Tesettür Fıtridir!

0

Bugün sizlerle 21 yy.’da kadın özgürlüğü ve tesettür konusunu ele alacağız.

Evvela sözüm ona çağdaş medeni ve insan hakları konusunda örnek gösterilen Batı’da kadının rolü balon üzerine çizilmiş, gösterişli ve güçlü kadın portresinden ibarettir. İçi boş, aslının da göründüğü kadar büyük olmadığı aşikârdır.

Kadın bedenini kimi zaman cinsel bir obje, kimi zaman  ürünün satışını arttıracak reklam ve pazarlama aracı olarak teşhir edilmesini özgürlük ve çağdaşlık kılıfına sokarak MÜSLÜMANLARA sunan Batılı hayâ hırsızlarının attığı tohumlar ne yazık ki ülkemizde de yeşerdi.

Evet, Batılıların özgür kadın propagandasının altında yatan gerçek; katili oldukları ve ellerine yüzlerine bulaştırdıkları insan onuru, şeref, ahlak, namus kavramlarını kendi zevk ve şehvetlerine alet edip istedikleri şeytanî planları rahatlıkla gerçekleştirmek istemeleridir.

Ne yazık ki ülkemizde de bazı kesimler için “Açık saçıklık medeniyetin ve çağdaşlığın göstergesi; tesettür ile güzel ahlak ise geri kalmışlığın, bağnazlığın göstergesi” düşüncesi devam etmektedir.

Bazı “MELEK” yüzlülerin kulakları çınlasın…

Allah’ın istek ve emirlerine uymak hem toplumun hem bireyin saadeti ve kaliteli bir yaşamın temini anlamına gelmektedir. Unutulmamalıdır ki asıl özgürlük Allah’a kul olmaktadır. Nitekim ayeti kerimeyle sabit olan tesettürde, kadınlar ve erkekler için çok büyük rahatlık vardır.

Asrımızın mütefekkirlerinden Bediüzzaman Said Nursi de tesettürün fıtri gerekçelerini 4 ana başlık altında toplamıştır. Özellikle tesettüre girmek isteyen kardeşlerime mutlak surette tesettür risalesini okumalarını öneriyorum. Ufak alıntılarla sizi teşvik etmek daha cazip sanırım.
BİRİNCİ HİKMET
Tesettür, kadınlar için fıtrîdir ve fıtratları iktiza ediyor. Çünkü kadınlar hilkaten zayıf ve nazik olduklarından, kendilerini ve hayatından ziyade sevdiği yavrularını himaye edecek bir erkeğin himaye ve yardımına muhtaç bulunduğundan, kendini sevdirmek ve nefret ettirmemek ve istiskale mâruz kalmamak için fıtrî bir meyli var..

İKİNCİ HİKMET
Kadın ve erkek ortasında gayet esaslı ve şiddetli münasebet, muhabbet ve alâka, yalnız dünyevî hayatın ihtiyacından ileri gelmiyor. Evet, bir kadın, kocasına yalnız hayat-ı dünyeviye ye mahsus bir refika-i hayat değildir. Belki hayat-ı ebedi yede dahi bir refika-i hayattır.

Madem hayat-ı ebedi yede dahi kocasına refika-i hayattır; elbette, ebedî arkadaşı ve dostu olan kocasının nazarından gayrı, başkasının nazarını kendi mehâsinine celb etmemek ve onu darıltmamak ve kıskandırmamak lâzım gelir. Madem mü’min olan kocası, sırr-ı imana binaen, onunla alâkası hayat-ı dünyeviye ye münhasır ve yalnız hayvânîve güzellik vaktine mahsus, muvakkat bir muhabbet değil, belki hayat-ı ebedi yede dahi bir refika-i hayat noktasında esaslı ve ciddî bir muhabbetle, bir hürmetle alâkadardır.

ÜÇÜNCÜ HİKMET
Bir ailenin saadet-i hayatiyesi, koca ve karı mâbeyninde bir emniyet-i mütekabile ve samimî bir hürmet ve muhabbetle devam eder.

Tesettürsüzlük ve açık saçıklık, o emniyeti bozar, o mütekabil hürmet ve muhabbeti de kırar. Çünkü, açık saçıklık kılığına giren on kadından ancak bir tanesi bulunur ki, kocasından daha güzeli görmediğinden, kendini ecnebîye sevdirmeye çalışmaz. Dokuzu, kocasından daha iyisini görür.

Ve yirmi adamdan ancak bir tanesi, karısından daha güzelini görmüyor. O vakit o samimî muhabbet ve hürmet-i mütekabile gitmekle beraber, gayet çirkin ve gayet alçakça bir his uyandırmaya sebebiyet verebilir

DÖRDÜNCÜ HİKMET
Halbuki tesettürün ref’i, izdivacı teksir etmeyip çok azaltıyor. Çünkü en serseri ve asrî bir genç dahi refika-i hayatını namuslu ister. Kendi gibi asrî, yani açık saçık olmasını istemediğinden bekâr kalır, belki de fuhşa sülûk eder.

Kadın öyle değil; o derece kocasını inhisar altına alamaz. Çünkü kadının -aile hayatında müdir-i dahilî olmak haysiyetiyle kocasının bütün malına, evlâdına ve her şeyine muhafaza memuru olduğundan- en esaslı hasleti sadakattir, emniyettir.

Tesettür risalesinin tamamını okuduktan sonra sizler de Allah’ın ayetlerinin bizler ve toplum saadeti için ne kadar fıtri olduğunu bir kez daha anlayarak aksini iddia edenlerin de akıldan ne kadar uzak olduğunu, güneş gibi gözünüzle GÖRMÜŞSÜNÜZDÜR.

Paylaş

İlk yorumu neden sen yapmıyorsun?