Sence İslam Sorgulanır Mı?

Müslümanım diyen bir insan, kendini  hesaba çekmesi lazım aslında…

Acaba ne kadar Müslümanım?
İnandığım Allah’ı yeterince iyi tanıyor muyum ?
Kur’an-ı Kerime inanıyorum evet, ama içinde ne yazıyor ?
Bir inançsız gelse ve dese ki; ”Bana Allah’ın varlığını ispatla”, acaba ispatlayabilir miyim ?

Bizde bu soruları kendimize soralım. Eğer hemen cevabını veremiyorsak îmânımız taklidi demektir.

Peki ne demek taklidi îman?

Taklidi îman: Anne ve babadan duyup, anne ve bana inandı diye kabul edip, araştırmadan inanmaktır.

Acaba böyle bir îman, hele başımızı secdeye bile götüremeyen bir îman, bizi cennete nasıl götürebilir?
Lafa gelince cennet planları yapıyoruz ama …

Tahkiki iman ise; araştırarak, deliller ve kanıtlar ile iman etmektir. İşte Allah’ın asıl istediği iman şekli budur.

Üstadın talebelerinden Zübeyir Gündüzalp: ”Îman,yalnız icmalî bir tasdikten ibaret değildir.Îmanın çok mertebeleri vardır.Taklidi bir iman, hususan bu zamandaki dalelet fırtınaları karşısında çabuk söner. Tahkiki iman ise sarsılmaz, sönmez bir kuvvettir. Tahkiki imanı elde eden bir kimsenin, iman ve İslamiyeti dehşetli dinsizlik kasırgalarına da maruz kalsa,o kasırgalar bu iman kuvveti karşısında tesirsiz kalmaya mahkumdur. Tahkiki imanı kazanan bir kimseyi,en dinsiz feylesoflar dahi,bir vesvese veya şüpheye düşürtmez.”

Sizce de tahkiki imanı elde etmek gerekmez mi?

Nitekim Cenab-ı Allah Kur’an-ı Kerimde :

“Size verilen şeyler, dünya hayatının geçim vasıtası ve süsüdür. Allah katında olanlar ise, daha iyi ve devamlıdır. Akıl etmez misiniz?” (Kasas Suresi 60. Ayet Meali)

(Kur’anı öğüt almak için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt alan yok mu?) (Kamer 17)   buyurmaktadır.

Aslında bu ayetler gibi üçyüzden fazla yerde Allah(cc) : “Hiç düşünmez misiniz?”, “Hiç akıl etmez misiniz?”, “Ne kadar az düşünüyorsunuz?” buyurmaktadır. Rabbimiz üçyüzden fazla yerde bizi araştırmaya sevk ediyor.Ve Allah(c.c) ilk âyeti de ” اقرأ (Oku!)” olarak göndermiştir.

Halbuki toplumumuzdaki bazı insanlar, böyle dini konuların araştırılmasını uygun görmüyor. Çoğumuz belki de anne babamıza sorsak ve desek ki; “Anne, bana Allah’ın varlığını, Kur’an-ı Kerim’im Allah’ın sözü olduğuna dair delilleri anlatır mısın, ispatlar mısın?”

Büyük ihtimal duyacağımız cevap şudur: ”Oğlum senin Allah’ın varlığından şüphen mi var? Araştırma sakın böyle şeyleri, günahtır!” olacaktır..

Hatta başımdan geçen bir kaç olayı da sizinle paylaşmak istiyorum…

Arkadaşlarımız ile Sözler Köşkü’müzün kartlarını dağıtırken öyle ilginç manzaralar ile karşılaşıyoruz ki; inanın görseniz hayretler içerisinde kalırsınız.

Bir keresinde birkaç gence kart verdik,anlatmaya başladık… “Ben Müslümanım zaten, biliyorum, sen git onu ateistlere anlat” şeklinde cevap verdi bize… Ama soruyoruz “Namaz, oruç, Kur’an okuma falan var mı?” Cevap maalesef “Hayır.” Dostum kusura bakma ama, senin îmanın taklitte kalmış.

Bir defasında da  3-5 gence kart verirken; “Abi biz zaten biliyoruz bu ortamları…” gibi cümleler kullandılar. Sonra yanlarından uzaklaştım. Arkamı döndüm arkamı baktım ki yanlarında bir sürü haram sevda…

Maalesef durum bu kadar vahim…

Evet, Rabbin sana bu kadar nimet vermiş! Nimet diyince sadece yemek içmek olarak algılamamak lazım. İman da bir nimettir. Hatta iman kainattaki en büyük nimettir.

Ve Rabbin seni yoktan var edip hayat vermiş.Hayatı vermekle kalmamış, insan olarak yaratmış.İstese bitki veya hayvan olarak da yaratabilirdi,ama insan yaratmış.Ve ne kadar şanslıyız ki; Allah bize müslümanlık nimetini vermiş.

Bütün bu nimetlerin farkına varıp; hâla Rabbini tanımak için uğraşmayacak mısın? Ki İnşâAllah bu kadar nimetin farkındasındır en azından. Eğer farkında bile değilsen ne kadar yazık 🙁

Zîra Bediüzzaman :“İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi Hâlık-ı Kâinatı tanımak ve Ona iman edip ibadet etmektir ” buyurmaktadır…

Yaratılış amacını sakın unutma, tabî biz de unutmayalım…

Eğer bu yazıyı baştan sona okuduysan,umarım bir şeylerin farkına varmışsındır.

Unutma kardeşim, hiçbir şey için geç değil. Şu an bu yazıyı okuyorsan, hayattasın ve ölmedin. Demek Rabbini tanıman için, îmanını ‘‘Tahkiki îman”a çevirmek için,hâla bir fırsatın var.

İnsanları değil Rabbini dinle. Haydi; kullan bu fırsatı!

Hayır! Ona boyun eğme. (Rabbine) secde et ve yaklaş. (Alak Suresi 19.Ayet Meali).

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?