MAVİ YILDIZ TOZLARI

Parmak uçlarım piyanomun notalarına dokunuyor sanki..
Klavyenin tuşlarından âleme doğan sesler nazenin ezgilere inkılab ediyor..
Fon müziğinin efsunlayan ritimlerinden olsa gerek.. Kahvemi kokluyorum..
Yudumluyorum acı yanını hayatımın..
Telvesi değiyor tat tomurcuklarıma..
Sıcağın içerisinden soğuk ülkelerin karlı yamaçlarına kanatlanıyorum..
Âh kalbim..
Yazmak ne de güzel geliyor sana..
Sen mi gidiyorsun yoksa ona?.
Kışırlara takılmasak?
Müzik yavaşladı.. Az evvel fazla hızlıydı..
Ve parmak uçlarım düşüncelerim ile cebelleşiyordu yetişebilmek için uzaklara.. Çok uzaklara..
Yeni bir melodi ve yeni bir umut çiçeği..
Kahvemi kokluyorum.. Yudumluyorum varlığını içimde duyarcasına..
Lâkin bu defa yanıyorum.. Hayat bazen yakabilir sevgili dost..
Umudum yitmeye meyyal yürüyor şehrin kaldırımlarında.. Ben susuyorum.
“Parmaklarım parmak uçlarında..”
Yürüyorum sancılarıma sarılarak..
Ağır ve aksak..
Ey nefesimin değerli zerrecikleri..
Hangi maden sizin kadar hayata bağlı kılabilir ki beni?
Teşekkür ederim size, her birinize..
Maddenin ötesine dikiyorum gözlerimi, göremiyorum..
Lâkin hissedebiliyorum;
mânânın, ufukları göklere yükselmiş boyutlarını..
Gönlümü veriyorum semâya..
ve hissetmeye adımlıyorum..
Bazen kurduğum cümlelere ben de inanmıyorum.
Öyle uzak ve yabancıyım ki hislerime..
Adımladığım gerçekler, vehimlerdir..
İnandıklarım, zanlar ve sanrıların gölgesinde kalmıştır..
Yazık.. Çokça yazık.
İnanmak istiyorum..
Daha çok inanmak sonra..
Daha daha çok inanmak..
İnanmaya inanmak gerek galiba
işin evvelinde..
Buradayım..
Ve burasından başlamalıyım ömrümün..
Dokunmalıyım ona.
Ve demeliyim ki:
“Ey farkına varamadığım kıymetli yanı varlığımın..
Ey nefessiz bıraktığım canım..
İyileşeceğiz inan.
Ve iyileştirerek başaracağız iyileşmeyi..
Ne iyileştirecek olan biziz,
ne de başaracak olan..
Biz sadece gölgeleriz..
Aslında gölge dahi değiliz..
Varlık sahası güzel sebeplere susamış/acıkmış beklemekte..
Sebeplerin sahibi sunarsa bizleri âleme,
iyilik bizimle yağacak sırlı bahçelere..
Bekle.. Bekle..
Ve beklerken sakın ola
bekletme..”
.
.
Sevgili dost bu “saklı mektup” kalbimize..
Zarfı açmadan mazrufu okuyamazsın diyenler olacaktır
onların bazılarına sakın itiraz etme..
Bir kısmı bunu bilmeden
söylüyordur çünki..
Onlara aldırış etme..
Zâhiren açılmayan şeyler kalbini aldatmasın..
Hakîkat sana senden daha yakın.
Bir kısmı bildirildiğinden söylüyordur sana bunları.. Onlara güven..
İnan her bir hücrenle..
Onlar şaşmaz ve şaşırtılamaz olan kadîm bilgilerin ışıttığı iklimlerden süzülen lem’alar ve şuâlardır..
Okumaya gayret göster onları..
Okuyamadığın vakitlerde gözlerini kapat ve dinle..
Dinleyemediğin ânlarda adımlarını izle.. Takip edemesen de..
O izler seni varman gerekene doğru adımlatacaktır biiznillah..
Bilmiyorum.. Ve inan bildiğimden söylemiyorum bunları.. Sadece hissettiklerimdir satırlara dokunan.. Ve dileğim odur ki satırlara dokunan her bir harf kalplere sarılsın vefalı bir dost gibi..
Sevgili dost,
âlemi dost bil kalbine..
Evreni sev..
Evreni evren eyleyeni
sevmeye doğru kulaçlar at..
Ummanlar sana hasret..
Sen seni ummanların sahibine hasr et.
Ada kendini ulvî bir adanışla,
Hanne, evladını görmeden nasıl adamışsa..
Adan fakat asla aldanma..
Ve aldatma sakın varlığı yanlış çağrılarınla..
.
.
Sevgili dost..
Uzun vakitler oldu bu âleme uğramayalı..
Bilimden ve ilimden uzak gelecek belki de kalbin cümleleri sana.
“Söz nereden çıkar ise oraya ulaşır” diyordu güzel bir gönül..
Kalp cümleleri dedim ama
kalbimden midir ki bu reşhalar?
Söylemek için söylemek istemiyorum hiçbir şeyi..
Söylediklerimi unut istersen..
Hatırlamak için yer etmesi gerek..
Sen istersen hiç bir yere sığdırma onları zihninde ve kalbinde..
Ama şimdi söylenecekleri lütfen unutma.. Unutursan hatırla..
Hatırlamayı dile
tüm samimiyetin ile..
Yâdında olsun dâima,
sarıl sarmala ve asla kaybetme.
Ne olursan ol
ve ne olursa olsun vazgeçme.
.
.
Lütfen dinler misin?..
.
.
“Sözünüzü (ister) gizleyin, ister onu açığa vurun (aynıdır). Çünkü O, sînelerin özünü hakkıyla bilendir.
(Yarattığını) bilmez mi (hiç) yaratan?
O, çok lütuf sahibidir
(her gizliyi bilir ve her şeyden)
hakkıyla haberdardır.”
(Mülk Sûresi 67/ 13-14)
💎

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?