NEFESSİZLİKLERDEN BİR NEFES

Kalabalıklar arasında yalnız hissedersin bazen.

Kimsenin seni anlamadığı diyarlardasındır sanki. Sebepsiz ağlayışların, bitmek bilmeyen susuşların, yürüdükçe varılamayan durakların vardır.

En çok da çığlıklarını duyamadığın bir ruhun, kimsesiz bıraktığın bir kalbin vardır artık..

Hayat koşuşturmasında durup nefes almadığın için çoktan boğulmuşsundur. 

İnsan öldüğünü hiç fark etmez mi? 

Nefes alamadığında çırpınmaz mı? 

İnsan bu.. Elbette fark eder hayatında bir terslik olduğunda…

Fark etmez olur mu hiç…

Peki ya nedendir bu boşvermişlik? 

Nefessiz kalmış ruhumuz için çırpınmayı ne zaman bıraktık? 

Pes mi ettik? 

Yoksa savaşmadan mı mağlubiyeti kabul ettik?

“Bir kere geleceğiz bu dünyaya zaten. Yiyip, içip, eğlenelim.”lere mi kandın sen de?! 

Evet, haklılar.. 

Bir kere geleceğiz bu dünyaya.. 

BİR DAHASI YOK! 

Ne de kalbi titreten bir kelâm bu, bir dahası yok! ..YOK..! 🍁

Ey dünya gafletine dalmış, kendini insan sanan insan! Sen başıboş değilsin. Yiyip, içip, uyumak hayvanın vazifesidir. Fakat insanda akıl ve şuur vardır. Hayvanlar, geçmiş ve geleceği bilmezler, zira şuur sahibi değillerdir. İnsan bu konuda hayvanlar gibi değildir. İnsanın akıl ve şuuru geçmişi hatırlatır, gelecek konusunda ciddi endişeler taşır ki bu da insanın hazır keyfini bozmaya yeterlidir.

Onların korkuları anlık iken bizim korkularımız, endişelerimiz; aklımız ve şuurumuz olduğu müddetçe bizimle gelir.

Aklını mı uyuşturdun yoksa şuurunu mu yitirdin? 

“Ya aklını çıkar at, hayvan ol, kurtul. Veya aklını imanla başına al, Kur’ân’ı dinle, yüz derece hayvandan ziyade bu fâni dünyada dahi sâfi lezzetleri kazan.”

Aklını da çıkarıp atamadığına göre senin yolun Kur’an’ın yoludur, bunu bil!

Evet, Sen O (C.C.)’nun için varsın. 

Ve yine O’na döndürüleceksin.. 

Dönüş için hazırlığın tamam mı?

Bir yolculuk edeceğin zamanda bile bavulunu birkaç gün önceden hazırlamaya başlarken, asıl evimize gideceğimiz yolculuğumuz için ne aldın yanına.!

Güzel bir kâr elde edebilmek maksadıyla ekinini ekip, güzelce bir sularsın, her gün bakım gösterirsin.

Bizim de hasat zamanımız yaklaşıyor! 

Güzel bir kâr için dünya tarlasına ne ektin de ahiret sokaklarına gitmeye yüz bulmuşsun?

Ya ürkek bedenine doğru: “Sana verdiğim cihazatı neden yanlış yerde kullandın?” diye bir sual yönlendirilse, ne diyeceksin? Ne diyebilirsin?

Dilin susup gözün, kulağın, parmakların… konuşacak! Hem de tüm açıklığıyla..

Hayret edeceksin söylediklerine, söylenenlere..

“… Eyvahlar olsun bize! Ne oluyor bu kitaba da küçük büyük ne varsa hiçbir şeyi bırakmadan kaydetmiş…” (1) 

Evet, O (C.C.)  Müheymin’dir. İnsanların amellerini hafızalarında, amel defterlerinde ve levh-i mahfuzda muhafaza eder. O gün geldiğinde ise her şey apaçık ortaya çıkar. 

Ortaya çıkışında ya yiyip, içip, gafletin dibine vuruşumuzu izleyeceğiz ya da rıza-i İlahi için çaba sarfedip durmayışımızı izleyeceğiz..

Seçim senin..

O gün geldiğinde yüzleri kararanlardan mı goksa yüzleri Nur gibi parlayanlardan mı olmak istiyorsun? 

Düşünsene Peygamberin (asm) sana bakıp tebessüm ediyor. Seninle gurur duyuyor. 

Ve Allah “Senden razıyım kulum.” diyor.. 

Düşünmesi bile insanın yüreğini bir başka attırıyor.. 🍃 

Hadi kardeşim!. Hadi.! 

Yeniden başlayalım! 

Allah yeniden başlayanların yardımcısıdır. Unutma! 

“Kulum senden razıyım.” dediği bir kulu olabilmek için şu dünya koşuşturmasında Pes etmeden, Allah için ayağa kalkmaya “BİSMİLLAH” de.! 

“Allah’ım dünya beni istiyor ama ben Seni istiyorum. Dünya beni yenmek istedikçe ben Sana sığınıyorum.. Sana sığınıyorum Allah’ım ..

‘Duanız olmazsa ne ehemmiyetiniz var.’ demişsin..

İnanıyorum Rabbim..

Duanın gücüne inanıyorum..

Dua ki, adamı yürütür, koşturur hatta belki uçurur ama asla durdurmaz.. 

Beni durdurmalarına izin verme Allah’ım ..

Sana yürümek istediğim  şu yolda nefsimi ve şeytanı paspas edebilmeyi nasip et..” de..

Hadi gel beraber diyelim.. 🍃

Âmin âminn…

Dipnot

  1. Kur’an-ı Kerim, Kehf, 49
Paylaş

3 yorum yapılmış. Sende yap :)

Yorum Yap