Nefsi Müdafaa

0

Hadi bugün yeni bir şeyler yapalım.
Nefsimizi karşımıza alalım ve kusurlarımızı itiraf etmeyi deneyelim mi?

A)Hayır, benim kalbim temiz

B)Evet, çünkü “Nefsini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez öyleyse nefsimden başlarım.”
Hayır diyorsan sekmeyi kapatıp nefsini temize çıkarmaya devam edebilirsin kardeşim.
Evet diyorsan ilk adımı attın bile… 🙏🏻💕

Nefis:
📌İslam felsefesinde insan varlığının bedensel ya da daha çok biyolojik ihtiyaçları bütününe verilen ad.

📌Nefis 👉🏻Tasavvufta zaman zaman insanı dünyadaki geçici varlıklara, maddeye, tutkulara, dalalete iten bundan dolayı her zaman iradenin kontrolü altında tutulması gereken eğilim olarak tanımlanırken zaman zaman da insanın Allah ile birleştiği yer, gönül ve düşünce gücü olarak tanımlanmıştır.
Nefsin tanımını da yaptığımıza göre bizim hayatımızı nasıl yönlendirdiğinden bahsedelim biraz.

Mesela kendi hayatımıza bakalım.
Hepimizin gafletle dolu bir bataklığa saplandığı dönemleri olmuştur.
Çünkü insanız elbette yere de düşeceğiz, çamura da batacağız.
Önemli olan o çamurdan çıktıktan sonra temizlenmeyi ve o bataklığa bir daha yaklaşmamayı başarmamız.

Hem zaten insan suya düştüğü için değil sudan çıkamadığı için boğulur kardeşim.
Her neyse konumuza dönecek olursak o dönemlerinizde gittiğiniz yolun yanlış olduğunu bilmediğiniz veya bilip de hâlâ o yolda gitmekte ısrar ettiğiniz zamanlarda sizi o yola sürükleyen neydi?
Hiç düşündünüz mü?

Ben düşündüm. Sizden de düşünmenizi istiyorum. Yani baktığımız zaman anlamsız şeyler çıkıyor ortaya. Mesela gidip bir kafede arkadaşlarınla takılıp canlı müzik dinlemek mi yoksa Kur’an-ı Kerim okumak mı daha cazip geliyor sana?
Baktığımız zaman cazip gelen şeylerin nefsimizin hoşuna gittiğini görüyoruz. Ve yaptıklarımız nefsimizin hoşuna gidiyorsa bu işte bir terslik vardır kardeşim.
Çünkü biz dünyaya nefsimizin hoşuna gidecek şeyleri yapmak için değil Rabbimizin rızasını kazanmak için gönderildik.
Bizim bir amacımız var ve nefis daima bu amaçtan saptırmak için şeytanla iş birliği yapıyor.

O anda lezzetli gelen bir anlık zevk belki de zamanla senin imanına talip olacak bilemezsin ki.😔

İşte o yüzden Üstad demiş ya zaten:
“Günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra, ta nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor.
Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var.”
Evet kardeşim bir anlık gafletle yapmış olduğun nefsinin hoşuna giden sana o an muvakkat bir lezzet veren hataların, günahların kalbine nokta nokta işleyip zamanla kalbindeki iman nurunu söndürmeye talip.
Yani hafife almamak lazım.

Ve nefsimizi temize çıkarmamamız lazım. Yaptığımız günahların farkına bile varamıyoruz kimi zaman..
Çünkü bir yerden sonra o günahlara alışıyoruz ve maalesef eskiden kaçtığımız o bataklıkta boy vermeye başlıyoruz.
Yaptığımız hatalarla dost olduğumuz zamanlar oluyor veya yapmadığımız ibadetlerimizi, kulluğumuzu bile temize çıkarmaya çalışıyoruz.

📌”Benim kalbim temiz, daha sonra yaparım şimdi çok gencim…”
Sanki Efendimiz’in (a.s.m.) kalbi çok pismiş gibi HAŞA!
Sanki elinde şimdi ölmeyeceğine dair kat’i bir senet varmış gibi!
Erteleye erteleye, nefsimizin vartalarına kana kana geçirdiğimiz bu ömür sanki bizden sorulmayacakmış gibi.

Hz. Yusuf(a.s) gibi bir iffet abidesi bile “Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis daima kötülüğe sevk eder. Ancak Rabbim rahmet ederse o müstesna.
Çünkü Rabbim çok bağışlayandır çok merhamet edendir.” demişken…😔❤️
Efendimiz(a.s.m.):
“Rabbim beni göz açıp kapayıncaya kadar bile nefsimle baş başa bırakma.” demişken pardon ama biz kimiz?

Peygamberler bile İsmet sıfatına sahip oldukları hâlde nefislerini temize çıkarmazken, nefislerinden Allah’a sığınırken biz kim oluyoruz kardeşim?
Ne diyor Allah Râsulü(a.s.m.):
“Nefsini bilen Rabbini bilir!”

Ben Rabbimi çok seviyorum Peygamber’ime canım feda diyorsun ya hani. Sevgi ispat ister.
İspatlasana sevgini!

Tanımadığın birini sevemezsin kardeşim. Önce tanıman lazım Rabbini. Rabbini tanıman için önce nefsini bilmen lazım. Nefsini bilirsen, hatalarını, kusurlarını gözden geçirip nasuh bir tevbeyle O’na yönelirsen daha çok bilirsin Rabbini, daha çok tanırsın Malikini.

Ama ben böyle iyiyim, hiçbir kusurum da yok diyen kardeşim:
Kusurunu itiraf etmemek o kusurdan daha büyük bir kusurdur!
Şimdi her neredeysen yalnız kalmayı dene, nefsinle baş başa kalmayı dene!
Hatalarını nefsinin yüzüne vurmayı dene.
İtiraf et ki affa mazhar olasın.
Nedamet et ki Rabbine yaklaşasın.
Ve unutma hiçbir şey için geç değil.
Şu anda şeytan sana geçmiş günahlarını hatırlatıp seni ümitsizliğe düşürmeye çalışsa da vazgeçme sakın!

De ki:
🔵”Ben burada bu hatayı yapmıştım şurada şu harama girdim ama Rabbim bak yine sana geldim.
Annesinden azar işiten çocuğun canı yandığında tekrar ANNE demesi gibi bende RABBİM
diyorum.
Senden kaçıp yine sana geldim. Bana hata yapmak yakışmıyor ama sana affetmek çok yakışıyor Allahım!
Sen affet ki yüzüm olsun huzuruna çıkmaya, sen affet ki bir daha kalmasın göynüm nefsimin çıkmaz sokaklarında…”

Allah beni affetmez diyen kardeşim:
O sonsuz rahmet ve merhamet sahibi olan Zat-ı Zülcelâl bak ne söylemiş sana:
“De ki: Ey nefislerine karşı aşırı giden kullarım!
Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”
Şimdi kardeşim nefsini karşına alıp neşteri vurduktan sonra kanayan yarana merhem olmaz mı bu ayet?
Unutma:
“Bize her ne iyilik erişirse Allah’tan, her ne kötülük gelirse o da kendi nefsimizdendir.”
Nefsini bil, Rabbini bul!
Ve o sonsuz merhametin sahibine hakkıyla abd olmayı dene!
Cool olma kardeşim!
Kul ol!
Yoksa kül olursun!
Selametle…

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?