-VÂRÎ

14

  Dünya ki Hz. Yusuf (aleyhisselam)‘ın atıldığı kuyu, dünya ki Hz. İbrahim (aleyhisselam) için hazırlanan o harlı ateş, dünya ki Hz. Eyyüp (aleyhisselam)‘ın geçirdiği o büyük imtihan. Dünya bu ya zorluğun adını değil, tadını söyletir insanlara ve zorluğu yaşatır en çok sevilen kullara. Mesela:

 Sevgi yerini kıskançlığa bırakıp gidince Kenan iline, yolu bir kuyuya çıkmıştı Hz. Yusuf (aleyhisselam)’ın. Haset damarı uyanan kardeşlerinin kurduğu tuzaktan habersiz olarak ayrıldı baba ocağından, Yakup (aleyhisselam) kucağından. Plan belliydi Hz. Yusuf (aleyhisselam)’ı Hz. Yakup (aleyhisselam)’dan kopartmak… Kardeşleri Yusuf (aleyhisselam)’ı öldürmek için çıksalar da yola kıyamadılar can parçalarına kuyuya atıp sessizce uzaklaştılar o diyardan. Kardeşleri Yusuf (aleyhisselam)’ın gömleği kana bulayarak kardeşimizi kurt kaptı yalanıyla döndüler. Yakup (aleyhisselam)‘ın yanına ama baba yüreği, Peygamber kalbi anlamıştı olanı biteni. Şimdi Yakup (aleyhisselam) hasretle, Yusuf (aleyhisselam) özlemle bekleyecekti vakt-i vuslatı.

  • [Hz. Yusuf (aleyhisselam) kuyudan çıkıp zindana talip olsa da sonunda Mısır’a aziz oldu ve biricik babasına kavuştu. ‘Andolsun, Yûsuf ve kardeşlerinde (hakikati arayıp) soranlar için ibretler vardır.’(1)]

 Putlara tapılan bir toplumda dünyaya gelen Hz. İbrahim tevhid üzerine yaşamış ve ömrü boyunca bunun mücadelesini vermişti. “Ben batıp gidenleri sevmem.” (2) diyerek ne güneşin ne yıldızların ne de ayın ilahlığını kabul etmiş ve Hiç şüphesiz ben, bir tevhid ehli olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratmış olan Allah’a yönelttim, ben müşriklerden değilim.’(3) demişti. Putların insanlara zarar veya fayda sağlayamayacağını anlatmak istese de sapkınlık üzerine olan kavmi onu dinlemedi. Bir gün kendini ilah kabul eden Nemrut’un karşısına çıkıp haykırınca hakkı dünya dilince, Nemrut cezalandırmak istedi Hz. İbrahim’i ve hararetli bir ateş hazırlattı.

  • [Hz. İbrahim (aleyhisselam) için hazırlanan o ateş bir emirle gül bahçesine döndü. “Ey ateş! İbrahim’e karşı serin ve esenlik ol! dedik.” (4)]

 Hz. Eyyüb (aleyhisselam) zengin, şükür sahibi ve son derece muttaki bir kul idi. Bolluk ve bereket içerisinde bir kul nasıl kulluk eder sorusunun en güzel cevabıydı ama Allah Hz. Eyyüb (aleyhisselam)’ın elindekileri alarak imtihan etmek istedi. Malını, evlatlarını ve sağlığını kaybeden sabır peygamberi hiç isyan etmeden sadece Rabbine dayandı. Biliyordu imtihandı, biliyordu elinde ne varsa Allah’ın emanetiydi. Hastalığı çok ilerlemişti, diline ve kalbine etki etmeye başlayınca Allah’a dua etti ama bu duayı ederken bile mahcuptu. Elindeki nimetler var olduğu zaman da yok olduğu zaman da tevekküle sarılıydı.

  • [Hz. Eyyüb (aleyhisselam) çektiği sıkıntılara imtihanlara sabır ederek eski halinden daha ziyade bir hâle büründürüldü. “Eyyüb’ü de hatırla. Hani o Rabbine, ‘Şüphesiz ki ben derde uğradım, sen ise merhametlilerin en merhametlisisin.’ diye niyaz etmişti. Biz de onun duasını kabul edip kendisinde dert namına ne varsa gidermiştik. Tarafımızdan bir rahmet ve kullukta bulunanlar için de bir ibret olmak üzere ona ailesini ve onlarla beraber bir mislini daha vermiştik.’’(5)]

  Yani diyeceğim o ki kardeşim hakiki iman sahiplerine Allah dünyayı da ahireti de saadet yeri eyledi. Ama önce bir imtihan gerekti ve iman etmiş kullara Peygamberlerin bu hâlleri bir örnekti, ibretti. (İnşâallah örnek alabiliriz/alabiliyoruzdur.)

 Bizler de bu dünyada imtihanlar geçiriyoruz/ geçireceğiz ve biz ne Hz. Yusuf’uz bu kuyuda ne Hz. İbrahim’iz bu ateşte ne de Hz. Eyyüb’üz bu sıkıntılar içerisinde. Üstad Bediüzzaman: Hazret-i Eyyüb Aleyhisselâmın zahirî yara hastalıklarının mukabili, bizim bâtıni ve ruhî ve kalbî hastalıklarımız vardır. İç dışa, dış içe bir çevrilsek, Hazret-i Eyyüb ’den daha ziyade yaralı ve hastalıklı görüneceğiz. Çünkü işlediğimiz her bir günah, kafamıza giren her bir şüphe, kalb ve ruhumuza yaralar açar.”(6) diyerek ahir zamanını bitmek bilmeyen hastalıklarının üzerimizdeki tesirinden bahsetmiş ve bu hastalıkların sonsuz hayatımızı kaybettirebilecek kadar bizi yaralamış olma ihtimali üzerinde durmuş olsa gerek.

Evet sen, ben yani biz düştüğümüz bu kuyuda Yusufvârî, yandığımız bu ateşte İbrahimvârî, musibetler karşısında Eyyübvârî bir duruş sergileyebilecek imanın sahibi olmak için çalışmalıyız. Dünya anlasın bizi içine alıp kalbimize hâkim olamayacağını, yolumuza koyduğu taşlara ehemmiyet vermeyip sonunda Rabbimize kavuşacağımızı. Anlasın dünya başımıza ne gelirse gelsin amenna diyeceğimizi.

Bu üç büyük peygamberin yaşadıkları sıkıntılara bakarak diyelim ki şimdi: “Benim derdimden büyük Rabbim var.” Biliyoruz ki dert varsa derman yalnız Allah, elhamdülillah.

Rabbim sıkıntılarımızın karşısında -vârî olarak durabilmeyi nasip etsin.

Vesselam. 😊

 

Dipnot

  1. Kuran-ı Kerim, Yusuf Suresi, 12/7.
  2. Kuran-ı Kerim, En’am Suresi, 6/76.
  3. Kuran-ı Kerim, En’am Suresi, 6/79.
  4. Kuran-ı Kerim, Enbiya Suresi, 21/69.
  5. Kuran-ı Kerim, Enbiya Suresi, 21/83-84.
  6. Risale-i Nur Külliyatı, Lemalar, İkinci Lema.

 

Paylaş

14 yorum yapılmış. Sende yap :)

  1. Nehir 15 Şubat, 2019 at 17:58 Reply

    Yüreğinize sağlık çok çok güzel bir yazı Allah sizden razı olsun inşallah tekrar tekrar okudum hep bu güzel yazıları okudukça Rabbime olan aski daha çok seviyorum teşekkür ederim

  2. Betül 12 Şubat, 2019 at 01:37 Reply

    Öyle bir zamanda geldi ki bildirim tam ihtiyaç olduğu zamanda ve çok güzel işledi şuan kalbime Allah’ı tanımak için cabaliycam artık ve dertlerimle başa çıkmasını ogrenicem amenna derdimden büyük Rabbim var benim

  3. Elmas Arsöz 11 Şubat, 2019 at 19:23 Reply

    Allah razı olsun tam zamanında okudum yazınızı,İyiki varsın be sözler köşkü nasıl şifa oluyorsun insanlara bir bilsen,Allah hepinizden razı olsun.Rabbim ayağınıza taş gözünüze yaş değdirmesin.Dualarımdasınız

  4. Anonim 11 Şubat, 2019 at 18:04 Reply

    Çok güzel birşeyler yazmışsınız insanın imanına iman katıyor biliyoruz hepsini ama bidaha okumaktan zarar gelmez

  5. Emine 11 Şubat, 2019 at 14:38 Reply

    Bir kez daha sonsuz şükürler olsun diyorum Rabbime bu yazıya karşılık biz aciz nankör kullarını bağışlasın Allahım. AMİN.

Yorum Yap