vakit kaybetmeye değmez.
Hayat, bir dakika bile boş kalmaya gelmez.
Ensede Azrail meleği hayatına son vermek için emrin gelmesini bekliyor. Her an sana emanet olarak verilen canı ona teslim etme vaktin gelebilir. Bu vakte karşı hazırlıksız yakalanmaman, senin için en güzel bir teslimiyet alışverişi olabilir. Ama düşünmek bile göğüs kafesini daraltırken, o ana gram hazırlık yapmadan yakalanmak oldukça kötü vaziyetler sergileyeceği de bir gerçek.

Bediüzzaman der ki: “Lâyemut (ölümsüz) değilsin, başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni Yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan.” ( Risale-i Nur – 25. Lema)

İnkâr edilmeyen bir gerçek var ki o da ÖLÜM!
Bunu bile bile boş işlerle vakit kaybetmemeliyiz. Her anımızı; ne anısı, yaşadığın saliselerin hesabını vereceğiz . Whatsapp’ta arkadaşın söylediği şeyi unutur, sen de “Hayır, sen dedin.” dersin de o da inanmaz inkâr eder, sen de sonra eski yazışmalara bakıp onun söylediği sözü bulur da üstüne basılı tutup yanıtlama işaretine tıklarsın, o an ki konuşmaya eklenir ya. “Bak işte sen böyle demiştin burada.” diye kanıtlarsın ya.
Heh işte sen de hesap verirken inkâr edersin “Ben demedim, ben yapmadım.” hatta bazı durumlarda “Ben istenilen gibi yaptım nasıl olur, bu işte bir yanlışlık var.” dediğin an, önüne melekler tabir-i caizse aynı Whatsapp’ta olduğu gibi videolu şeklini önüne koyar apışıp kalırsın, ne diyeceğini, NASIL AÇIKLAYACAĞINI bilemezsin . O an geri dönmek istersin ama şansın yoktur. Belki dünyada defalarca uyarılmıştın; bazılarını dikkate aldın, bazısını almadın. Bazısına uydun, bazısını geçiştirdin. Ama gidilecek yer mahkeme-i kübra. Hesaba çeken ise HERKESİN HAYATI BOYUNCA YAPIP ETTİKLERİNİN BÜTÜN DETAYLARIYLA HESABINI EN İYİ BİLEN “EL HASİB” (c.c).

Hâlâ boş musun?
Hâlâ endişelenmiyor musun ?
O zaman biraz da Efendimiz (sallahu aleyhi ve sellem) söylesin:
Ebu Hureyre’nin naklettiğine göre Resulullah (sallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Malayaniyi (faydasız söz ve lüzumsuz işleri) terk etmesi kişinin iyi müslüman oluşundandır.” ( T2317 Tirmizi)

İbni Abbas’ın (r.a) naklettiğine göre Hz. Peygamber (sallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “İki nimet vardır ki insanların çoğu onları değerlendirme hususunda aldanmıştır: Sağlık ve boş vakit.” (B6412 Buhari)

“Kişiyi ilgilendirmeyen, onun için bir anlam ve değer taşımayan” manasındaki “malayani” tabiri, insanın ne kendisine ne çevresine hiçbir faydası olmayan işler ve gereksiz söylenen sözler için kullanılır. Malayani, yapıldığı takdirde kişiye herhangi bir katkı sağlamayan, yapılmadığında ise hiçbir şey kaybettirmeyen; ne dünyaya ne de ahirete bir faydası dokunan boş işlerdir. Hiçbir hedef gözetilmeden, maksatsız, amaçsız ve manasız bir şekilde gerçekleşen sözler, fiiller hatta düşünceler malayaniye dahildir.
Malayani olarak görülen ve terk edilmesi gereken davranışlar kişisel tercihlere göre değil İslam’ın ilkeleri ve bu ilkelerle bağdaşan aklî ve örfî hükümler göz önünde bulundurularak belirlenir. Buna göre İslam’ın kesin olarak yasakladığı haramlarla birlikte şüpheli şeyler, mekruhlar ve kişiye göre değişen ve gereksiz görülen mübahlar da bu kapsama dahildir. Esasında insanın dünya ve ahireti için yararlı olmayan, yakın ve uzak çevresine fayda sağlamayan bununla birlikte zarara ve günaha sebep olabilecek söz ve davranışlar malayani olarak görülmüştür.

“İnsanın nefs-i emmaresi, malayaniye yatkındır. Şeytan da insanı küfür, şirk ve haram şıklarından hiçbirine sevk edemediği takdirde onu malayaniye teşvik eder.”

Şeytanın oyun oynamasına hâlâ izin mi vereceğiz? Çok şükür bilincimiz yerinde.
Neden hâlâ ipler şeytanın elinde?

Allah razı olur diye vazgeçtiğin her ne olursa , Allah sana daha iyisi ile karşılığını verecektir. Yeter ki Cenab-ı Hakk razı olsun ☝
Geçici bir dünya için kalıcı günahlar biriktirmeyin.

Bir Müslüman’a yakışır şekilde donanıma sahip olmalıyız. İnşirah Sûresi’nin 7. ayetinde Cenab-ı Hakk buyuruyor ki: “O hâlde işini bitirince hemen kalk.” İbn şûr’un, âyeti herhangi bir özel iş ve ibadetle sınırlamadan “Önemli işlerden birini tamamlayınca ardından başka bir işe yönel ki böylece bütün vakitlerini önemli işlerle değerlendirmiş olasın.” şeklinde açıklıyor.
Kitabımız emrediyor, Efendimiz (sallahu aleyhi ve sellem) açıklıyor. Bize de itaat etmek düşüyor.
Fırtınanın gücü ne olursa olsun, eğer Allah’ın safındaysan seni bekleyen bir gökkuşağı mutlaka vardır.

Esselamu Aleyküm…

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?